26 Mayıs 2020 Salı
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
YAZAR DETAYI
Necati KAYHAN
BÜYÜKDERE’DE İKİ BİN YILLIK BİR ÇINAR VARDI (1)
Yazı Tarihi: 28 Mart 2020 Cumartesi 10:58

 

Benim notum: Sayın okurlarım sizlere 6-7 gün okunacak bir belgeyi sunuyorum. Her gün bir bölüm okuyun. Lütfen iyi okuyun ve gazetemden bu yazıyı takip edin.

İnsanoğlunun bozduğu yerleri düzeltmek yerine başka yerleri ele geçirip oraları da yaşanmaz hale getirmek gibi hastalıklı bir takıntısı vardır.

Etrafı dağıtan çocukların yaptığı gibi davranıp başka odalara kaçmam meselenin ana hatlarını oluşturur.

İş zıvanadan çıkıp işler düzelmeyince, bolluk, mutluluk ve refah başka yerlerde aranacaktır.

Bu iflah olmaz tutku, genellikle din rüzgarını arkasına alır.

1096 yılında da bu böyle olmuştur.

Ortaçağ karanlığı Avrupa’nın tam göbeğine düşer., Açlık, sefalet, fakirlik ve en önemlisi cehaletle şişen balon, sömürülen Tanrı inancıyla patlatılır.

Papa 2. Urban, Kudüs’ü fethetmekten söz eder, Kudüs ilahi bir oyun gibi  üç din tarafından da kutsal sayılmaktadır.

Tarihin en derin yerinden barut kokuları duyulur.

“Kudüs bizim, orası İsa’nın doğduğu yer”

Bu arada Müslümanlar da “Hayır bizim! Kirli ellerinizi kutsal kentimizden çekin. Bu topraklar bize ait” dediler.

Ve Avrupalılar “Peygamberimizin gökyüzüne yükseldiği yer nasıl bir başkasının olabilir. Buranın esas sahipleri bizleriz”

Ne var ki Kudüs sadece bir semboldür.

Hem manevi hem de maddi açıdan zor yıllar geçiren Avrupa içinde bulunduğu dönemden kurtulması için “İstila etmek” duygusuyla hareket etmeye başlar.

Tüm servetin, tüm refahın Doğuda olduğu kanaati hakimdir.

Orta çağda, batı ve doğu coğrafyası arasında derin uçurumları o zaman yaşayan tarihçilerden öğreniyoruz. Tarihçi Usame, Frenklerin yargı sistemini şu örnekle anlatıyor.

“Ortaya içi su dolu kocaman bir fıçı kondu. Kendisinden kuşkulanılan genç adam sımsıkı bağlandı, koltuklarından ipe asıldı ve fıçının içine atıldı. “Eğer masumsa suya gömülür ve onu iple çekeriz” diyorlardı.

“Suçluysa asla suya gömülmez” Zavallı adam fıçının içine atılınca dibe kadar inmek için elinden geleni yaptı. Ama başarılı olamadı ve onların kanunun sonuçlarına katlanmak zorunda kaldı. Allah belalarını versin! O zaman kızgın gümüş bir şişle, gözleri dağlanıp kör edildi.

Devamı yarın

BANA BİR ŞEY OLMAZ!

İstanbul’da bir esnaf büyük bir beze şunu yazıp dükkanının bir tarafına yazmış:

“Bu da geçer yahu!!”

Tamam bu da geçer ama deler de geçer.

Şu insanımızın koronavirüs hakkında düşündüklerine bakın. Bu tip insanların bu düşünce yapısı ile koronavirüs belasını başımızdan nasıl def edeceğiz.

--

Televizyonda spiker parkta oturan yaşlı bir adama soruyor:

“Neden evden dışarı çıktın. Hastalıktan korkmuyor musunuz?”

Adamın cevabına bakın:

“Atın ölümü arpadan olsun”

--

Yine parkta bankta oturana spiker soruyor:

“Siz yaştaki insanlara devlet dışarı çıkmayın diyor”

“Hanım bugün temizlik yapacağım, evden çık git ded”

--

Televizyonda spiker soruyor?

Yaşlısınız, neden evde oturmuyorsunuz?  Koronavirüsten korkmuyor musunuz?

Cevaba bakın: “Evde canım sıkıldı, bir hava alayım” dedim.

--

İstanbul ve Ankara’da toplu taşımalara 60 yaşından sonra ücretsiz uygulanmaya başladı ya. Ne kadar yaşlı varsa hepsi beleş diye belediyenin otobüslerine binip duruyolar.

Neden evde oturmuyorsun diyenlere de “Gezmeyi seviyorum” diyor.

Bu yazı 489 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» BEYİN GÖÇÜNÜ DURDURUNUZ!
» SİNİRLİLİK
» MECBURİ REJİM
» O SABAH Kİ SES
» AŞKA DAİR NE VARSA!
» ENVER PAŞA VE ATATÜRK
» O TAŞLAR BU TAŞLAR
» İLİM AYAĞA KALKMAZ
» GERÇEK NEDİR?
» SAĞLIĞIN SIRRI
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter