10 Aralık 2019 Salı
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
YAZAR DETAYI
Ahmet GÜDÜCÜOĞLU
MEYDANLAR
Yazı Tarihi: 21 Kasım 2019 Perşembe 09:22

 Kent meydanları, o kentte yaşayanların kullanımına açık, insanları bir arada tutan, kentte yaşayanları bir araya getiren, toplumsal taleplerin dile getirildiği alanlardır. Meydanlar toplumların, kentlerin, kalbinin attığı, nabzının tutulduğu yerlerdir. Sosyal, kültürel, sanatsal yaşamın daha fazla yansıtıldığı, kentlinin ev dışında sosyalleştiği mekânlardır. Festivallere, kültürel ve sanatsal faaliyetlere ev sahipliği yapar. Şehrin en önemli tarihi eserleri, meydanın çevresinde toplanmışlardır. Sanat eserleriyle, heykelleriyle kentin turistik alanı haline gelmişlerdir. Örneğin İngiltere’de geniş bir alana kurulmuş Hyde Park’ta, şehrin nefes alması yanında, içerisinde yer alan konuşma meydanıyla da herkes fikrini rahatça ifade edebilmektedir. Bir meydanın boyutları, biçimi, geometrisi, mimari nitelikleri, o meydanın özeliklerini belirler. Ama bu yeterli değildir. Bütün mimari mekânlar gibi oradaki yaşanmışlıklar, tarih ile bütünleşmiş olaylar, meydanın gücünü ortaya koyar. Bütün dünyada kentler meydanları ile var olur ve tanınır. Kent kültürü, meydanlarda oluşur. Kentlere değişik yörelerden gelen insanların hemşerileşmesine, meydanlar katkı yapar. Meydanların tarihi, kentleşme tarihi kadar eskiye uzanır. Toplumsallaşma mekânsal ölçekte meydanlarla ilişkilidir. Eski Yunan’da “agora” meydanı, Roma’da “forum” meydanı, kent halkının bir araya geldiği, konuşup tartıştığı mekânlar oluşmaktadır. Doğrudan katılım ile kent yönetimine ilişkin meselelerin konuşulup karara bağlandığı meydanlar demokrasinin de ilk örneklerine ev sahipliği yapar. Paul Eluard, “hıncahınç meydanlara yazarım adını” dizeleri ile özgürlüğe seslenir. Şairin zihninde özgürlük, böyle meydanlara yakışmaktadır.

 Cumhuriyet döneminde yapılan ilk işlerden birinin meydan açmak olması anlamlıdır. Bu süreçte başlayan yapısal dönüşümün ilk işareti meydanlardı. Kent meydanları, tarihi sürecin beraberinde getirdiği etkilerin sonucu olarak, birçok değişikliğe uğramış bulunuyor. Bu alanlar, zaman içerisinde kendi özgün yapılarını kaybetti. Sanayinin doğurduğu göçlerle kalabalıklaşan şehirlerin kendilerine özgü yapıları, buna bağlı olarak değişti. Kentlerin ayrılmaz bir parçası olan meydanlar, şu an yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. İstanbul’da bu şekilde birçok meydan var. Bu eski meydanlar şimdi yerini çarşılara, dükkânlara, taşıtlara bırakmış durumda. Sosyal hayatın temel direklerinden bir tanesi olan kent meydanları, şimdilerde görüntü kirliliğiyle savaşıyor. Meydanları olmayan ya da kalmayan kentlerde, toplumsal yaşam kültürü gelişemez. Demokrasi bilinci ise güçlenemez; hatta geriler. Meydanlar demokrasilerin akciğerleridir. Dünyanın en demokratik kentlerine baktığınızda, çağdaşlığa ulaşmaları konusunda kent meydanlarının önemi çok büyüktür. Bu ülkeler tarihsel yapılarını, sokaklarını, meydanlarını yaşatmakla, korumakla hep övünürler. Şöyle bir gerçek var ki, meydanlar bir kentin sahip olduğu kimliklerdir. Nefes alır, bulunduğu yerin enerjisini, sevincini, çoşkusunu, üzüntüsünü dile getirir.                      

 


 

Bu yazı 372 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» ÇOCUKLARIMIZ
» HAYALLERİMİZ      
» OKUMANIN GEREĞİ
» MUTLULUĞUN PEŞİNDEN
» BİZLER
» MEYDANLAR
» MÜZE
» SARILMAK
» OKUMAK
» İNTİKAM
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter