22 Ekim 2020 Perşembe
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
YAZAR DETAYI
Gizem COŞKUN SÜMER
Hoşça kal Sevgili Ruth, Teşekkür ederiz değerli RBG
Yazı Tarihi: 25 Eylül 2020 Cuma 06:20

                                                                        

15 Mart 1933’te Brooklyn’de doğan Yahudi göçmeni bir ailenin kızı. 1956 yılında Harvard Hukuk Fakültesi’ne giren sayılı kadınlardan olan ve o arada hayatının aşkı ile evlenen bir kadın. Eşi de kendisi gibi hukuk fakültesinde okuyordu. Ne yazık ki onun prostat kanseri olması sebebi ile kendinden bir büyük sınıfta okuyan kocasının dersleri ile birlikte kendi derslerini de alıyordu. Sonrasında akşamları evde tedavi gören eşi için ayrı kendisi için ayrı çalışmalar yapıyordu. Ve bu sıralarda halen bebek olan kızına annelik de yapıyordu. Bir eş, bir anne, bir öğrenci, bir destekçi ve hiç yılmayan güçlü bir savaşçı olduğu daha o zamanlardan belli olmuştu…

Derken eşi tamamen iyileşti, mezun oldu ve çalışmaya başladı. Bu sıralarda ona destek olabilmek için ve onun işine yakın olmak amacı ile Harvard’dan Columbia Üniversitesi’ne geçti. Buradan birincilikle mezun oldu. Hukuk fakültesinin ardından akademik hayata katıldı. Rutgers Üniversitesi Hukuk Fakültesi ve Columbia Hukuk Fakültesi'nde profesör olarak medeni usul hukuku öğreten, bu alandaki birkaç kadından biriydi.

Hukuk kariyerinin önemli bir bölümünü toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadın hakları mücadelesi ile geçirdi ve Yüksek Mahkeme önünde yaptığı savunmalarda birçok dava kazandı. Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği için gönüllü avukatlık yaptı ve 1970'lerde bu kuruluşun yönetim kurulu üyesi ve genel danışmanlarından biriydi. 1993'te ABD Yüksek Mahkemesine atanıncaya dek burada görev yaptı. Yüksek Mahkemeye atanan ikinci kadındı.

Ruth Bader Ginsburg’un ta kendisiydi o.

Bir süper diva, bir idol, bir yargıç, muhteşem bir kadın, sevgi dolu bir eş ve ilham veren bir anneydi.

Ginsburg, 1996 yılında, iki yüz yıl boyunca sadece erkeklerin kabul edildiği Virginia Askeri Lisesi'ne girmek için mücadele eden genç kadınların yanında oldu. Yüksek Mahkemeye taşıdığı davayı kazandı. İki asır sonra bir askeri liseye kadınların kabul edilmesi, kadınların da bu eğitimden faydalanması onun mahkemede yaptığı savunmalar sayesinde gerçekleşti.

Irk ve cinsiyet üzerinden şekillendirilen ücret politikalarını hedef aldı. Şirketlerin kadınlara ve farklı ırklardan insanlara düşük ücret vermesinin karşısında durdu. Herkese eşit ödeme yapılması için çeşitli davalar alarak bunları yüksek mahkemeye taşıdı.

Sadece kadın hakları için savaşmadı, o her zaman toplumsal cinsiyet eşitliğini savundu. Yani kadınlar ve erkekler eşit olsun istiyordu, bu yüzden emsal teşkil edecek vakaları erkekler üzerinden ele aldı.

Karısını doğum sırasında kaybeden bir erkek, eşinin ölümünden sonra işe gidemiyor ve sadece kadınlara, annelere verilen haklardan erkek olduğu için yararlanamıyordu. Ruth bu davayı aldı, dul kalan bir erkeğin de kadınlara verilen haklardan faydalanmasını sağladı. Erkekler de evde çocuklarına bakabilir ve bunun için kadınlarla aynı hakka sahip olabilirdi.

Yaşlı ve hasta annesine bakan bir erkeğin alamadığı devlet desteğini emsal bir vaka ile çözen tabi ki RBG idi. Yüksek Mahkemeye taşıdığı davayı kazandı ve ebeveynlerine bakan kadınlar gibi erkeklerin de devletten yardım almasını sağlayan yasayı düzenleyen o oldu.

Amerikan halkının ona çok şey borçlu olduğu bir gerçek ancak dünya kadınları olarak bizlerin de ondan öğrenmesi gereken çok şey var. Bu yazımı onun çok değerli sözlerinden biri ile bitiriyorum:

 “Fight for the things that you care about, but do it in a way that will lead others to join you”

“Önemsediğin şeyler için savaş ama bunu yaparken diğerlerinin de sana katılması için önderlik et”

Hoşça kal değerli Ruth, dünya sahnesindeki rolünde bize öyle güzel öncülük ettin ki, öyle değerli idollerimizden biri oldun ve değer verdiğimiz ülküler için savaşmayı bize öyle güzel öğrettin ki, ne kadar teşekkür etsek azdır.

Ve bunu yaparken aynı anda eş olabilmeyi, anne olabilmeyi, aile olabilmeyi de başarabileceğimizi gösterdin.

Teşekkür ediyoruz. Tüm dünya kadınları olarak önünde saygıyla eğiliyoruz…

 

                                                                        

Bu yazı 6244 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» Mesele İletişim Değil, Mesele Şiddetsiz İletişim
» Hoşça kal Sevgili Ruth, Teşekkür ederiz değerli RBG
» Doğanın Ruhu, İnsanın Ruhu
» KENDİMİZE DE MEYDAN OKUYOR MUYUZ SEVGİLİ KADINLAR?
» İstanbul Sözleşmesi Yaşatır!
» Hoşçakal Pınar Gültekin
» Hatırlatmak isterim…
» Tarihe Yön Veren Kadınlar: Agnodice
» 3 ulus, 4 cinayet, 1 sebep: İnsan Zulmü
» Gündöndü değil “Günöldü”
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter