26 Ocak 2021 Salı
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
YAZAR DETAYI
Ahmet GÜDÜCÜOĞLU
OKUMANIN GETİRDİKLERİ  
Yazı Tarihi: 24 Kasım 2020 Salı 06:10

 Bazen bir kitap okursunuz ki bir bakmışsınız o kitap olmuşsunuz. Bitince son sayfa, kaldırınca başını Dünya’nın varlığına, o kadar sesin, o kadar gürültünün içinde ki sessizlik ile baş başa kalırsınız. Her şey hatta kendiniz bile, hareket ettiğiniz halde tüm Evren devinimsizdir gözlerinizde. Bu iki Evren arasında bir süre, bu şekilde huzurun katında devam eder yolculuğunuz. Daha sonra yavaş yavaş çirkin Dünya’ya alışmaya diğer Evren’in varlığını unutmaya başlarsınız. Ama hep unuttuğumuz şeyin özlemi ile kalırız. O özlem hiç bir yere gitmez. Özlem unutsan da geçmez çünkü bir yaşanmışlıktır. Belki de insan en çok unuttuklarını özler. İşte bu Dünya’dan geçen Edebiyatçılar bizlere bu unuttuklarımızın özlemini çektiğimiz de tekrar yaşayalım diye kitaplar bırakmış.

 Bilim ve teknolojinin hızla geliştiği yaşamımızda, bu sürate yetişebilmek için okumanın, araştırmanın önemi her geçen gün artmaktadır. Doğruları bulmanın, anlamanın yolu okumaktan geçer. Yaşamdaki mesleğimizde, müziğe, sanata bakışımızda, kültür, spor dalında ve daha birçok alanda doğru kararlar verebilmek için okumak, araştırma yapmak gerekir. Bu şekilde yaptığımız her faaliyeti daha güzel ve daha verimli kılarız. Mesleki olarak ilerlemek için, müziği, çeşitli sanat kollarını anlamak için, sporda bilimsel başarıyı yakalamak için, yenilikleri, gelişmeleri araştırmalı ve okumalıyız. Okumak yenidünyaları tanımaya olanak sağlar. Kişinin aydınlanmasıyla birlikte, ona mutluluk ve güzellikler sunar. Okumayan bir kişi, kökleri sağlam olmayan ağaçlar gibidir. Fırtınalar karşısında ayakta durmakta zorlanır. Kitaba yönelmeyen toplumda, kültür haznesi genişlemediği için, yazılı ürünler yerine havada uçuşan dedikodular üretilir. Kitapla barışık olmadığı için sanatçısına, bilim adamına değer verilmez.

Bugün medyada kültürel programların az olması, magazin, dedikodu programlarının çok olması, kitap okumaya yeterince zaman ayırmadığımızı doğrular niteliktedir. Gerçi seksenli yıllardan sonra özellikle kitap okuma gereksiz gösterildi. Okumak desteklenmedi, kısa yoldan köşe dönmeler itibar gördü. Çocuklarımızda bu olumsuzluklardan dolayı eleştiri gücünü kaybettiler, her şeyi kabullenen, fazla sorgulamayan bir gençlik yapısı ortaya çıktı. Kütüphanelerimizin az sayıda olması ve kitabın pahalı olması da diğer bir olumsuz nedendi. Avrupa’nın çeşitli ülkelerini incelediğimizde, genelde her mahallede bir kütüphane bulunmakta ve kişiler kitapları buradan rahatça temin edebilmekteler.

 Kimi kişiler kitap okuyorum ama karakterleri ve içeriği sürekli unutuyorum diyor. Onlar için Yazar Mark Twain çok güzel olan şu düşüncelerini dile getirir:

“Bir defasında hocama dedim ki:

Bir kitap okudum ama zihnimde kitaptan hiçbir şey kalmadı.

Bana bir meyve uzattı ve dedi ki. Bunu çiğneyip ye. Yedikten sonra sordu:

Şimdi sen büyüdün mü? Hayır dedim. Dedi ki:

Büyümedin ama o meyve vücuduna dağıldı; et oldu, kemik oldu, sinir oldu, deri oldu, tırnak oldu, hücre oldu.

Anladım ki, okuduğum kitap da öyle dağılıyor. Bir kısmı kelime dağarcığını zenginleştiriyor. Bir kısmı bilgi ve irfanını artırıyor, bir kısmı ahlakını güzelleştiriyor, bir kısmı yazı ve konuşmada üslubuna incelik katıyor, bir kısmı hayata farklı bakmanı sağlıyor, bir kısmı içindeki sevgi ve merhameti arttırıyor, bir kısmı özgüvenini arttırıyor, düşünmeni, sorgulamanı tetikliyor, olaylar karşısında nasıl davranman gerektiğini öğretiyor.

Her ne kadar sen bunların farkında olmasan da kitap okumak bir şeye yaramaz, çünkü kitap okumak çok şeye yarar”

 Herkes okudukça daha iyi bir Dünya’nın olacağını hayal eder, çok kitap okuyanlarla konuşacağı kişiler çoğalır, aynı anlayışta değil ama yakın frekansta (kendinden parça bulduğu) arkadaş edineceğini, yalnız kalmayacağını hisseder. Zaman zaman sevgili yerine kor kitapları. Kitaplar, ekmek gibidir. Elma, muz, et, süt, kıyafet, deniz, dağ, gökyüzüdür biraz. Kâinattır kısaca. Bulunmaz arkadaş ve dosttur, itiraz etmez, eleştirmez, darılmaz. Az kitap okuduğumuzdan dolayı araştırma, sorgulama, düşünme yönlerimiz geri kalmaktadır. Yapılan araştırmalarda basından öğrendiğimize göre, televizyon izleme konusunda Dünya’da dördüncü sıradayız. Ve ortalama zamanımızın dört beş saatini televizyon karşısında geçiriyormuşuz. İşin bir ilginç yanı da, okuma yazma oranın yüzde doksanlara ulaştığı günümüzde, kitap okuma oranı eski yıllara göre daha da azalmakta. Almanya da yılda ortalama altmış bin civarında kitap basılırken, Ülkemizde ise bu rakam altı bin dolaylarındadır. Burada özellikle çocuklarımıza okuma alışkanlığı kazandırmak için bizlere görev düşmektedir. Bunun için anne baba önce kendileri evde kitap okuyarak, kütüphane kurarak çocuklarına örnek olmalıdır. Böylece ailede başlayan eğitim süreci okulda da gelişecektir.

 

 

Bu yazı 754 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» HAYALLERİMİZ
» ÇOCUKLARI ANLAMAK
» ARKADAŞLARIMIZ
» ÇOCUKLAR ÖZELDİR
» HİÇ VAKTİMİZ YOK
» SORUNUMUZ  
» YAŞLILARIMIZ   
» BİZİM HAYATIMIZ
» HAYAT BAŞKA BİR ŞEY
» SEÇİMLERİMİZ
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter