03 Mart 2021 Çarşamba
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
YAZAR DETAYI
Ahmet GÜDÜCÜOĞLU
ÇOCUKLARI ANLAMAK
Yazı Tarihi: 21 Ocak 2021 Perşembe 06:15

 Biz büyükler yaşamımıza şöyle bir film şeridi gibi baktığımızda hep bir yerlere ulaşma, koşuşturma telaşı içinde olduğumuzu gözlemleriz. Öyle ki bu mücadele bir şeyler elde etme kaygısıyla, hayatın sonuna kadar sürer gider. Bu uğraş daha çok ana baba olarak, çocuklarımıza güvenli bir gelecek bırakma telaşıdır. Fakat bu kazanma gayreti içinde zamanın tükendiğini ve geçen zamanın hiçbir zaman geri gelmeyeceğini bilmeliyiz. Tabi bu arada en can alıcı sorun olan ne kendimize ve nede çocuklarımıza zaman ayıramama problemini çözmeliyiz. Hayatımızın en önemli varlıkları çocuklarımız deriz, fakat özellikle babalar onlar büyürken yanlarında olmazlar. Mutlaka çalışmak gerekir, fakat analık, babalık yaşamın içinde başlı başına bir mücadeledir. Bu mücadelenin içinde ne olursa olsun, çocuklarımıza mutlaka zaman ayırmalıyız. Yoksa yaptığınız tüm çalışmalar boşa çıkabilir. Sadece mal, mülk edinmek için devamlı çalışıp, çocuklarımıza bir şeyler bırakma düşüncesiyle, onlarla ilgilenmiyorsak hata yapıyoruz demektir. Onlara daha çok zaman ayırıp, onları daha iyi yetiştirirsek, zaten hayatlarını rahat kazanmaları konusunda en büyük yardımı yapmış oluruz. Çocuklarımıza sorduğumuzda bizden öncelikle bir güler yüz ve ilgi isteyeceklerdir. Onların en çok ihtiyacı içten gelen, sıcacık bir gülümsemedir. Ama genelde biz bunların tersini yaparak, genelde çocuklarımıza yeterli zamanı ayırmıyoruz. Daha çok para kazanma hırsımız her şeyin üstünde oluyor. Burada ben yapamadım, ben alamadım aman çocuğum alsın anlayışıyla, çocuğumuza yaklaşıyor ve onları hazırcılığa alıştırıyoruz. Büyüklerin bu şekilde kendisini psikolojik olarak rahatlatmaları sonucunda, çocukların çoğu kendilerini kolaycılığa alıştırıyorlar. Bir sürü maddi imkânı önlerinde bulan çocuklar, hazır buldukları, çalışmadan elde edilenlerin değerini bilmiyorlar. Bu tarz yetiştirme içinde büyüyen çocuklarımız, kendileri de birer yetişkin olunca büyüklerine gerekli sıcaklığı, ilgiyi kendilerine davranıldığı şekilde göstereceklerdir. Bundan dolayı yaşlandığımızda çocuklarımızdan sıcak ilgi, davranış biçimi görmek istiyorsak, zaman geçirmeden çocuklarımıza daha fazla zaman ayırmalıyız.  

 Genelde ana babaların ortak dertleri, sorunları aşağıdaki satırlardaki gibidir. Kızım sözümü dinlemiyor. Oğlum okula gitmek istemiyor. Çocuklarım sürekli birbirleriyle kavga ediyor. Bu çocuğun yalanlarından bıktım. İyice pasaklı oldu. Ne zaman arasam telefonunu açmıyor. Kızım sınıfında arkadaşlarıyla anlaşamıyor. Oğlum çok sinirli. Her şeyi kırıp döküyor. Az ya da çok her evden böyle sözler duyuluyor. Çoğunlukla

hemen hemen her anne ve baba çocuğundan şikâyetçi. Çocukların sorun çıkardıklarını sanıyorlar ama aslında sorun ailelerin kendisi. Çocukların gizli kalmış, anlaşılamamış birçok sorunları var. Özellikle küçük yaştaki çocuklar, biz yetişkinler gibi, ihtiyaçlarını, sorunlarını, kaygılarını ve üzüntülerini çok kolay dile getiremezler. Bundan dolayı çıkardıkları sorunlarla bir şeyler anlatmaya çalışırlar. Bizi sinirlendiren, kızdıran her davranış aslında çocuklarımızın bana yardım etmen lazım çağrısıdır. Bizler bunun farkına varmadığımız sürece çocuklarımızla çeşitli sorunlar içinde boğuşuruz. Çocuklar benim sorunumu bul derken, biz çocuklardan çok uzaklarda, alakasız yargılarla boğuşmaya devam ederiz. İşte, kendimizi tanımadan, eksiklerimizi tam olarak görmeden çocuk eğitmeye kalkmak karanlıkta iğne aramak gibidir.  Geçmişiyle hesaplaşmamış, kaderci ve kederci anlayışa teslim olmuş,   sorgulamayan ebeveynlerin çocuklarına verecekleri ne olabilir? Sürekli başı ağrıyan bir annenin, kız çocuğunda da bir süre sonra aynı baş ağrılarının başlaması büyük bir olasılıktır. Yaptığı işlerde başarısız olan ve bunların ardından üzülen babanın oğlu da okulunda başarısız olmaya başlayabilir. Çünkü çocuklar ailesinin yaşadıkları olumsuz durumlarda onları yalnız bırakmaya kıyamazlar. Farkında olmadan onlarla aynı acıyı ve sıkıntıyı paylaşmak isterler. Geçmişinden dolayı pasif bir yaşam süren anne ya da başarısız olduğunu düşünen bir baba bu duyguları çocuklarına taşır.

 

Bu yazı 1043 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» DİZİLERİMİZ
» İNSANLAR  
» KENDİMİZİ TANIYORMUYUZ?
» KENDİMİZ  
» OKUMANIN GÜZELLİĞİ
» FARELER VE İNSANLAR
» DOĞA VE ÇEVRE KİRLİLİĞİ
» ZAMAN TAMİRCİSİ
» YAŞAMI ANLAMAK
» MAHCUP KUŞAK
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter