25 Mayıs 2020 Pazartesi
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
YAZAR DETAYI
Gizem COŞKUN SÜMER
“Ölüm toplasa da çiçekleri, çiçekte tohum biter mi”
Yazı Tarihi: 06 Nisan 2020 Pazartesi 07:39

Benim annem bir sağlık çalışanı idi. Kendisi yaklaşık 45 sene boyunca ameliyathane hemşiresi olarak çalıştı. Size hemşire bir annenin çocuğu olmak nasıldır anlatayım mı? Herkesin annesi her akşam evde olurken sizin anneniz bazen haftada bir bazen haftada iki nöbete kalır, sırf o gece biri yaralanırsa müdahale edebilmek için veya acil bir doğum olursa ona yardımcı olabilmek için sizden ayrı kalır. Geçen gün sordum; “Anne, sence hayatın boyunca kaç hastanın ameliyatına girmişsindir? Mesela kaç sezaryenle bir insanın dünyaya gelişine şahit olmuş, kaç safra kesesi almış, kaç kanserli hastanın hayatına umut olmak için patolojiye parça göndermişsindir? Bilemiyor. Belki 10.000 diyor… Bana annem nöbetteyken telefonda matematik ödevi yaptırırdı. Bazen telefondan bana yumurta kırdırır, okul için kıyafet seçtirirdi. Özel gün ve gecelerimize denk gelen nöbetlerde telefonun ucunda sessizce iç çeker, “Hadi uyu ben sabah yanındayım” derdi.

Bu şu demektir, siz evinizde rahat yataklarınızda uyurken, sağlık çalışanları gece gündüz demeden çalışır. Bu hayat normal seyrindeyken de böyledir. Siz evlerinizde sıcak yataklarınızda uyurken onlar serum takar, dikiş atar, ateş ölçer.

Peki şimdi?

Hastaneden gelen doktor anneler çocuklarına sarılamıyor bile. Günlerdir annesini babasını göremeyen hemşireler var. Bütün o virüslü hastaların kirlilerini toplayan, normalden kat be kat fazla tehlikeli bir yer olan hastaneyi temizleyen sağlık personeli var. Canlarını hiçe sayarak günlerce uyumadan hasta bakan profesörler, evine haftalardır bulaştırma riski olduğu için gitmeyen hastanede danışmanlık yapanlar var.

Balkonlarımızdan çıkıp onları ellerimiz patlayana kadar alkışlıyoruz, ya yetmez ama yine de o yorgun yüzlerde birer gülümseme sağlayabiliyorsak, ne mutlu bize. Elimizden tek gelen bu değil. Olabildiğinde evde kalmak, olabildiğince sağlık sistemine destek olmak için sağlıklı kalmak.

Türkiye’de koronadan hayatını kaybeden ilk hekim Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu. Kendisinin yoğun bakıma götürülürken “Tüm deneysel ilaçları üzerimde deneyebilirsiniz” dediğini biliyor muydunuz? Son anlarında dahi bilime ve insanlığa hizmet etmeyi düşünen bu yüce insanın ruhu şad olsun. Kendisine insanlık olarak çok şey borçluyuz.

Dün de Türkiye Patoloji camiasının büyük hocası Prof. Dr. Feriha Öz’ü kaybetmişiz. Çok üzgünüm. 1960-2011 yılları arasında 100'den fazla bilimsel çalışma ve yayın yapan Öz'ün eserleri, yurt içi ve yurt dışında faaliyet gösteren birçok dergide yayımlandı. Bilime, sağlığa, insanlığa katkıları için gönülden teşekkür ederiz. Unutmayacağız.

Aslına bakarsanız şu an bir savaştayız. Bu bir sağlık savaşı. Ve pek çok sağlık çalışanı eşsiz fedakârlık göstererek hepimiz için savaşıyor. Sağlık emekçilerinin tavsiyelerine uyalım. Onların verdiği bu savaşta bize düşen görev elimizden geldiğince evde kalarak bu hastalığın yayılmasını önlemektir. 

Bu yazım tüm sağlık çalışanları için: Teşekkür ederiz. Emekleriniz için müteşekkiriz. Dayanın, hep birlikte çok güzel günler göreceğiz. Ne diyordu o şarkı:

Eriyen bedenimi düşünme
Göğü giydim üstüme
Yüzünü asma kederine ah anam
Yiğitler bitmez bizde.

 

Bu yazı 1633 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» Yeni Nesil ve Armutlar
» Kadınlar DA Anlar İlimden İrfandan
» Normale dönmek mi, emin miyiz?
» Alt Sınıf derken?
» Sizin de 23 Nisan’ınız kutlu olsun…
» Tarihe Yön Veren Kadınlar: Sabiha Gökçen
» Ne oldu şimdi?
» “Ölüm toplasa da çiçekleri, çiçekte tohum biter mi”
» Değer katmayı öğreten sanat: Kintsugi
» “Koronayak”
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter