25 Mayıs 2020 Pazartesi
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
YAZAR DETAYI
Binnur Güdücüler
ÖN YARGILARIMIZ
Yazı Tarihi: 09 Nisan 2020 Perşembe 11:34

Sosyal medyada dolaşırken bir Kızılderili ata sözünü okudum; “Bir insanın ayakkabısını giyip yarım mil yürümeden onu yargılamayın!” Ne kadar anlamlı doğru bir ata sözüydü.

Ön yargı; insanların gruplara, nesnelere, ideolojik fikirlere ve diğer insanlara karşı önceden belirlediği düşünce ve tutumdur. Ön yargı, bir kişi ya da olaya ilişkin yeterli bir bilgi edinmeden, önceden, peşin bir karara varmış olma durumudur.

Bazen, yaşımız, sosyal konumumuz, eğitimimiz ne olursa olsun, insanlara eleştirel gözle bakmaktan hiç geri kalmıyoruz. Bir başkasının giyimi, davranışları, düşünsel yaklaşımları, yaşadığı özel hayatı ile ilgili yargılarda bulabiliyoruz. En adaletsiz yargı ön yargıdır. Ön yargı bir kişiye peşin olarak verilmiş bir hükümdür.

Günümüzde toplumumuzda hemen hemen tüm yaşantımızda ön yargı yaygın bir şekilde karşımıza çıkmaktadır. Ön yargı sadece ona maruz kalan için değil, kimi kez kendimiz içinde ön yargılı olabiliyoruz.

Kendi kendimize ön yargılı davranarak “Yapamayacağım, başaramayacağım, olmayacak…” gibi söylemleri, düşünmek ve davranmakta içimizde derin üzüntüler yaşamamıza yol açabilir. Ön yargılarımızı bir kenara bırakarak başarabileceğimize inanmalı ve öz güvenimizi zedelemekten kaçınmalıyız.

Bir zamanlar dört oğlu olan bir bilge kişi varmış. Çocuklarına acele ve erken karar vermemelerini ve ön yargılı olmamalarını öğretmek için onları eğitmek istemiş. Her birini sırayla uzak bir yerde bulunan ağacın yanına gidip ona bakmak için göndermiş. İlk oğlan kışın gitmiş, ikincisi İlkbaharda, üçüncüsü yazın, sonuncusu sonbaharda gitmiş. Sonra bir gün hepsini bir araya toplamış ve ne gördüklerini sormuş. İlk oğlan ağacın çirkin, yaşlı ve kupkuru olduğunu söylemiş. İkinci oğlan, “Hayır yeşillikle doluydu ve canlıydı” demiş. Üçüncü oğlan başka fikirdeymiş, “Çiçekleri vardı ve kokusuyla görüntüsüyle o kadar muhteşemdi ki, daha önce hiç böyle bir güzellik görmemiştim” demiş. Sonuncu oğlan, hepsinin de haksız olduğunu ve ağacın meyvelerle dolu, canlı ve hayat taşıyor olduğunu bildirmiş.

Yaşlı adam oğullarına hepsinin haklı olduğunu söylemiş, çünkü hepsi farklı mevsimlerde bu ağacı görmeye gitmişler. Onlara; “bir ağacı veya bir insanı, kısa bir süre veya bir mevsim tanıdıktan sonra yargılayamayacaklarını ve neye sahip olup olmadıklarını güzelce anlatmış.”

Hayatı ve insanları bir mevsime bakarak yargılamayalım!

Sevgiyle Sağlıcakla kalın.

 

Bu yazı 1633 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
»  ATATÜRK’Ü ANLAMAK
»  ZAMAN AKIP GİDER
» NASILSIN?
» İNSANCA!
» 23 NİSAN KUTLU OLSUN
» "VEFA DUYGUSU"
» ÖN YARGILARIMIZ
» KORONA İLE HATIRLADIK
» HAYATIN KIYMETİNİ BİLMEK
» ÇANAKKALE GEÇİLMEZ! GEÇİLEMEZDİ!
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter