19 Mayıs 2022 Perşembe
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
YAZAR DETAYI
Göksal ÇİDEM
2021’den 2022’ye giderken
Yazı Tarihi: 27 Aralık 2021 Pazartesi 06:03

Trakya’nın büyük bir bölümü Ergene Havzası ve Istrancalar’dan oluşuyor. Bu bölgedeki doğal varlıklar Trakya’nın ve İstanbul’un yaşam kaynağı.

 Ergene Nehri plansız yapılaşma ve sanayi uğruna yok edildi. Trakya’nın tek akarsuyu, plansızlık ve kirli sanayileşme sonucu ‘akarsıvı’ oldu. Nehirden su değil sıvı zehir akıyor.

 ‘Zehirli sıvı’ olduğuyla geçtiğimiz yıllarda bir gencimizin intiharı ile yüzleştik. Gencecik bedenini tarihi taş köprüden Ergene2deki sıvının içine atan 17 yaşındaki bir gencimiz için üzülmemek elde değil. Hayatının baharında Ergene Nehri’nde kayboldu, gitti. Yerel ve ulusal basında yer alan haberlere göre arama ve kurtarma için gelen resmi ve sivil kurtarma ekiplerindeki balık adam ve dalgıçlar arama yapmak için Ergene’den akan sıvıya dalış yapmadılar. Yapamadılar. Çünkü su değil, sıvı akıyor. Hem de niteliği belirsiz bir sıvı.

Ergene için 2011 yılında Ergene Havzası Koruma Eylem Planı yapıldı. Nehir temizlenecek, balık tutacaktık. Bu gidişle balık adamların bile giremediği Ergene’de balığı ancak yarım asır önceki fotoğraflarda görmeye devam edeceğiz. 

Istrancalar’da gördüklerimiz, yaşadıklarımız;

Ergene kaynakları üzerinde vahşi madencilik ve RES için kilometrelerce kesilen on binlerce ağaç, yeraltı suyu besleme alanları üzerinde patlatmalı madencilik faaliyetleri. Istranca ormanlarında ormancılık dışında her şey var.  Dünyanın temiz içme suyu kaynaklarını nasıl koruduğunu, örnek almak yerine yok etmeyi seçiyoruz. Ne uğruna yok ediyoruz. Aş ve iş diye gelen sanayileşme, yarım asır önce gelip Ergene’yi nasıl yok etti ise, bugün de aynı söylem ve aynı işlemle Istrancaları ve içindeki, çevresindeki yaşamı yok ediyor. Kırma eleme tesisleri, çimento fabrikaları, tras, mermer, taş, çakıl. Sayılamayacak kadar çok. Mevcutların yanı sıra her gün yeni bir proje duyurusu.

Üstelik Istrancalar Avrupa’nın en önemli Doğa Alanından birisi. Son buzul çağında bile yaşamın devam ettiği Istrancalar’da, UNESCO’ya sunulmak üzere hazırlanan biyosfer rezerv alan çalışması yapılmış. Sadece yapılmakla kalmış. Dünyada sadece bu büyüklükte 3 noktada Amazonlar-Afrika Kongosu, Kırklareli İğneada’da bulunan subasar (longoz) ormanları İçin GFE II projesi yapılmış. Bu da sadece yapılmış.  Yaşamı korumak için yapılan projeler hayat bulmaz iken, yaşamı yok edecek projelerin her gün yeni bir tanesi doğal ve sosyal yaşamı yok etmek için faaliyete geçiyor.

Sonuç olarak, bölgemiz için ya planlar yanlış yapıldı, ya da doğru planlar yanlış uygulandı. Kaybettikçe kaybediyoruz. Önce Ergene öldü. Ardından yeraltı sularımız ve topraklarımız kirlendi. Orman varlıklarımız vahşi madencilik ve enerji yatırım projeleri ile daraldı. Azaldı. Azalıyor.

1/3’ü Bulgaristan tarafında olan Istrancaların 2/3’ü ise ülkemiz topraklarında. Karşı taraf 26 yıldır biyosfer rezerv alanı. Korunuyor. Aynı çalışma UNESCO’ya sunulmak üzere 2008-2010 yılları arasında 130,000 Ha alanda bizde de yapıldı. Sonuç; korunamıyor!

Bir ormanın iki yakasındaki en önemli fark ise orman yollarındaki tabelalarda. BG tarafında “dikkat hayvan çıkar”, bizim tarafta ise “dikkat kamyon çıkar” yazıyor. Üzülmemek elde değil.

Avrupa kıtasının en önemli doğa alanlarından biri olan Istrancaların dağı, ormanı Biyosfer Rezev Alanı ilan edilmelidir.

Longoz ormanları ve longozun su kaynakları RAMSAR kapsamına alınmalıdır.

Trakya toprakları Tarımsal SİT ilan edilmelidir.

Ergene kaynakları mutlak koruma altına alınmalı,

Sanayi atıkları yerinde arıtılmalıdır.

Ergene nehrine akan dereler aracılığı ile atık bırakılmamalıdır.

Bu varlıklarımız geleceğe bırakabileceğimiz en değerli mirastır.

Son buzul çağını yaşamayan Istrancalar, bugün taş devri çağını yaşıyor.

 

 

Bu yazı 2681 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» Aynı dağın iki nehri
» Coğrafya nehirler için kaderdir
» Bir sulak alan hikayesi Istrancalar İğneada Longoz (Subasar) Ormanları
» 2021’den 2022’ye giderken
» Toprağımızı kayıtsız şartsız korumak zorundayız
» Ahlat ağacını ağlatmayacağız
» Dünya su ve orman günü
» Toprağımızı kayıtsız şartsız korumak zorundayız
» HİBAKUŞA  -  TRAKUŞA!
» ‘ONLAR DOĞANINSESİNİ DİNLERKEN BİZ DİNAMİT SESİ DUYUYORUZ’
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter