24 Kasım 2020 Salı
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
YAZAR DETAYI
Gizem COŞKUN SÜMER
Cumhuriyet Kadınları
Yazı Tarihi: 29 Ekim 2020 Perşembe 07:00

Şerife Bacı, Kurtuluş Savaşı'nda yaşlı kadın ve erkekler ile birlikte İnebolu'da bulunan cephanelerin Ankara'ya götürülmesinde çocuğu ve kağnısıyla yer alırken kış şartları nedeniyle Aralık 1921'de donarak öldü... 

Nezahat onbaşı, daha 9 yaşındayken cepheyle tanışmış, 12 yaşına kadar tam üç sene müddetle cephelerde bilfiil yüzbaşı babasının yanında savaşmıştır.

Kastamonu’da doğan, anne-babasının “kızım gitme” şeklinde yalvarışlarını dinlemeden mücadeleye katılan Halime Çavuş, uzun yıllar Halim Çavuş zannedilmiştir. Kurtuluş Savaşı’na giderken erkek kılığına girip, erkek gibi tıraş olup, saçını kazıtıp ve kimseye kadın olduğunu söylemeden Türk askerinin arasına karışan Halime Çavuş mühimmat taşımada birçok görev yaptı. 

Osmanlı Devleti'nde kadınlara ikinci sınıf vatandaş muamelesi yapılmakta, eğitim ve iş hayatı da dâhil olmak üzere sosyal hayattan soyutlanmaktaydılar. Erkeklere tanınan, çok kadınla evlenebilme hakkı kadınları aile hayatında bile etkisiz bir duruma getirmişti. 

Bu ülke kadınları Kurtuluş Savaşı’nda sadece düşmanla, topla, tüfekle, mühimmatla mücadele etmedi. Haksızlığa, toplumsal cinsiyet eşitsizliğine, geri planda bırakılmaya, ikinci planda olmaya, sosyal çevre dışına itilmeye de karşı koydu.

1926 Medenî Kanunuyla aile ve toplum hayatında kadınlara çoğu batılı ülkeden daha önce ve geniş haklar tanınmıştır. Türk kadınlarını şeriat zincirinden kurtaran Medenî Kanun ile, erkeğin çok eşliliği ve tek taraflı boşanmasına ilişkin düzenlemeler kaldırıldı, kadınlara boşanma hakkı, velayet hakkı ve mallar üzerinde tasarruf hakkı tanındı. Aile ve toplum hayatında kadın erkek eşitliğinin temelleri atıldı. Mecelle adı verilen ve dinî temellere dayanan kanunun yerine geçen Türk Medenî Kanunu ile Türk kadını güçlenmeye, kişiliğini bulmaya başlamış ve erkeğinin yanında sosyal faaliyetlere katılmaya başlamıştır. 

1934 yılında yapılan anayasa değişikliği ile milletvekili seçme ve seçilme hakkının tanıması izledi. Kadınlar seçme ve seçilme haklarını modern batı toplumları olan Fransa'da 1946'da İsviçre'de ise 1971'de elde edebilmişken Türkiye'de kadınlar 1934'ten itibaren bu hakkı kullanmaya başlamışlardır. 

Dünyada milletler arası ilk kadın kongresi 18 Nisan 1935'te Atatürk'ün himayesinde İstanbul'da toplanmış ve bu kongreye dünyanın dört bir yanından gelen kadınlar katılmıştır. Atatürk, Türk kadınlarının hiçbir alanda erkeklerden ve Avrupalı kadınlardan geri kalmayacakları yolundaki inancını da şu sözleriyle belirtmiştir: "Kadınlarımız için asıl mücadele alanı, asıl zafer kazanılması gereken alan biçim ve kılıkta başarıdan çok, ışıkla, bilgi ve kültürle, gerçek faziletle süslenip, donanmaktır. Ben muhterem hanımlarımızın Avrupa kadınlarının aşağısında kalmayacak, aksine pek çok yönden onların üstüne çıkacak şekilde ışıkla, bilgi ve kültürle donanacaklarından asla şüphe etmeyen ve buna kesinlikle emin olanlardanım."

Bir ülke düşünün ki kurtuluş savaşında bile kadınlarıyla mücadele etmiş, tarihini kadınlarıyla yazmış olsun.

Bir ülke düşünün ki kanunlarını kadınların sosyal, toplumsal ve politik haklarını gözeterek hayata geçirsin. Türk kadını, yüzyıllardır özlemini çektiği haklarına sahip olmada; en azimli, inançlı ve güçlü desteği Atatürk'ten almış ve çağdaş ülke kadınlarının önüne geçmiştir. Yapılan inkılâplarla Türk toplumunda kadın erkek eşitliği yolunda önemli adımlar atılmıştır. Türkiye'nin çağdaşlaşmasında ve kalkınmasında kadın erkek her ferdin katılımı sağlanmıştır.

Bir kadın olarak cinsiyetimiz önemsenmeden milletvekili, vali, memur ya da mühendis, doktor, öğretmen olabiliyorsak bunu cumhuriyete borçluyuz. 

Bir kadın olarak gururla geleceğe bakabiliyorsak bunu Atatürk’e ve Cumhuriyet rejimine borçluyuz. 

İşte bu yüzden Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun! 



 

 

 

 

Bu yazı 1217 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» Ölümsüz Bir Ölüm, Sonsuz bir Teşekkür ve Minnet…
» Sesimizi duyan yok…
» Cumhuriyet Kadınları
» Mesele İletişim Değil, Mesele Şiddetsiz İletişim
» Hoşça kal Sevgili Ruth, Teşekkür ederiz değerli RBG
» Doğanın Ruhu, İnsanın Ruhu
» KENDİMİZE DE MEYDAN OKUYOR MUYUZ SEVGİLİ KADINLAR?
» İstanbul Sözleşmesi Yaşatır!
» Hoşçakal Pınar Gültekin
» Hatırlatmak isterim…
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter