15 Ağustos 2020 Cumartesi
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
YAZAR DETAYI
Necati KAYHAN
GERÇEK
Yazı Tarihi: 27 Haziran 2020 Cumartesi 07:14

Yunanlı bir balıkçı bir kasırga esnasında Neptün’e şöyle demiş:

“Ey Tanrı, beni ister kurtar, ister batır. Ben dümenimi kırmadan dosdoğru gideceğim. Zamanında nice dönek, iki yüzlü insanlar gördüm ki. Dünya işlerinden benden daha tedbirli olduğu halde benim kurtulduğum felaketlerden kendilerini kurtaramadılar.

ÇÖMLEK

 

Kram, Dionysios, Platon’a İran işi, uzun damalı ve kokulu bir elbise hediye etmiş. Platon, “Ben erkeğim, kadın elbisesi giymek istemem” diye almamış. Ama Arsistoippos almış ve demiş ki,

“İnsan ne giyerse giysin, erkekse yine erkektir.,”

Yine Dionysios, Aristippos’un yüzün tükürmüş. Aristippos aldırmamış. Dostları bu küçüklüğü suratına vurunca onlara, “Balıkçılar, ufacık bir balık tutmak için tepeden tırnağa deniz suyu ile ıslanmaya katlanıyorlar” demiş.

Dİogenes lahanalarını yıkarken yanından geçerken Aristippos’a, “Lahana ile yaşamayı bilseydin bir zalime dalkavukluk etmezdin” demiş. O da, “İnsanlar arasında yaşamayı bilseydin böyle lahana yıkamazdın” diye cevap vermiş.

BANA GELSİN

Yahya Kemal, elinde bir kitap Kadıköy vapurunda otururken Dr. Mazhar Osman yanına gelir. Mazhar Osman, Yahya Kemal’in elindeki kitabı göstererek, “Üstad, o kitap ne?” diye sorar. “Şiir kitabı. Orhan Veli’nin”

“Yaa! Çok mu güzel? Ben kendilerini tanıyamadım da”

“Tanırsınız canım, dur bir şiirini okuyayım”

Yahya Kemal okumaya başlar:

“Yarısı balık, yarısı insan, in miyim, cin miyim, ben miyim”

Mazhar Osman daha fazla dayanamaz ve gülümseyerek,

“Bana gelsin ne olduğunu söyleyeyim” der.

Not: Mazhar Osman Bakırköy Akıl Hastanesi başhekimi.

MAŞALLAH YAĞMUR YAĞIYOR

Bundan 15-20 gün evvel yağmurun esamesi okunmuyordu. Her gece yağmur yağması için Allah’a dua ederdim. Bilmem ama çok dua edersen isteğin olurmuş. 10 günden beri de ne yağmur, ne yağmur. Mübarek hem de dolu ile beraber yağıyor.

Ben çiftçilerimiz için dua ederken;

Eşim ise “Eyvah, kediciklerim, köpeklerim nasıl korunuyor” deyip üzülüyor. Günlerden Cumartesi, Pazar ama talihsiz bir ülkeyiz. Meteoroloji alfabesinde ne varsa hepsi yeryüzüne düştü. Allah yardımcımız olsun.

AŞK NEDİR?

En büyüğü on yaşında olan bir grup çocuğa aşkın ne olduğunu sormuşlar. Verilen cevaplar şöyle;

Aşk sevgilimizle aramızda bir sürü kötü şey meydana gelmeden önce hissettiğimiz şeydir.

Anneannem sırtından hasta olmuştu ve eğilemediği için ayak tırnaklarına ruj süremiyordu. Dedemin de parmakları hasta olmasına rağmen anneannemin ayak tırnaklarına hep oje sürüyordu. Bence aşk budur.

Adınız, size aşık olan birinin ağzından daha değişik çıkar. O, size adını söylediği zaman “Benim ne güzel adım var” diye düşünürsünüz.

Aşk, birlikte gittiğiniz zaman, sevgilimizin kendi kızarmış patateslerini bizim tabağımıza koyması ve bizim tabağımızdan hiçbir şey almamasıdır”

Aşk, biri sizi ne kadar kırmış olsa da sırf o üzülür diye ona kötü bir şey söylememektir.

Aşk, çok yorgun olduğumuzda bizi gülümseten bir şeydir.

Eğer aşık değilseniz seni seviyorum demeyin. Ama gerçekten  aşıksanız, hep seni seviyorum demezseniz çok ayıp.

TERBİYE

Hükümdarın biri, vezirine oğlundan dert yanıyordu.

“Ben oğlumu iyi bir eğitim alsın, alim olsun, benim yerime iyi bir hükümdar olsun istiyorum. O ise sanatla, müzikle, eğlenceyle vakit geçiriyor. Suç, oğlumun hocasında. Ona iyi yön veremiyor”

Vezir, hükümdarla aynı fikirde değildi:

“Sultanım, sizin oğlunuzun kabiliyetleri bu yönde. Hocası ancak bu kabiliyetlerine yardım edebilir. Oğlunuzun fıtratını değiştirmeye ne yazık ki gücü yoktur. Sizin de bildiğiniz gibi terbiye yaradılışa tabidir” der.

Hükümdar ise terbiye ile yaradılışa yön verebileceğine inanıyordur. Bunu vezirine ispat etmek için sarayında bir eğlence düzenler. Eğitilmiş kedilerin sırtlarına mum yanan tabaklarda, mumları düşürmeden taşımalarını delil göstererek, “Gördün mü vezir. Terbiyeyle neler yapılabiliyor” dedi. Vezir izin isteyerek kalkar, hizmetkarlara birkaç fare yakalamalarını söyler. Hizmetkarlar fareleri görünce kedilerin ortasına doğru attılar. Kedi bu, fare kovalamadan durabilir mi? Sırtındaki tabakları devirip fareleri kovalamaya başladılar. Vezir hükümdarın yanına oturur:

“Gördün mü sultanım. Terbiye yaratılışa tabidir” der.

Bu yazı 492 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» ACI İLE BİTEN AŞK
» ACI İLE BİTEN AŞK
» PARANIN MESAJI
» İNSAN VE DÜNYA
» ITRİ
» ISSIZ TEPEDE 3 MEZAR
» ŞANSSIZ ADAM
» 1966 YILINDAN BİR ANIM
» ÜÇ AKÇE FAZLA
» BİR BARDAK SÜTÜN HATIRI
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter