26 Mayıs 2020 Salı
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
YAZAR DETAYI
Gizem COŞKUN SÜMER
Dünyanın bize söylemek istediği bir şeyler var
Yazı Tarihi: 27 Mart 2020 Cuma 07:44

Görmüyor muyuz hala? Biz insanlıktan çıkıp sadece “tüketici” olmaya başladığımız için dünyanın da insanın evi olmaktan çıkıp sadece “sağlayıcı” olması yüzünden başımıza bunların geldiğinin farkında değil miyiz?

Oysaki dünya bizim evimiz. Ona iyi bakmaya, ona iyi davranmaya mecburuz. Belki de bunları unuttuğumuz için bu durumdayız.

Şu ünlü sözleri bir hatırlayalım: “Bir şey satın aldığımızda ödemeyi parayla değil, hayatımızdan para kazanmak için harcadığımız zamanla yapıyoruz” demiş Jose Mujica. Kendisi Uruguay’ın devlet başkanı ve üzerine kayıtlı sadece 1 adet 1975 model vosvosu var. Ayrıca banka hesabı ya da benzer başka tür bir varlığı da yok. Kendisini en yoksul devlet adamı olarak tanımlayanlara ise şu cevabı veriyor: “En fakir devlet başkanı olarak anılıyorum ama kendimi fakir hissetmiyorum. Fakir insanlar sadece pahalı bir hayat tarzına sahip olmayı sürdürmek adına çalışan insanlardır ve her zaman daha fazlasını, daha fazlasını isterler”. Tanıdık mı?

En çok benim kıyafetim olsun. En son model araba benim olsun. En iyi çanta, en kaliteli saat, en büyük ev benim olsun istiyoruz. Birbirinin aynısı bireyler oluyoruz. Aynı şeyi okuyan, aynı tip müziği dinleyen. Aynı tarz giyinen, aynı makyajı yapan kişiler. Tüm “iyi” algısı şekillendirilip önüne koyulmuş bir toplumuz biz. Çoğunluk ona sunulanı kabul etmiş yadırgamadan... Geriye sadece koca bir makine gibi otomatik olarak her şeyi sindirip kabullenen tüketim toplumu kalmış. arkasında öğüttüğü artıkları ile.

En son ne zaman bir arkadaşımızın yanına gideceğimiz, birisini göreceğimiz için heyecanlanarak bir kıyafet giydik peki? Bindiğimiz arabaların içinde mutsuzluk göz yaşları döktükten sonra son model olmasının ne önemi kaldı? Kocaman evlerimize kocaman dolaplar yaptırdık ama kocaman mutfaklarımızda en son kim için yemek pişirdik de mutlu olduk? En son ne zaman birinin yanındayken zamanı unutup son model saatimize baktığımızda dört saatin çoktan geçtiğini fark ettik? 

Biraz azalmaya ihtiyacımız var. Var olanla yaşamaya çalışmaya. Az ile yetinmeye. Biraz tüketmemeye ihtiyacımız var. İnsanlık olarak, üretmemiz, önce kendimiz sonrasında da dünyamız için bir şeyler yapmamız gerekli. Tüketici olmaktan çıkıp yeniden “insan” olmaya dönmemiz gerekli.

Artık ikili ilişkilerimiz bile hep almaya vermeye yönelik, hep ilgi gören, daima sevgi alan taraf olmak, isteğimiz bu. Kimse layığı ile birini sevmeye çalışmıyor artık. Beklemiyor, çabalamıyor, sabretmiyor hatta hissetmiyor. Sonrasında arkadaşlıklar, sevgiler ve hatta evlilikler bitiyor. Tüketici toplumunda yaşamanın belki de en sıkıntılı yanı, kişinin tüketecek bir şey bulamadığı zamanlarda kendini tüketmesidir.

Bence hazır hiçbir şey yapmadan evlerimizde oturuyorken, biraz kendimizi, geçmişimizi ve geleceğimizi düşünmekte fayda var. 2020 yılının başlarından itibaren başımıza gelen felaketlerden sonra artık dünyanın bize söylemek istediği şeyleri anlamamız gerekli, çok geç olmadan.

Yoksa bizden sonraki nesillere çok fazla bir şey kalmayacak gibi, bu gidişle tükenmişlik sendromunu bile tüketmiş olan son nesil olacağız…

 

 

 

 

 

Bu yazı 925 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» Yeni Nesil ve Armutlar
» Kadınlar DA Anlar İlimden İrfandan
» Normale dönmek mi, emin miyiz?
» Alt Sınıf derken?
» Sizin de 23 Nisan’ınız kutlu olsun…
» Tarihe Yön Veren Kadınlar: Sabiha Gökçen
» Ne oldu şimdi?
» “Ölüm toplasa da çiçekleri, çiçekte tohum biter mi”
» Değer katmayı öğreten sanat: Kintsugi
» “Koronayak”
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter