01 Ekim 2020 Perşembe
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
YAZAR DETAYI
Necati KAYHAN
GENCİN HASTALIĞI
Yazı Tarihi: 10 Nisan 2020 Cuma 07:28

Hekimlerin padişahı İbn-i Sina zamanın birinde Hazar Denizi’nin kıyısındaki şehirlerden birine genç bir hastayı muayene etmek üzere çağrıldı. Bu bahtsız genç adam, civardaki tüm hekimlerin anlayamadığı, acayip ve garip bir kalp hastalığına tutulmuştu.

İbn-i Sina geldi, hastayı bir güzel muayene etti ve:

“Bana bu şehrin bütün mahallelerini bilen bir kimseyi bulup getirin” dedi.

Aradılar, taradılar böyle bir adamı bulup getirdiler.

İbn-i Sina çağırdığı adamı hasta gencin başucuna getirdi ve kendisi de hastanın nabzını tutarak:

“Bu şehrin bütün mahallelerinin isimlerini tek tek say ancak ağır ağır say” diye emretti.

Adam başladı mahalleleri saymaya. Mahallelerden birinin ismini söylediğinde gencin nabzı birden arttı, hızlandı.

İbn-i Sina:

“Tamam” dedi. “Seninle işim bitti. Allah razı olsun!”

“Şimdi bana bu mahallenin bütün sokaklarını bilen bir adam bulup getirin!”

Az zaman sonra İbn-i Sina’nın yanına adı geçen mahallenin bütün sokaklarını avucunun içi gibi bilen bir helva satıcısı getirdiler.

İbn-i Sina gencin nabzını tekrar tuttu, helvacıya, “Sen, bu mahallenin bütün sokaklarını tek tek, ağır ağır say” dedi.

Helvacı mahallenin başından sonuna kadar sokaklarını tek tek saymaya başladı. Bir sokağın ismini söylediğinde hasta gencin nabzı yine hızlandı.

İbn-i Sina:

“Seninle işim bitti” dedi. “Senden Allah razı olsun”

“Şimdi bana şu sokakta yaşayan herkesin ismini bilen bir adam bulun getirin” dedi.

Helvacı gitti, az zaman sonra adı geçen sokağın sakinlerinin hepsini tanıyan bir kandil yağı satıcısı geldi. Hastanın başucuna oturdu.

İbn-i Sina, bir eli gencin nabzında iken kandil yağı satıcısına dedi:

“Sen o sokağın başından sonuna kadar sıra ile tüm evlerin ahalisinin isimlerini tek tek say ancak ağır ağır say” dedi.

Kandil yağı satıcısı başladı saymaya.

Üçüncü, beşinci ev derken sıra yedinci eve geldi ve yedinci evin sakinleri arasında “Nagihan” adı geçince gencin nabzı damarlarını parlayacak şekilde hızlı hızlı atmaya başladı.

İbn-i Sina gülümsedi ve:

“Mesele tamamdır” dedi. “Bu genç adam falanca mahalledeki, falanca sokakta bulunan evdeki Nagihan” adındaki bir kıza aşıktır. Bütün hastalığı bundandır. Hastalığın şifası da Nagihan’dadır. Evlendirin bunları. Genç şifa bulsun”

Gerçekten de gençler evlendirildi ve hastalıktan eser kalmadı.

NE KADAR YEMELİ?

Meşhur Erdeşir, bir gün Arap hekimine sordu:

“Bir günde ne kadar yemek yemelidir?”

Hekim şöyle cevap verdi:

“Yüz dirhem yeterli olur”

Erdeşir merakla yine sordu:

“Bu kadarı insana ne kuvvet verebilir ki?”

Hekim:

“Bu kadarı seni sırtında taşır, bundan sonrasını ise sen taşırsın” diye cevap verdi. Şekere dikkat!!!

Saygıdeğer okurlarım…

Sizlere kitaplar arasından en güzel hikayeleri okuduğumda bunların da sizlerin canınız sıkılmasın, televizyonlarda, günlük konuşmalarda koronavirüs hastalığının kötü, moralinizi bozan konuşmacılardan hiç olmazsa biraz olsun uzaklaşın istiyorum. Öyle konuşmacılar var ki sanki 100 bin kişi ölecekmiş gibi hissediyor insan. İnsanları korkutuyorsunuz.

Ne olur biraz moralimizi düzeltici konuşmalar yapınız. Sakın ola evinizden çıkmayın. Bunu da atlatacağız inşallah!

 

Bu yazı 551 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» ACI İLE BİTEN AŞK
» ACI İLE BİTEN AŞK
» PARANIN MESAJI
» İNSAN VE DÜNYA
» ITRİ
» ISSIZ TEPEDE 3 MEZAR
» ŞANSSIZ ADAM
» 1966 YILINDAN BİR ANIM
» ÜÇ AKÇE FAZLA
» BİR BARDAK SÜTÜN HATIRI
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter