15 Ağustos 2020 Cumartesi
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
YAZAR DETAYI
Necati KAYHAN
YAĞMUR YAĞDI BÖYLE OLDU!
Yazı Tarihi: 25 Haziran 2020 Perşembe 07:17

2020 yılı Türkiye’ye uğurlu gelmedi. Tüm olumsuzlukları yaşadığımız 2020 yılı ve Mart-Nisan-Haziran  aylarıydı bence…

Soğuk,

Fırtına,

Dolu,

Yağan her gün yağmur…

Don…

Afrika sıcakları…

Bu yazdıklarım çok kısa bir zamana geldi ve insanlığa çok büyük zararlar verdi. Mart ayında havanın eksiye gelişi mahsulü vurdu. Tane yapmasına engel oldu.

Hiç ummadığımız bir yağmur oranıyla karşı karşıya kaldık. Bazı esnaflarımıza oldukça zarar verdi. Tabi bu afetler gerek çiftçimize gerek esnafımıza, gerekse bazı evlere ve yollara zarar verdi.

Tabi ki çiftçilerimize, esnafımızın bir kısmına telafisi mümkün olmayan zararlar verdi.

Peki yalnız Lüleburgaz’da mı oldu? Türkiye’nin hemen hemen birçok yerleşim yerlerinde afetler oluştu. Ülke olarak yastayız.

Dünyanın her yerinde hemen hemen sel felaketleri oldu ve bunun neticesi yine o ülkenin esnafına oldu.

Esnafımızın bu felaketlerin sonunda malının bundan sonra çöpe çıkacak olan mallarının tekrar yerine getirilmesi biraz zor gibi geliyor.

Bir saat durmadan yağan suların yolunu bulacağını herkes biliyor. Televizyonlarda gördüğümüz sel felaketinin çizdiği çizgi nerede çukur varsa oraya dolacaktır.

Aslında olan cadde ve sokağın altında olan işyerlerinin sel felaketinin toplanacağı yerlere akması ve zarara uğratacağı zararın ne kadar üzücü olduğu maddi durumda ise belki de telafisi mümkün olacaktır.

Yine de gelen zarar ziyan yalnız mala olmuş. Allah korusun boğulmalar olmaması için de dua etmeliyiz. Neyse geçmiş olsun. 

İKİ AY

Amerikan başkanlarından James Garfield başkan olmadan önce bir kolejin müdürüymüş. Bir veli çocuğunu okula yazdırırken kendisinden ricada bulunmuş.

“Müdür bey, dersleri biraz basitleştiremez misiniz? Bizim çocuk derslerin hepsini takip edemez. Koleji de bir an önce bitirmek istiyor”

Garfield oldukça olumlu bir şekilde cevap vermiş:

“Bu mümkündür hanımefendi. Önce çocuğunuzun ne olmasını istediğini söyleyin. Çünkü Tanrı her meşeyi bir yüz yılda yetiştirirken, bir kabak için de iki ayı yeterli görmektedir”

İKİ OLDU

Çiftçi, karpuz tarlasına gizlice dadanan çocuklardan bıkmıştır. Tarladan her gün karpuzların sayısı azalmaktaymış.

Çiftçi bir süre düşünür ve en sonunda tarlanın kenarına bir uyarı levhası asar.

“Dikkat! Karpuzlardan birine zehir enjekte edilmiştir.”

Günler geçer, çitçinin artık keyfi yerine gelmiştir. Çocukların karpuz tarlasından bu şekilde el ve ayaklarını çekmesi çok hoşuna gider. Ta ki, bir gün kendi levhasının yanındaki bir levhayı görene dek. Şöyle yazmaktadır levhada.

“O karpuzlardan şimdi iki tane var”

SERMAYE

Ankara’nın tanınmış simalarından bir kadın, Şinasi Nahit’e rastlar. İkisi de çakırkeyiftir. Kadın üstada takılmak ister:

“Sana komünist diyorlar, doğru mu?”

Şinasi Nahit tebessüm eder:

“Benim için neler söylemezler ki… Fakat sizin için Karl Marx’ın bir kitap yazdığını biliyor musunuz?

Kadın biraz sevinçten biraz kibirden çok da meraktan,

“Benim için Marx kitap mı yazmış? Peki adı nedir? der.

“Sermaye” der üstat.

Bu yazı 604 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» ACI İLE BİTEN AŞK
» ACI İLE BİTEN AŞK
» PARANIN MESAJI
» İNSAN VE DÜNYA
» ITRİ
» ISSIZ TEPEDE 3 MEZAR
» ŞANSSIZ ADAM
» 1966 YILINDAN BİR ANIM
» ÜÇ AKÇE FAZLA
» BİR BARDAK SÜTÜN HATIRI
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter