26 Mayıs 2020 Salı
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
YAZAR DETAYI
Gizem COŞKUN SÜMER
“Koronayak”
Yazı Tarihi: 01 Nisan 2020 Çarşamba 07:28

Virüsü, ölümü, vakası, sayısı derken hepimiz yavaş yavaş farklı şekillere girmeye başladık hem zihin hem de duygu durumu olarak.

Ancak sürecin bizi çok fazla olumsuz etkilememesi için biraz da olaylara iyi tarafından bakmaya çalışmamız gerektiğinin farkındayım. Evet hem ülke hem de dünya olarak çok büyük bir sıkıntı ile sınanıyoruz, evet çok büyük hatalarımız var ama artık biraz sakinleşmemiz ve de güzel günlere odaklanmamız gerekiyor.

Öncelikle sabun – kolonya – dezenfektan üçlüsünden ve bu üçlünün günde 5678 kez tekrar edilmesinden sebep kuruyup çatlayan ellerimizden başlayalım. Temizliğinden emin olduğunuz evinizde onlara krem sürmeyi ihmal etmeyin. Norveçli balıkçılardan hiç mi ders almadık?

Eve aldığınız market alışverişlerinizi çamaşır suyu ile silerken camları kapıları açın. Evi sık sık havalandırın. Canım Türkiye’m, muhasır medeniyetler seviyesine gelmeden annemin temizlik standardına ulaştı bir anda anlıyorum ama ne zamanki çamaşır suyu şişesini çamaşır suyu ile silmeye başladık, işler orada biraz çirkinleşti.

Maskeni taktın, eldivenini giydin. Markete gittin, her yeri elledin, sonra gittin gözünü kaşıdın, saçını düzelttin, eve geldin eldiveni çöpe atmak için dişlerinle çektin. Bakın burada sırasıyla 2 hata var. Bunları bulalım. Cevapları mail ile bana ulaştıran herkese taze ıspanak göndereceğim, bahçeden.

Mantıcılar ve pişiciler birliği bir yazı yayınladı, gördünüz mü? Eli hamur tutmamış, bugüne kadar mutfağı sadece damacanadan su içmek için kullanan halkın ekmek ve poğaçalar, çeşit çeşit hamur işleri yapmasını kınamış ve şöyle bir beyanda bulunmuşlar: “Elinizin hamuruyla işimize karışmayın.” Aynı birlikten eldivenle hem ekmek hem de para üstü veren abilerimize de bir çare bulmasını beklemeyin, o zor.

Evden çalışmaya geçenler olarak ise ofisten daha zor çalışma şartları ile karşılaşmak hepimizi yordu değil mi? İnsanlara evde olmanın fakat halen çalışmak zorunda olduğunu anlatmanın bir yolu yokmuş, fark ettiniz mi? Sabah kahvaltı bekleyen ev ahalisinin, çocuklara bir yandan yemek yedirirken bir yandan ayak parmaklarınla mail yazmanın, çorba karıştırırken telefon konferansı yapmanın zorluklarını bir bir deneyimlediniz mi? İşe yeniden geri döndüğünde masasını öpecek kaç kişiyiz? Alkolle dezenfekte ettikten sonra tabi ki.

Çocukları ile kaliteli vakit geçirmeye çalışan sevgili arkadaşlarım, evlatlarınız beni aradı, benden hepinize mesaj iletmemi istedi: “Annelerimiz, babalarımız. Bırakın artık mercimekten kum yapıp makarnadan boncuk boyamayı, bizi biraz rahat mı bıraksanız acaba? Salın biraz balkon demiri yalayalım, koltukta zıplayalım, izin verin biraz kalitesiz vakit geçirerek avizede sallanalım. Çocuğuz biz, sırtınıza alıp eşekçilik oynatın, arada koşturmamız da lazım. İmza: “Sizi çok seven yavrularınız.” Elçiye zeval olmaz.

Peki anne ve babalarımızın neler hissettiğini çok iyi anladık mı, nasıl aldılar ama bizden ergenliğimizin öcünü? Kızım bu saatte nereye? Oğlum dışarı çıkma, evde otur azıcık, çok gezme diyen ebeveynlerimiz bizden o kadar güzel intikam alıyor ki inanamıyorum. “Aman anne sakın pazara gitme, ben alırım sana” ya da “Dur baba kahveye gitme, otur evde” demeye başladınız mı? Sizinkiler söz dinliyor mu peki? Benimkiler pek uslu, iyi huylu maşallah, bir iki söyleyince hemen yapıyorlar.

Son olarak bir psikolog yazmış, ben de buradan iletmiş olayım: “Evde karantinada iken dolapla, sandalyeyle, duvarlarla konuşmak normaldir. Bunları yapmanızda bir sakınca yok. Ancak onlar cevap vermeye başladığında bize başvurun”. Ben şahsen cevap vermiyor diye buzdolabı ile kavgalıyım. “Sen de çok doldun, bu kadar içini kabartma” dedim, hiç cevap yok. Ayıp artık.

Şimdi sayın halkım, sakinleş ve o elindeki sirkeli suyu yavaşça yere bırak. Maskeni çıkar, eldivenlerini çöpe at. Kendine güzel bir kahve yap. Balkona veya cama çık, derin bir nefes al. Gülümse.

Geçecek, iyileşeceğiz. Bugünler bittiğinde hepimiz çok daha iyi insanlar olacağız, ben inanıyorum.

Hep birlikte iyileşeceğiz.

 

Bu yazı 977 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» Yeni Nesil ve Armutlar
» Kadınlar DA Anlar İlimden İrfandan
» Normale dönmek mi, emin miyiz?
» Alt Sınıf derken?
» Sizin de 23 Nisan’ınız kutlu olsun…
» Tarihe Yön Veren Kadınlar: Sabiha Gökçen
» Ne oldu şimdi?
» “Ölüm toplasa da çiçekleri, çiçekte tohum biter mi”
» Değer katmayı öğreten sanat: Kintsugi
» “Koronayak”
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter