22 Ocak 2022 Cumartesi
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
YAZAR DETAYI
Ahmet GÜDÜCÜOĞLU
ÖĞRETMEK
Yazı Tarihi: 30 Kasım 2021 Salı 06:54

On altıncı ABD başkanı Abraham Lincoln (1861-1865) tarafından yazılıp, çocuğunun ilkokul öğretmenine teslim edilen mektup şöyledir:

ÖĞRET ONA

Öğrenmesi gerekli biliyorum,

‘Bütün insanların dürüst ve âdil olmadığını.’

Fakat şunu da öğret oğluma.

'Her alçağa karşılık bir kahraman,

Her bencil politikacıya karşılık idealist bir lider olduğunu'!

'Her düşmana karşılık bir dost olduğunu da öğret’ ona.

Zaman alacak biliyorum,

Fakat eğer öğretebilirsen ona,

'Kazanılan bir liranın, bulunan beş liradan daha değerli olduğunu öğret!’

'Kaybetmeyi öğrenmesini' öğret ona

Ve hem de 'kazanmaktan neşe duymayı'.

'Kıskançlıktan uzaklara yönelt' onu.

Eğer yapabilirsen,

'Sessiz kahkahaların esrarını öğret' ona

Bırak erken öğrensin,

'Zorbaların görünüşte galip olduklarını'

Eğer yapabilirsen, ona 'kitapların mucizelerini öğret'.

Ona 'sessiz zamanlar da tanı.'

'Gökyüzündeki kuşların,

Güneşin yüzü önündeki arıların,

Ve yemyeşil yamaçtaki çiçeklerin

Ebedi sırlarını düşünebileceği zamanı ver ona.'

'Okulda hata yapmanın, hile yapmaktan

Çok daha haysiyetli olduğunu öğret' ona.

Ona 'kendi fikirlerine inanmasını öğret',

Herkes ona yanlış olduğunu söylediğinde dahi.

'Nazik insanlara karşı nazik,

Sert insanlara karşı sert olmasını öğret' ona.

Herkes birbirine takılmış bir yönde giderken,

'Kitleleri izlemeyecek gücü vermeye çalış' oğluma.

'Uğultulu insan kalabalıklarına kulaklarını tıkamasını, ama

bütün insanları dinlemesini öğret' ona,

'Tüm söylenenleri gerçeğin eleğinden geçirmesini

ve sadece iyi olanları almasını öğret.'

Eğer yapabilirsen, 'üzüldüğünde bile

nasıl gülümseyeceğini öğret' ona.

'Gözyaşlarında hiçbir utanç olmadığını öğret.'

'Herkesin sadece onun iyiliği için çalıştığına inananlara dudak bükmesini öğret' ona.

'Ve aşırı ilgiye dikkat etmesini.'

'Ona kuvvetini ve beynini en yüksek fiyatı verene satmasını,

Fakat hiçbir zaman kalbine ve ruhuna fiyat etiketi koymamasını öğret!'

Ve 'eğer kendisinin haklı olduğuna inanıyorsa,

Dimdik bir durumda savaşmasını öğret' ona.

-Abraham Lincoln-

 Her cümlesi ders verir nitelikte ayrı bir öğreti gerçekten. Bu mektuptan yüzlerce yıl sonra Dünya daha korkunç ve insanlar belki de daha vicdansızken, biz hâlâ çocuklarımızı kem gözlerden sakınıp, narince büyütüp, hayata karşı demir gibi güçlü olmalarını bekliyoruz. Onlara yokluğu tattırmadan varlığın değerini, yenilgiyi tatmadan başarının hazzını öğretebilir miyiz acaba? Hayatta en büyük başarının 'kötülerin olduğu Dünya’da, iyi ve merhametli bir insan olarak kalabilmek' olduğunu anlatmalıyız. Bu anlayışla evlâdımızı hatası, günahı, başarısı, yenilgisi her hâliyle kabullenip koşulsuz seversek, onları övgüden çok sevgiyle büyütürsek eminim hayatları daha güzel ve renkli olacaktır.

 Bizlere gerçeği öğreten, ısrarla doğru yolu bulmamızı sağlayan Öğretmenlerimizin kıymeti tartışılmaz. Onların gerçek değerini bilenlerden olan Tarık Akan’ın Öğretmeni ile anlattığı anısı oldukça etkileyici:  “İkinci sınıfta ben inanılmaz bir kekeme oldum. Sanki hiç konuşamıyordum. Benim bir Aliye öğretmenim vardı. Bu durumumdan dolayı öğretmenim tüm çocuklar gittikten sonra beni yanına alır ve kekemeliğimi yenmem için her gün benimle ilgilenirdi.
Beni konuşturmak için 1,5 yıl uğraştı. Bana dedi ki peki Tarık “Senin en kolay söylediğin kelime nedir? Ben de “hele”dir dedim. O zaman bana dedi ki bu kelime (hele)’nin arkasına kelimeler ekleyerek konuş dedi. Mesela hele be, hele sen gel, hele sen oraya gir, gibi beni eğiterek bana konuşmayı öğretti. O Aliye öğretmenimin sayesinde 5. sınıfa geldiğimde okulun birincisi olmuştum ve beni bilgi yarışmalarına sokardı.
O öğretmenim bana yarınımı kazandırdı. Babam tayinci olduğu için yine bir tayin geldi ve oradan da ayrılmak zorunda kaldık. Yıllar sonra onu bulmak, elini öpmek için çok uğraş verdim. Daha sonra ağabeylerini daha sonrada öğretmenimi buldum. Sonunda öğretmenimi bulmuştum ve ağlayarak sevgili öğretmenimin öğretmenler gününü kutladım. Aliye öğretmenim, aradan 55 küsur yıl geçmesine rağmen unutamadığım tek insandır.”
 

 

Bu yazı 469 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» KONUŞMANIN GÜCÜ
» ROMEO VE JULiET
» SÜMER UYGARLIĞI
» PEŞİN HÜKÜMLERİMİZ
» TREN İSTASYONLARI
» CEMAL SÜREYA
» FURUĞ
» BİÇİMLENMİŞ YAŞAMLARIMIZ
» YENİ YIL
» HAYVANLARIN HAKLARI
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter