10 Nisan 2020 Cuma
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
YAZAR DETAYI
Necati KAYHAN
ÜÇ HEYKEL
Yazı Tarihi: 22 Şubat 2020 Cumartesi 07:39

İki komşu ülkenin hükümdarları birbirleriyle savaşmazlar ama her fırsatta birbirlerini rahatsız ederlerdi. Doğum günleri ve bayramlar onlar için ilginç armağanlar göndererek karşıdakine zeka gösterisi yapma fırsatlarıydı.

Hükümdarlardan biri, günün birinde ülkesinin en önemli heykeltraşını huzuruna çağırdı. İstediği birer karış yüksekliğinde, altından, birbirinin tıpatıp aynısı üç insan heykeli yapmasıydı. Aralarında bir fark olacak ama bu farkı sadece ikisi bilecekti.

Heykeller hazırlandı ve doğum gününde komşu ülke hükümdarına gönderildi. Heykellerinin yanına bir de mektup konmuştu.

Şöyle diyordu heykelleri yaptıran hükümdar :

"Doğum gününü bu üç altın heykelle kutluyorum. Bu üç heykel birbirinin tıpatıp aynısı gibi görünebilir. Ama içlerinden biri diğer ikisinden çok daha değerlidir. O heykeli bulunca bana haber ver."

Hediyeleri alan hükümdar önce heykelleri tarttı. üç altın heykel sadece gramına kadar eşitti. Ülkesinde sanattan anlayan ne kadar insan varsa çağırttı. Hepsi de heykelleri büyük bir dikkatle incelediler, ama aralarında bir fark göremediler.

Günler geldi geçti. Bütün ülke hükümdarın sıkıntısını duymuştu. ve kimse çözüm bulamıyordu. sonun da hükümdarın fazla isyankar olduğu için zindana attırdığı bir genç haber gönderdi. iyi okumuş, akıllı zeki olan bu genç, hükümdarın bazı isteklerine karşı çıktığı için zindana atılmıştı.

Başka çaresi olmayan hükümdar bu genci çağırttı. Genç önce heykelleri sıkı sıkıya inceledi sonra ince bir tel getirilmesini istedi. Teli birinci heykelciğin kulağından soktu tel heykelin ağzından çıktı.  İkinci heykele de aynı işlemi yaptı. Tek bu kez diğer kulaktan çıktı. Üçüncü heykelde tel kulaktan girdi ama bir yerden dışarı çıkmadı. Ancak telin sığabileceği bir kanal kalp hizasına kadar iniyor, oradan öteye gitmiyordu.

Hükümdar heykelleri gönderen komşu hükümdara cevabı yazdı :

"Kulağından gireni ağzından çıkartan insan makbul değildir.  bir kulağından giren diğer kulağından çıkıyorsa o insan da makbul değildir.  En değerli insan, kulağından gireni yüreğine gömen insandır. Bu değerli hediyen için teşekkür ederim.

YEMEK İLE İLGİLİ

•Size rızık olarak verdiğimiz helal ve temiz yemeklerden yiyin ve Allah'a şükredin.

•Ey iman edenler, mallarınızı aranızda batıl sebeplerle yemeyin (ve daha sonra da) kendinizi öldürmeyin.

•Yemek ile namaz bir araya geldiği zaman, önce yiyin, sonra kılın.

•Sıcak yemekte bereket olmaz. Allah Teala bize ateş yedirmez, yemeği soğutunuz.

•Yemeğin sonu daha bereketlidir

•Yemekten sonra yıkamak günahları giderir, yemekten önce elleri yıkamak yoksulluğu giderir.

•Yemeği namaz kılmakla eritiniz ve yemekten sonra hemen uyumayınız. Aksi kalpleriniz kararır.

•Ya Aişe (Ayşe) tencere kaynattığınız zaman oraya fazla kabak koyun zira kabak kalbi takviye eder.

•Yemekte ve içmekte İtidale riayet etmeyenler kendilerinin düşmanıdır.

•Davetlerin en kötüsü, zenginlerin çağrıldığı fakirlerin çağrılmadığı düğün yemeğidir.

•Kul dostları ile yediğinden hesaba çekilmez.

•Çok yemek hastalık mayasıdır.

•Yemeğe Allah'ın ismiyle (Besmele) ile başla, sağ elinle ve önünden ye.

•Kul üç yemekten mesul değildir:

1- Sahur 2- İftar 3- Dostları ile yediği yemeklerden

•Bir tane de benden: Yemek yedikten sonra evin içinde kırk adım atın.

 

 

Bu yazı 553 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» GENCİN HASTALIĞI
» ALLAH BİR DAHA YAZDIRMASIN
» GÜZEL HİKAYELER
» ÜÇ KİŞİ
» EVDE OTURUN
» BİZE YENİ ROBİN HOOD’LAR LAZIM
» BÜYÜKDERE’DE İKİ BİN YILLIK BİR ÇINAR VARDI (4)
» BÜYÜKDERE’DE İKİ BİN YILLIK BİR ÇINAR VARDI(3)
» BÜYÜKDERE’DE İKİ BİN YILLIK BİR ÇINAR VARDI (2)
» BÜYÜKDERE’DE İKİ BİN YILLIK BİR ÇINAR VARDI (1)
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter