17 Eylül 2021 Cuma
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
YAZAR DETAYI
Necati KAYHAN
ÇİÇEKLE SUYUN HİKAYESİ
Yazı Tarihi: 27 Temmuz 2021 Salı 06:56

Günün birinde bir çiçekle su karşılaşır ve arkadaş olurlar.

Önceleri güzel bir arkadaşlık olarak devam eder birliktelikleri, tabii zaman lazımdır birbirlerini tanımak için.

Gel zaman git zaman çiçek o kadar mutlu olur ki mutluluktan içi içine sığmaz artık ve anlar ki çiçek aşıktır. Ama suya ilk defa âşık oluyordur.

İlk kez âşık olan çiçek, etrafa kokular saçar,

“Sırf senin hatırına ey su” diye.

Günler ve aylar birbirini kovalarlar ve çiçek acaba “su beni seviyor mu?” diye düşünmeye başlar.

Çünkü su pek ilgilenmez çiçekle. Halbuki çiçek alışkın değildir böyle bir sevgiye ve dayanamaz.

Çiçek suya “seni seviyorum” der. Su “Ben de seni seviyorum” der. Aradan zaman geçer ve çiçek yine “seni seviyorum” der. Su yine “ben de” der. Çiçek sabırlıdır. Bekler bekler bekler…

Artık öyle bir duruma gelir ki çiçek koku salamaz etrafa ve son kez sıya “seni seviyorum” der. Su da ona “söyledim ya ben de seni seviyorum” der.

Gün gelir çiçek yataklara düşer. Hastalanmıştır artık çiçek. Rengi solmuştur. Çehresi sararmıştır çiçeğin. Yataklardadır artık çiçek. Su başında bekler çiçeğin, yardımcı olmak için sevdiğine.

Belli ki çiçek ölecektir artık ve son kez zorlukla başını döndürerek çiçek suya der ki “seni ben gerçekten seviyorum”. Çok hüzünlenir su bu durum karşısında ve son çare olarak bir doktor çağırır nedir sorun diye.

Doktor gelir ve muayene eder çiçeği. Sonra şöyle der doktor “Hastanın durumu ümitsiz. Elimizden artık bir şey gelmez”

Su merak eder sevgilisinin ölümüne sebep olan hastalık nedir diye ve sorar doktora. Doktor şöyle bir bakar suya ve der ki “çiçeğin bir hastalığı yok dostum. Bu çiçek sadece susuz kalmış. Ölümü onun için”.

Ve anlamıştır su, sevgiliye sadece “seni seviyorum” demek yetmeyecektir.

 

LEONARDO DA VİNCİ

15 Nisan 1452’de dünyaya gelen Leonardo Da Vinci, yarattığı eserlerle Rönesans sanatına yön vermiş, ünü zamanı aşarak günümüze kadar ulaşmış ender sanatçılardan biridir.

Bu meşhur sanatçının yaşamındaki zorluklara bakış açısı şöyledir;

Engeller, zorluklar beni yıldıramaz. Her engel beni daha iyiye doğru kaçınılmaz bir değişime doğru iter. Gözünü bir yıldıza diken kişi kararını değiştiremez.

 

KAVURUCU SICAKLAR

2021 yılı dünya insanına hiç de uğurlu gelmedi. Oysa 2021 ocak ayında yeni yıla girdiğimizde tüm dünya, güzel bereketli bir yıl dilemişti.

Koronavirüs, seller, orman yangınları, susuzluk, ekonomi, depremler, fırtınalar, korkunç sıcaklar, hortum, motorlu taşıtların kazaları vs.

Efendim dünyada iklimler değişecekmiş. Desenize eyvah! Yandık, mahvolduk.

Dünyada bilhassa Uzakdoğu ve Amerika’da hortumların yaptığı zararları televizyonlarda seyrederken “korkunç bir iklim değişikliği” deyip durduk.

Oysa hortumla Türkiye’dekiler de tanıştılar. Nasıl bir canavar tabiat olayı olduğunu gözleriyle gördüler. Dünya nüfusunun hızla artması çevre ve beslenme problemlerini arttırıyor. Duyarsız ve paradan başka bir şey düşünmeyen üreticiler doğayı tahrip edip duruyorlar.

Geçen gün Fethiye’den gelirken dağlarda yeşil yerine beyaz olanlar oluşmuş. Taş, mermer ocakları yüzlercesi gözümüzün içine batıyordu.

Derelerde bir gram su bile yok. Büyük Menderes, Küçük Menderes, Gediz nehri ve ufak derelerde su arayasın da bulasın.

Orman yangınları almış başını gidiyor. İnanın yangınları görünce sanki vücudumdan bir parça kopuyor gibi geliyor bana.

Bugün bir tahmin yaparsak ve dünya nüfusunun 3 – 5 milyar olduğunu düşünürsek, motorlu taşıtlar 4 – 5 milyon gibi korkunç bir sayıya ulaşır herhalde. Bunların çıkardığı pis gazın etrafa yayıldığını görmek… Dünyanın ne tür zehirle karşılaştığını siz tahmin edin.

Zehirli gazlar, virüs istilası, kazalar, yangınlar, dünyada pek yakında çok daha fazla ölümlerin, zehirlenmelerin olacağını göstermez mi?

Allah insana zekâ vermiş, akıl vermiş. Ve muazzam bir dünya vermiş. Ama bizler akıl, zekamızı kullanacağımıza dünyayı nasıl yaşanmaz bir hale getiririz diye uğraşıyoruz.

İnanın çocuklarımıza, torunlarımıza hiç iyi bir ülke ne yazık ki bırakamayacağız. Bunun tek sebebi paradan başka her şeye boş veren para babalarıdır.

Salın bacalarınızdan çıkan gazı havaya.

Kullandığınız temiz suyu pis su haline getirdiğinizde derelere, denizlere salın. Nasıl olursa karışan yok. Kontrol eden yok.

Bu yazı 2841 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» ÇİÇEKLE SUYUN HİKAYESİ
» AKILLI KÖYLÜ
» BİR BARDAK SU
» KEMAL ERGÜN VEFAT ETTİ
» ANNE DUASI
» İNSANLARIN ACELECİ HASTALIĞI
» HALKIMIZA NE OLDU BÖYLE?
» LALELER
» HÜSAMETTİN İKİZLER VEFAT ETTİ
» SON DAKİKA
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter