20 Mayıs 2022 Cuma
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
YAZAR DETAYI
Ahmet GÜDÜCÜOĞLU
SÜMER UYGARLIĞI
Yazı Tarihi: 18 Ocak 2022 Salı 07:32

Türkiye’nin tüm kültür olaylarında izi olan Atatürk, Sümerlerin ve ardından gelen diğer Anadolu ve Mezopotamya halklarının araştırılması konusunda da öncüydü. Bundan yaklaşık 5500 yıl kadar önce

Mezopotamya’ya gelip yerleşerek, zamanının en büyük medeniyetini kuran bu halka büyük ilgi duymuştu. Orta Asya’dan göç eden Türk kavimlerle bağlantılarının araştırılmasını düşünmüş, bunun için dil, tarih ve coğrafya kurumlarını kurdurmuştur. Sümerlerin uygarlığa yaptıkları en önemli katkı; MÖ 3000’lerde, kil tabletler üzerine kamıştan bir kalemle yazılan çivi yazısını icat etmeleri ve aşama aşama geliştirmeleriydi. Bu gelişimin sonucu olarak tarihin ilkokullarını kurdular. Bu okullar başlangıçta, tapınak ve sarayın ekonomik ve yönetsel gereksinimlerini karşılayacak yazıcılar yetiştirmek için kurulmuştu. Ancak üçüncü bin yılın ortalarından itibaren bütün Sümer’de yazı yazmanın öğretildiği okullar vardı. Eğitimin gelişmesi ve yaygınlaşmasıyla birlikte okullar kültür ve bilim merkezleri haline geldi. Bu okullarda zamanının teoloji, tarım, hayvancılık, madencilik, coğrafya, matematik, dil bilgisi gibi dersleri okutuluyordu.

 Demokrasinin temel kurumu siyasal meclisin ilk örneği de, genel olarak zannedilenin aksine, Yunan kültüründen 2 bin-2 bin 500 yıl önce yaşamış Sümerlerden gelir. Bu meclis, bugünün modern meclisleri gibi iki evden oluşuyordu. Biri senato ya da “ihtiyarlar meclisi”, diğeri de devletin eli silah tutan yurttaşlarından oluşan “alt ev” ya da “savaş meclisi”ydi. Bu ilk meclisler, kralların gücünün sınırlandığı ve siyasal meclisin haklarının tanındığı demokratik yönetim anlayışına doğru ilk adımlardı da aynı zamanda. Sümerlerin bilim alanındaki en önemli atılımları matematik ve geometride olmuş. Matematikte hâlâ kullandığımız onlu ve altılı sistemleri kurmuşlar. Çarpım tablosu, kesirli sayılar, hatta Pythagoras’ın adıyla bilinen üçgenli teorem bile Sümerlerin kil tabletlerinde çizilmiştir.

 Matematiğe dayalı astronominin temelini de atmışlar. Göğü, güneşi, ayı ve yıldızları incelemişler ve ayın ve güneşin hareketlerine göre bir takvim oluşturmuşlar. Ayı 30 gün, yılı 360 gün olarak hesaplamışlar. Ayları 4 haftaya, günü ve geceyi 12’şer saate ayırmışlar, burçları da tespit etmişler. Bugün kullandığımız pek çok şeyin ilk hallerini üretip kullanmışlar ve sayısız keşif ve icat yapmışlar.

 Atasözleri, yüzyıllar boyu ortak yaşamanın getirdiği deneyimin sonucu oluşan ve halkların psikolojisini yansıtan en doğru veriler olarak kabul edilir. Sümerler de, günlük yaşamın hemen her alanında atasözleri ve deyimler üretmişler. Bazıları şöyle;

- Tilkiyi yakalamadan tasmasını yapıyorsun.

- Tatlı bir söz herkesin dostudur.

- Silahı az olan devlet, düşmanı kapısından atamaz.

- Borç para keder getirir.

- Annenin sözüne Tanrı’nın sözü gibi kulak ver.

- Köpeği olmayan şehirde tilki müfettiş olur.

- Boş vakit geçirdin neye yaradı?

- Biliyorsun, neden öğretmiyorsun?

- Kim dünyaya gelmişse bir gün ölür.

- Bilge kişi karanlıkta ışık, çıkmaz sokakta yol bulandır.

 

Bu yazı 510 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» TÜRKAN SAYLAN   
» AHMET SAY
» SAİT FAİK
» BİSİKLETLER
» SEVMEK ZAMANI
» YAŞAM
» UNUTTUĞUMUZ BAYRAMLAR 
» Kaptan June
» İklim Değişikliği
» 23 NİSAN
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter