29 Eylül 2020 Salı
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
YAZAR DETAYI
MEVLÜT ÇELİK
İŞSİZLİK RAKAMLARINA İNANMALI MIYIZ?
Yazı Tarihi: 14 Ağustos 2020 Cuma 05:55
10 Ağustos’ta Mayıs 2020’ye ait işsizlik oranları açıklandı. İşsizlik oranları %0,1 artışla %12,9 oranda kaldı. Peki böyle bir oran ülkemizde COVID-19’un en yüksek noktalarının da yaşandığı Mayıs ayında mümkün olabilir mi? Öncelikle şunu söylemek lazım ki, TÜİK’in açıkladığı rakamlar, rakamsal olarak -nicelik olarak doğru olabilir. Ancak, bu sonuç aslında iş gücü piyasasının, istihdamın durumunu tam olarak anlatmaya yetmeyecektir. Türkiye’de işsizlik oranı %12,9 olarak çıkmıştır. Rakamların raporlandığı dönem Türkiye’de Mart 2020 de başlayan COVID-19 sürecinin vaka ve ölüm sayılarının yüksek olduğu, dolayısıyla ticari ve sosyal hayatta durgunluğun zirve yaptığı dönemlerdir. Devlet, bu dönem için işten çıkarmalara sınırlama getirmiş ve işverenler için Kısa Çalışma Ödeneği ve Ücretsiz İzin seçeneklerini sunmuştur. Her ne kadar bu iki seçenekte de çalışana ödemeler yapılmışsa da, bu sebeple, rakamlar aslında nicelik olarak doğruyu gösterse de, nitelik olarak gizli bir işsizliğin rakamsal olarak üzeri örtülmüş olmaktadır. Yine Kısa Çalışma Ödeneği ve Ücretsiz İzin uygulamalarında süre uzatıldığı için, birkaç ay daha işsizlik rakamlarında rakamsal olarak ciddi bir artış görmeyeceğiz. COVID-19 sürecinde inşaat ve imalat sanayi de istihdam kayıpları çok olmasa da en önemli kayıplar hizmet sektöründe görülmektedir. Anılan dönemde, Turizm sektöründeki duraklama, sokağa çıkma yasağı uygulamaları ve kısıtlı devam eden sosyal faaliyetler nedeniyle işsizlik gerçekliğine en çok maruz kalan alan hizmet sektörü olmuştur ve doğası gereğidir. Türkiye gibi gittikçe hizmet sektörü faaliyet alanı genişleyen bir ülkede böyle bir sonuç kaçınılmazdır. İstihdam ülkemizin kanayan yarasıdır. Rakam her ne kadar %12,9 olsa da gerçek durum, fiili durum böyle midir? Özellikle genç işsizlikte durum daha da vahimdir. 18-35 yaş arası iş gücünde oran %25 civarındadır. Bu demek oluyor ki dört gençten birisi işsizdir. İnsanların gelecek planlaması yaptığı ve hayatının en verimli dönemi olan bu yaş aralığında, vergi geliri ağırlıklı olarak çalışan üzerinden olan ve yıllar itibariyle nüfusu artan ve genç nüfus oranı yüksek olan ülkemiz için vahim bir tablodur. İş sahibi olan üç gençten ikisi ise, iş alanlarının kısıtlı olması sebebiyle eğitim aldığı -ihtisas alanında istihdam edilmemekte ve iş memnuniyeti ve iş verimi oldukça düşmektedir. Peki istihdamı artırmak için neler yapmalı? Öncelikle COVID-19 süreci tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de gün gelip sona erecektir. Bu süreç sona erdiğinde gerçek rakamlarla yüz yüze geleceğiz ve gerçekliğin acı tablosunu hep birlikte hissedeceğiz. Bu sebeple COVID-19 sonrası için bir istihdam politikası oluşturmak gerekmektedir. İstihdamı artırmak için ise yapılması gereken en başta Türkiye de üretim sektörünü canlandırmaktır- dönemsel ve geçici istihdama sahip ve her üç dört yılda bir krize giren inşaat sektörü veya Turizm değil. İmalat sektörünün canlandırılması ve artırılması için dışardan ithalatı yapılan ürünler kaleminin mümkün olduğu kadar daraltılması ve yerli üretime yönlendirilmesi gerekmekte. Bu konuda kamunun yatırım yapması gerektiği gibi özel sektörü de cesaretlendirmesi gerekmektedir. Yurt içi ihtiyaçların karşılanması bu yolla sağlanabileceği gibi ihracatın da teşvik edilmesi, cesaretlendirilmesi gerekmektedir. İhracat demek hem üretim hem istihdam hem de döviz kaynağı demektir. Ülkemizde ise ihracat konusunda yeterli vurgulama yapıldığı, yeterli odaklanmanın yapıldığı, üreticilerimizin İhracat konusunda yeterli özgüven, bilgi ve pratiğe hala sahip olduğu kanaatinde değilim. Henüz olgunlaşmamız gereken konular olduğunu düşünüyorum. Özel sektörümüzün topyekûn ihracat konusuna hazırlanması, yönlendirilmesi gerekmektedir. Bu konu kamu politikalarının görevidir, ancak, tek başına planlanacak bir alan değildir ihracat. Tamamlayıcı finansal, mevzuat, dış politikaları da gerekmektedir. Sonraki yazılarımızda bahsedeceğiz inşallah. Sağlıcakla kalınız…
Bu yazı 2231 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» “KAÇIN BU MÜSLÜMANLARDAN…”*
» FRANSA DOĞU AKDENİZ’DE NEYİN PEŞİNDE?
» İHRACAT NEDİR? İHRACATIN FAYDALARI NELERDİR?
» İŞSİZLİK RAKAMLARINA İNANMALI MIYIZ?
» SEBEPLER, SONUÇLAR, ÇÖZÜMLER 2
» Ekonomi, Politika, Diplomasi
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter