29 Eylül 2020 Salı
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
YAZAR DETAYI
MEVLÜT ÇELİK
Ekonomi, Politika, Diplomasi
Yazı Tarihi: 08 Ağustos 2020 Cumartesi 07:06
Mevlüt ÇELİK İktisat Fakültesi, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü ve İşletme MBA mezunuyum. 12 yıllık bankacılık kariyerinden sonra reel sektörde yöneticilikler yaptım ve halen bir firmada Dış Ticaret Yöneticisi olarak çalışıyorum. Aynı zamanda Mali Müşavir adayıyım. İnşallah bundan sonra köşemde Ekonomi, Politika, Diplomasi ve Genel Gündeme dair değerlendirmelerimi paylaşacağım. Türkiye gibi zor bir jeostratejik konum ve zorlu bir beşeri coğrafyadaki bir ülkenin kaderidir yoğun gündemler. Doğal olarak ülkemizde bu gündem yoğunluğu beklentisinden nasibini almaktadır. Ekonomiden, siyasete, Dış İlişkilerden insani olaylara kadar her gün hemen hemen her alanda haber değeri olan ve gündem oluşturacak olaylar yaşanmaktadır ve ulusal ve şahsi gündemlerimizi meşgul etmektedir. İlk yazımda ilk gündem olarak ekonomik görünüm, sorunlar ve şahsi kanaatlerim ile başlamak isterim. Malum olduğu üzere, dünya ekonomisi ve siyaseti bir COVID-19 travması yaşamaktadır. Bu krizden sadece gelişmekte olan ülkeler değil aynı zamanda dünyanın büyük ülkeleri de nasibini almaktadır. Mart 2020 den itibaren günden güne ülkemizde artan vakalar ve vakalardaki peak (pik) noktasını gördüğümüz dönemlerdeki refleks ve devamı süreçte ciddi regresyon süreci göstermektedir. Ancak, ekonominin bu olumsuz durumu sadece bu dönemde gelişmemiş devam ede gelen bir sürecin dip dönemini teşkil etmiştir. Bunun başlıca nedenlerini sıralayacak olursak, öncelikle siyaset ile ayrılmaz olan bağları bulunan ekonominin iç ve dış siyaset etkileri ile beslenmektedir. Şöyle ki, son 10 yılda hemen hemen her yıl genel seçim, yerel seçim veya referandum süreçleri yaşanmış ve ülke bu yıllarda politik olarak seçim öncelerinde kutuplaşmış ve seçim sonrası normalleşme süreçleri zaman almıştır. Ayrıca 15 Temmuz’un da ekonomi üzerinde hem yurt içinde hem de yurt dışında yıpratıcı etkisi göz ardı edilmemelidir. Güzel işleyen ekonomiler istikrar sevdiği, aradığı için bu seçim süreçleri finans piyasalarını ve reel ekonomiyi uzun vadeli plan yapamaz hale getirmiştir. Bir başka neden olarak hem siyaset hem de ekonominin işleyişi için gerekli olan yapısal reformlar bir türlü gündeme alınamamıştır. Hukukun üstünlüğü, şeffaflık, öngörülebilirlik, hesaplanabilirlik, denetlendirilebilirlik vs. gibi kavramlar günden güne yıldan yıla yaşanan gelişmeler sebebiyle bilerek veya zaruretten gündeme alınmamış, alınamamıştır. Girişimci, yatırımcı, sermayedar, geleceğini görmek ister. Yapısal reformlar eğer gündeme alınamaz ve uygulanmazsa sadece yerli yatırımcı değil, yabancı yatırımcıyı da ülkeye çekmek ve rekabet sebebiyle mal ve hizmetlerin kalitesini artırırken fiyatının düşmesini sağlamak mümkün olmayacaktır. Yine ekonomik durumdaki olumsuzluk ile ilgili bir başka neden kaynak oluşturma, planlama ve yönetme tarafıyla ilgilidir. Kaynak derken sadece finansal kaynaktan bahsetmeyelim. İnsan kaynağı faktörü de bu konuda çok önemlidir. Yıllar itibariyle artan ve çoğunluğu genç olan nüfusun değişen ve gelişen dünya dengeleri ile uyumlu halde eğitilmesi ve yetiştirilmesi de bu başlık altında bahsedilebilir. Ülkenin sadece mali kaynaklarını değil insan kaynağı da doğru değerlendirilmez ve geleceğe dönük planlanmaz ve yönetilmezse bu da bir çeşit kaynak israfıdır. Son verilerde üniversitelileşme oranı artarken, genç nüfusta işsizlik oranının %25’lerin üzerinde olması bunun göstergelerindedir. İlk yazımızda konunun genelinden birkaç başlıktan bahsetmekle birlikte sadece bu başlıklarda bile ayrı ayrı detaylandırılabilecek alt başlıklar mevcuttur ve kendi içinde detaylandırılabilir ve oldukça uzun uzun yazılabilir konuşulabilir. Şimdilik burada duralım ve inşallah devamını sonraki yazılarımız da detaylandıralım, sorunları tespit ve çözüm yolları üzerine mütalaalarımızı paylaşalım. Bir sonraki yazımıza kadar sağlıcakla kalınız…
Bu yazı 1149 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» “KAÇIN BU MÜSLÜMANLARDAN…”*
» FRANSA DOĞU AKDENİZ’DE NEYİN PEŞİNDE?
» İHRACAT NEDİR? İHRACATIN FAYDALARI NELERDİR?
» İŞSİZLİK RAKAMLARINA İNANMALI MIYIZ?
» SEBEPLER, SONUÇLAR, ÇÖZÜMLER 2
» Ekonomi, Politika, Diplomasi
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter