22 Ocak 2022 Cumartesi
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
YAZAR DETAYI
Ahmet GÜDÜCÜOĞLU
25 Kasım “Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü”
Yazı Tarihi: 25 Kasım 2021 Perşembe 06:39

 Hafızamıza kazınmış tarihler ve önemli günler vardır. Bunlar öyle önemli günlerdir ki uğruna yaşamlar adanmış ve insanlarda izler bırakmıştır.

25 Kasım “Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü”

Bu öylesine anılsın diye verilen bir gün değildir. Temelinde büyük bir mücadele yatıyor. Öyle bir mücadele ki öyküsü bugün bile

yolumuzu aydınlatıyor, bizlere tarihin ışığında yol gösteriyor. Bu mücadeleleri başlatanları, yaşamlarını adayanları yazmak, onları saygıyla anmak bir gönül borcumuzdur. Bu direniş, mücadele öyküsünü bir çok insan iyi bilir. Rafel Trujillo, Amerika kıta tarihinin en kanlı diktatörlerinden biri olarak bilinir. Askeri darbeyle iktidara gelir, halk oylamasıyla devlet başkanlığı yapar. Sonrasında tahtından ayrılmayı reddederek, bir zorba olarak, otuz bir yıl boyunca Dominik Cumhuriyeti’ni yönetir. Yıllarca ABD desteğiyle iktidarda kalmayı başaran Trujillo, iktidarda olduğu dönem boyunca ülkenin ekonomisi, halkın yaşamı çok kötüdür. Ülke yönetiminde söz sahibi olanlar, ekonomik kaygıları yüzünden diktatörün işlediği tüm cinayetleri yok saydığı gibi, insan hakları ihlallerine göz yumar, sessiz kalırlar. Bunun sonucunda ülkede yolsuzluklar da çoğalır. Ülkede ekonomik gelişimden yararlananlar sadece Trujillo, ailesi ve yakın çevresidir. Narsisizmi yüzünden kentlerin, dağlarının adını bile değiştirir.

Devrimler olsa, çağlar değişse, dönüşse de diktatörler asla değişmiyor. Rafel Trujilo, iktidarı boyunca elli bin kişinin ölümünden, faili meçhullerden ve Maydanoz Katliamından sorumlu tutulur. Bu diktatörün karşısına “Mirabel Kardeşler” çıkar. Faşist rejime karşı koyan hareketlerden biri de “Kelebekler” adlı üç kadının kurduğu “Mirabel Kardeşler” grubudur. Bu gizli yapılanmayı üç kız kardeş: Patria, Minerva ve Maria kurar. Bu kardeşler Mirabel Kardeşler olarak bilinir. Kocaları da onlara destek olur, rejime ve Trujillo’ya karşı birlikte direnirler. Trujillo’nun kendisine karşı gelenlerden kurtulma yolu oldukça acımasızdır. Mirabel Kardeşler’in eşlerini hapse attırır ve öldürtür. Mirabel Kardeşler’in demokrasi ve insan hakları istekleri, Trujillo tarafından pek çok kez hapse gönderilmelerine neden olur. Diktatör Trujillo onları hapse göndermekle kalmaz, tüm mal varlıklarına el koyar. Bir halk konuşmasında; “Ülkenin en büyük iki sorunu; kilise ve Mirabel Kardeşler’dir.” Demekten çekinmez. Eli kanlı diktatör, Mirabel Kardeşler’i en büyük düşmanı olarak duyurur. Diktatörün iletisini alan yandaşları, Trujillo’nun bu seslenişinden 23 gün sonra, 25 Kasım 1960’da kocalarının hapishane görüşünde dönen Mirabel Kardeşler’in arabasını durdurur, arabadan indirir sonra da sopalarla döverek öldürürler. Mirabel Kardeşler’in cesetlerini uçurumdan aşağıya atarlar. Basın bu olayın trafik kazası olduğunu yazar ve söyler. Bu olay ülkede yankılanınca; ABD diktatörden desteğini çeker. Bunun sonucunda zalim diktatör devrilir. 30 Mayıs 1961’de Trujillo bir suikast ile öldürülür.1963’te Dominik Cumhuriyeti yıllar sonra ilk defa demokratik bir sistemle seçimlere gider, halk oy vererek hükümetlerini seçerler.

 25 Kasım 1981’den itibaren anılan bu gün;1999’da Birleşmiş Milletler tarafından “Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü” olarak duyurulur. Kadına yönelik şiddete karşı yaşam adayan “Mirabel Kardeşler”i unutmayacağız, mücadelelerini hep saygıyla anacağız. Hız kesmeden her gün ülkemizde şiddetten ölen kadınların fotoğraflarını paylaşmaktan, acılarını, acılı ailelerini, gidenlerin ardından kalan öyküleri dinlemekten, okumaktan yüreklerimiz dağlanıyor. Mustafa Kemal Atatürk’ün, “Dünyada hiçbir milletin kadını, ‘Ben Anadolu kadınından fazla çalıştım. Milletimi kurtuluşa ve zafere götürmekte Anadolu kadını kadar emek verdim,’ diyemez!”

Dünyanın en büyük şairi Nâzım Hikmet en güzel şiirlerini kadınlarımız için yazdı. Ahmed Arif, en unutulmaz aşk mektuplarını Leyla Erbil’e yolladı. Bozkırın tezenesi Neşet Ertaş kadınlar için, “Kadınlar insandır, biz insanoğlu.” Demeyi unutmadı. Hiç mi bu sözler, bu şiirler zihinlere yazılmadı. Utanç verici, kadını ezen, hor gören bu eylemlere dur demenin günü geldi de geçiyor. Kadınlarımızı şiddetin demirbaşı olmaktan kurtarmak, güzel bir gelecek kurmak için geç kalmadan uğraş vermeliyiz. Kadın giderse evin ışığı söner. Yaşamın rengi ve özü olan kadınlar gitmesin.

 

Bu yazı 776 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» KONUŞMANIN GÜCÜ
» ROMEO VE JULiET
» SÜMER UYGARLIĞI
» PEŞİN HÜKÜMLERİMİZ
» TREN İSTASYONLARI
» CEMAL SÜREYA
» FURUĞ
» BİÇİMLENMİŞ YAŞAMLARIMIZ
» YENİ YIL
» HAYVANLARIN HAKLARI
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter