10 Temmuz 2020 Cuma
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
YAZAR DETAYI
Necati KAYHAN
KOLEJİ BİTİREN GENÇLERE ÖĞÜT
Yazı Tarihi: 29 Mayıs 2020 Cuma 07:34

Çocuklar: Artık hayata atılacaksınız. Başarılı olmanız için kendinize iyi örnekleri seçmeye mecbursunuz. Size teklifim, yokuştan inerken göreceğiniz aşı boyalı bir evin önünde durup düşünmenizdir. Vaktiyle orada sadece kalemi ile istibdada, zulme kafa tutan Tevfik Fikret adlı biri yaşamıştı. Ona benzemeye çalışın.

Eğer kendinizde o kudreti bulamıyorsanız, yokuşta aşağıya biraz daha inin, solunuzda Rumelihisarı’nın burçlarını göreceksiniz. O kaleyi aşağı yukarı sizin yaşınızda genç bir Fatih Sultan Mehmet yaptırdı ve ülkesine İstanbul’u kazandırdı. Ona benzemeye çalışın.

Şayet bunu da göze alamıyorsanız, daha aşağılara inince bir mezarlığa rastlayacaksınız. İçinde dünyanın bütün güzelliklerini şahane bir şekilde dile getirmiş şair Yahya Kemal yatıyor.

Onun gibi olmaya bakın.

Yooo, bunu da yapamam derseniz, yolunuza devam ediniz. Karşınıza deniz gelecek. Kendinizi hemen oraya atın.

GÜNÜN SÖZ: “Para gerçek zenginlik değildir. O, sadece ihtiyaçların giderilmesine vasıta olduğu için değerlidir. Bir çölün ortasında hararetten yanan bir insan için birkaç damla su, bir torba altından çok daha değerlidir.

GÜNÜN İNCİSİ: Çok şeye sahip olmak olanaksız değildir, ama saati bir tane olan kişi vaktini çok iyi bilir, iki tane olan her zaman kuşkulanır.

LAFA BAK: Para arttıkça, para sevgisi de artar.

DİLİMİN UCU: Mal da yalan, mülk de yalan. Al biraz sen de oyalan.

BENJAMİN FRANKLİN’İN TAKVİMİ

Gereğinden fazla konuşmak, insanın başına dert açar.

Bir adamı ısır ve iyi bir malzemeden yapılıp yapılmadığını anla.

Eğer aklın sesini dinlemezsen, kulağına bir tokat atar.

Resimlere ve kavgalara uzaktan bakmak en iyisidir.

Erken yatıp erken kalkmak insanı sağlıklı, varlıklı ve akıllı yapar.

Yanlış bir arkadaş ve bir gölge ancak güneş çıktığında sana katılır.

ÇAKIL TAŞLARI

Demosthenes (Demosten) kekeme oluşu nedeniyle onunla alay edenler karşısında üzüntüye kapılır, çoğunlukla susmayı tercih ederdi. Sonunda düzgün konuşmanın çözümünü buldu. Ağzına küçük çakıl taşları alarak konuşa konuşa, yokuş aşağı, yokuş yukarı hızlı hızlı ini çıktı. Kimi zaman tek başına gittiği ıssız yerlerdeki deniz dalgalarını seyirci kabul etti. Kimi zaman da kentin uzağındaki mağara duvarları şahit oldu onun konuşmalarına. Böyle başlamıştı Demosten’in güzel konuşma serüveni.

Demosten’in düzgün telaffuzu ve etkili konuşması ona sadece özgüven sağlamakla kalmamıştı. Güzel konuşmasıyla birçok kişiden hakkını arayarak adaletin yerine gelmesini sağlayacaktı. Nasıl mı?

Zengin olan babası Demosten henüz yedi yaşındayken ölmüştü. Annesine ve kendisine düşen miras için üç vasi tayin edilmiş ancak vasiler onca mirası kendi zimmetine geçirmişlerdi. Büyüyünce bu kişiler aleyhine dava açan Demosten, adamların türlü entrikaya başvurması karşısında yılmadı. Defalarca tekrarlanan mahkemeyi her seferinde kazanarak mahkeme heyetini kendi lehine çevirmeyi bildi. Bundan en büyük hay, Demosten’in iyi savunma yapması, inandırıcı ve ikna edici konuşma yöntemiyle gerçekleri dile getirmesiydi.

Demosten davayı  kazanmıştı ama gelenekleri gereği eline geçen parayı adak olarak dağıtmak zorundaydı. “Miras işime yaramadı olsun, en azından o düzenbazlardan hakkımı aldım” diyerek teselli payı çıkartıyordu kendisine.

Henüz 21 yaşında bir delikanlıydı. Demosten ve ona yardımcı olan hiç kimse yoktu yanında. Ne yakın bir akraba ne candan bir dost…

“Hayatımı kazanmam için para kazanmam şart. Yapabileceğim en iyi şey konuşmak. Bu nedenle avukat olmalıyım” diyordu.

Avukatlık yaparken gelenlere şart koşuyordu Demosten, “Bana yalnızca en zorlu ve en büyük davaları getirin” diye. Savunduğu davaların tümünü kazanarak övgü toplayıp hatip, yazdığı çarpıcı nutuklarla siyasi çevrelerin dikkatini çekmekte gecikmedi. Giderek artan şöhreti ülke geneline yayıldı.

Not: Kekeme okurlarıma ağızlarına biraz iri çakıl taşlarını çalkalamalarını başka bir kitap da daha okumuştum. Siz de deneyin.

Bu yazı 366 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» ÜÇ SUAL
» YUSUF GERÇEK BİR HİKAYE (2)
» YUSUF… GERÇEK BİR HİKAYE (1)
» AŞKIN ÖMRÜ
» BASİT BİR TERCİH
» MİSAFİR
» HASAN ŞENEL DE HASTA
» GERÇEK
» GÜZELLİĞİN TARİFİ
» YAĞMUR YAĞDI BÖYLE OLDU!
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter