09 Temmuz 2020 Perşembe
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
YAZAR DETAYI
Binnur Güdücüler
BEN BİR KADINIM
Yazı Tarihi: 12 Aralık 2019 Perşembe 07:45

Ben bir kadınım… İnsanların bir araya geldiğinde sohbetleri sırasında suskunluk olduğunda “kız doğdu…”diye başlar hikayem...

Oysa ki hayat benimle başlar; Erkeği, kızı karnında taşıyan, doğuran, besleyen, büyüten, hayat veren, can veren gelecek nesilleri yetiştiren, hayata hazırlayan benimdir.

Ben bir kadınım… Sabahın ilk ışıklarıyla gün benimle başlar; soframla, ürettiklerimle, yaşattıklarımla, sevgimle, fedakarlıklarımla.. Anne, eş, evlat, dost, komşu olarak hayatın içindeyim...

Peki neden  bu kadına şiddet, gencecik bedenleri soldurmakta?

Bu şiddet eylemlerinin toplumsal kaynağı nedir? Sadece cinsiyet farklılığından mı kaynaklanmaktadır? Ekonomik, sosyal, kültürel yapılarla ilişkisi nedir?

Milli kültürümüze baktığımızda Türk boylarında  kadın daima erkeğinin yanında yer alır, söz sahibi olurdu, Avrupa ve Ortadoğu’da kadınlar bir mal gibi alınıp satılırken, köle muamelesi görürken, Türklerde kadın erkekle eşit statüdeydi ve devlet başkanlığı yapmaktaydı.

 Dinimizde de Peygamberimiz "Kuran-ı Kerim"deki ayetler doğrultusunda kız erkek ayrımını yasaklayarak, toplumdaki erkek çocuğunu üstün tutma geleneğini ortadan kaldırmaya gayret etmiştir, peygamberimizin ölümü ile bir zaman sonra kız çocuklarının, kadınların hakkı elinden alınmıştır.

Türklerde de  İslamlaşma süreci ile birlikte Arap kültürünün Türk toplumuna olumsuz etkisi ile zamanla Türk kadını toplumda ikinci plana itilmiş, hakları elinden alınmıştır. Cumhuriyetimizin kuruluşu ile birlikte Türk kadını toplumda hak ettiği statüyü yeniden kazanmıştır.

Bugün ortada bir şiddet sorunu var ise bizler kendi toplumsal yapımızı bilerek sorunu çözmek zorundayız ve tüm halkımızın farkındalığı ve olumlu desteği ile çözebiliriz.

Unutulmamalıdır ki, hiçbir şiddet türü şahsi bir mesele değildir ve aile içi bir mesele gibi değerlendirilip susmayı gerektirmemektedir. Hiçbir sebep bir canlıya şiddet uygulanmasını mazur gösteremez. Bunun için de bireysel olarak, toplumsal olarak ve devlet eliyle kadına şiddetin önlenmesi adına gereken tüm adımlar bir an önce atılmalı, sorumluluklar alınmalı ve ölümle dahi sonuçlanabilen kadın istismarı ve kadına şiddet vakaları son bulmalıdır.

Yazımı Mustafa Kemal Atatürk’ün bir sözü ile sonlandırmak istiyorum: “İnsan topluluğu kadın ve erkek denilen iki cins insandan mürekkeptir. Kabil midir ki, bu kütlenin bir parçasını ilerletelim, ötekini ihmal edelim de kütlenin bütünlüğü ilerleyebilsin? Mümkün müdür ki, bir cismin yarısı toprağa zincirlerle bağlı kaldıkça öteki kısmı göklere yükselebilsin?”

“Ey kahraman Türk kadını, sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın”

Haftaya bu sayfada buluşmak dileği ile sevgiyle kalın.

Bu yazı 1633 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» EMEK
»   YAZ DOSTTUM  
» BAKMAK VE GÖRMEK
»   SORGULAMAK
» Öyle Horozlar Vardır ki, Öttükleri İçin Güneşin Doğduğunu Sanırlar
»  PANDEMİ SONRASI
»  ATATÜRK’Ü ANLAMAK
»  ZAMAN AKIP GİDER
» NASILSIN?
» İNSANCA!
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter