20 Nisan 2021 Salı
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
YAZAR DETAYI
Gizem COŞKUN
Şehzade değil ‘Beyefendi’
Yazı Tarihi: 15 Şubat 2021 Pazartesi 08:08

Bu sabah sosyal medyada gezinirken karşıma aşağıdaki cümle çıktı:

“Hanım 2 gün memlekete gitti başımıza gelene bak hanımlar baş tacımızdır”

Şimdi buradan izninizle iki farklı kitleye sesleneceğim:

Birincisi, daha doğru deterjanı koyup makineyi çalıştıramayan ama sorsan kendini evin direği sanan sevgili erkekler. Bir kısmınızın annenizin evinde şehzade gibi yetiştirildiğini biliyorum. Annelerinizin 21 yaşına kadar falan çoraplarınızı ayağınıza giydirdiğini biliyorum. Değil su içtiğiniz bardağı makineye koymak, suyu annenizden istediğinizi biliyorum. Annelerinizin “aslan oğluşları” olduğunuzu biliyorum. Her birinize padişahın tahta çıkacak şehzadesi gibi davranıldığını biliyorum. Bir kere kirlinizi yıkamamış, bir kere kahvaltı hazırlamamış bir kere acıktığınızda kendinize sofra kurmamış olduğunuzu biliyorum. Ama bakın ne diyeceğim: Bunlar ne marifet ne de erkeklik. Bu sadece patriarkal zihniyet. Erkeği üstün tutan güya ataerkillik.

Ama gerçekler öyle değil.

Evin direği erkek değil kolondur.

Evin temeli baba değil betondur.

Evin reisi falan yoktur, Kızılderili kabilesi değiliz biz.

Bir ailede olması gereken tek şey eşit derecede alınan sorumluluklar ile paylaşılan işlerdir. Evlenmeden önce de bunları yapabilirsiniz. Annenize bir fincan kahve yapabilir, ona yerleri süpürmede yardım edebilir, kendi kirlilerinizi yıkayabilir, inanmazsınız ama gömleklerinizi ütüleyebilirsiniz. Hatta ve hatta bir akşam ev halkına yemeği siz hazırlayabilirsiniz. Dünyanın en iyi şefleri arasında çok fazla erkek var biliyorsunuz değil mi? Ev işi yapmaktan yorulmuş, bunalmış güzel annelerinize bir gram fayda sağlasanız, onların inandığı değerlerin aslında gerçek olmadığını onlara güzellikle anlatsanız dünya çok başka bir yer olurdu biliyor musunuz?

Ondan sonra evlendiğinizde karınızdan da bunları beklemezsiniz. Eşinizin de çalışmasına, topluma, ekonomiye ve dahası kendisine faydalı biri olmasına yardımcı olursunuz. Eşit para kazanır, eşit ev işi yaparsınız. Yani adı evlilik olan o müessese ne kadınlar için hizmetçilik ne de erkekler için reislik yeridir. Evlilik acıyı, sevinci, hüznü, ev işlerini ve hatta çocuk bakımını ortaklaşa yaptığınız bir yaşam biçimidir.

Gelelim seslenmek istediğim ikinci kitleye, sevgili erkek annelerine…

Bunları söylediğim için üzgünüm ama hiç birinizin oğlu şehzade değil.

Sizin için özeller evet çünkü evladınız ama hiçbiri dünyaya öncelikle annelerine sonra da eşlerine yük olsun diye gelmiyor. Hepsi de bu dünyada kendi hayatlarını kurmak, kendi ayakları üzerinde durmak için varlar. Bunlar da şu anlama geliyor: ‘Oğluşlarınız’ kendi paralarını kazanıp, kendi evlerine çıkıp, kendi ev işlerini yapmalılar. Kendi bulaşıklarını yıkamayı, kendi yemeklerini hazırlamayı, kendi tuvaletlerini temizlemeyi öğrenmeliler.

Ataerkilliği devam ettirmenin hiç kimseye faydası yoktur.  Olmaz, olmayacak.

Onlar da hiçbir zaman bir evin reisi, direği, temeli falan olmayacaklar. Aile birkaç kişiden oluşan, her biri kendi içerisinde önem arz eden kişilerden oluşan bir birimdir. Kimse kimseye üstün değildir. Ne baba evin temelidir ne de yuvayı dişi kuş yapar. Yuva dediğiniz olgu iki kişinin omuzlarında yükselir.

Ne yazık ki sadece kadınlara yapılan zulümler yok bu toplumda. Erkeklere de işte böyle ‘güçlü ol’ baskısı yapıyor insanlar, aileler, anneler babalar: Erkekler ağlamaz. Erkekler güçlüdür.

Öyle midir?

Aslında erkeklerin intihar etme oranı kadınlara göre çok daha fazla. Erkekler kadınlara oranla iki kat daha yalnız ve çaresiz hissediyor kendini. On kat daha fazla geçim sıkıntısı çekiyorlar. İş kazalarında ölenlerin yüzde doksanı erkekler. Çoğu engelli ve çalışmayan erkekten bile eski eşleri nafaka almaktadır sadece erkek oldukları için. Evsizlerin neredeyse tamamı erkeklerden oluşuyor. Çocuk işçilerin ezici çoğunluğu erkek. Askerlik erkeklere zorunlu. Askere gitmeyene kız verilmez bu toplumda değil mi? İşi olmayan erkek evlenemez sanki çalışması gereken tek taraf erkekmiş gibi...

Dünya böyle bir yer değil. Artık değil.

Erkeklerinizi şehzade olarak yetiştirmeyin. Onları “insan” olarak yetiştirin. Onların da ağlayabileceğini, onların da güçsüz olabileceğini, onların da yardım alabileceğini belirtin. Onları bir kadına bağımlı yapmayın; önce kendinize sonra eşlerine.

Onları kadınlara saygılı, kadınlarla kendilerinin eşit haklara sahip olduğunu bilen, kendi işlerini görebilen duyarlı erkekler olarak yetiştirin. Beyefendiler yetiştirin.

Böylelikle dünya daha güzel bir yer olacak, emin olabilirsiniz…

Bu yazı 2575 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» CADI AVI
» İstanbul Sözleşmesi Uygulansaydı Onları Yaşatacaktı…
» 8 Mart ‘Hayatımızdaki Kadınlara Teşekkür Etme Günü’
» Şehzade değil ‘Beyefendi’
» Gazetede Akıl Tutulması
» 2021 yılında en az 10 kadın erkekler tarafından öldürüldü…
» 2021’den Beklediklerimiz…
» Ölen Umutlar, Öldürülen Kadınlar
» Irkçılık doğuştan gelmedi, sonradan öğrenildi!
» Ölümsüz Bir Ölüm, Sonsuz bir Teşekkür ve Minnet…
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter