26 Mayıs 2020 Salı
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
YAZAR DETAYI
Gizem COŞKUN SÜMER
Bir virüs kadar vicdanı olmayanlarla yaşamak…
Yazı Tarihi: 25 Mart 2020 Çarşamba 07:16

Mizah her zaman güçlü bir silah olmuştur. İzahı olmayan şeylerin mizahı olur denmiş zamanında, çok doğru. Bizler de halk olarak mizahı çok severiz. Severiz sevmesine de suyunu çıkarıyoruz giderek.

Büyüklerimizi, yaşlılarımızı, daha açık konuşmak gerekirse, annelerimizi, babalarımızı, dedelerimizi, dışarı çıkmalarının onlar için tehlikeli olduğu gerçeği ile yüzleştirmeye çalışırken yine yeni yüzyılın “etkileşim kasma” dediği can yakan, yürek burkan videoları ile karşı kaşıya kaldık. Bakın, yaşlı insanların bir kısmını umursamazlıkları için eleştirmek ayrı, derdi tasası nedir bilmeden bir amcayı veya teyzeyi aşağılamak ve üzmek başka bir şey. Bunu yaparken de video çekip bu budalalığı göstermeye çalışmak için ise kelimelerim yetersiz. Evet, hanımla bir evde kalamıyorum, canım sıkılıyor diyerek dışarı çıkan, umreden geldiği halde kendini karantinaya almayan, kahvelerde kıraathanelerde gezen, banklarda gereksiz şekilde canını tehlikeye atan sevgili büyüklerimize ben de kızdım. Duyarsız olmasınlar diye yazdım, çizdim.

Ancak, düşünsenize, bir amca hastaneye gidecek, 65 yaş kartını otobüs kabul etmemiş, cebinde parası yok, eve dönüyor mecbur. Ayrıca 3000 TL ceza kesilecek diye de ödü kopuyor. Yetmiş yaşında, ölümle burun buruna olduğu bir hastalığı var ama ücretsiz kartı iptal olduğu için hastaneye gidecek, taksi tutacak minibüse binecek parası yok. Bütün bunu anlamayan, bunların hiçbirinden anlamayan bir yeni yetme de karşına geçmiş sana izan veriyor, akıl veriyor.

Yer yarılıp içine girseydim dediğim anlar. Çok üzüldüm, çok üzgünüm.

Bunca zaman anlamayanlar için yeniden yazıyorum:

Bu virüsün en riskli yaş grubu yaşlılar ve kronik rahatsızlığı olanlar. Ve genellikle bizim ülkemizde bu ikisi bir bünyede sıkça tezahür ettiğinden tüm yaşlılarımızın evlerinde kalması önemli. Çünkü onları korumak istiyoruz. Fakat asıl taşıyıcı olup hiçbir belirti göstermeden bu hastalığı atlatacak olanlar bizleriz, yani gençler. Dün eve gelen bir kargodan bu virüsü kapmadığını bilemezsin. Dün gittiğin market rafından veya işe gidip geliyorsan halen toplu taşımadan veya eşinden bu hastalığı kaptı isen eğer, taşıyıcı olabilirsin, fark etmeye bilirsin. Fark etmeden de bunu riskli yaş grubuna geçirebilirsin. Önce sen evde kal, dışarıda yaşlı mı var diye gezip durma. Sen evinde otur. Sen evinde kal. Kimse senden dışarı çıkıp yaşlılarla alay etmeni istemiyor. Evinde kal, evinde otur. Sen evinde kalacaksın ki, bu süre zarfında onlar dışarı çıksa bile riskli olmasınlar.

Hiç bilmiyoruz; mizahı düzgün yapmayı, insanlara düzgün dille bir şeyler anlatmayı, saygı göstermeyi, bir şeyleri dozunda bırakabilmeyi.

Ve çok biliyoruz; her zaman her şeyi, bilimi bilim insanlarından, hastalığı doktordan, hatta virüsü kendisinden.

 

 

Bu yazı 1077 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» Yeni Nesil ve Armutlar
» Kadınlar DA Anlar İlimden İrfandan
» Normale dönmek mi, emin miyiz?
» Alt Sınıf derken?
» Sizin de 23 Nisan’ınız kutlu olsun…
» Tarihe Yön Veren Kadınlar: Sabiha Gökçen
» Ne oldu şimdi?
» “Ölüm toplasa da çiçekleri, çiçekte tohum biter mi”
» Değer katmayı öğreten sanat: Kintsugi
» “Koronayak”
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter