10 Aralık 2019 Salı
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
YAZAR DETAYI
Necati KAYHAN
ÖLÜM AYIRANA KADAR
Yazı Tarihi: 20 Kasım 2019 Çarşamba 07:41

Bayan Straus’un Titanik faciasından kurtulan hizmetkarı Mabel Bird kurtulduktan sonra şu öyküyü anlatmıştır.

“Titanik batmaya başlayınca panik olan kadınlar ve çocuklar kurtarma botlarına indirildiler. Bay ve bayan Straus o kadar sakinlerdi ki yolcuları rahatlatıyorlardı. Hatta yolcuların botlara binmelerine yardımcı oldular. Onlar olmasa boğulurdum. Ben kırkıncı ya da ellinci bottaydım. Bayan Straus benim bota binmemi sağladı ve yanıma kalın halatlar verdi. Daha sonra Bay Straus, karısına bota binmesi için yalvardı. Bayan Straus tek bacağını attı ama aniden fikrini değiştirdi, ayağını geri çekti. Batmakta olan gemiye döndü. ‘Lütfen sevgilim bota bin’ diye yalvardı kocası. Bayan Straus yıllarını birlikte geçirdiği en iyi dostu, kalbinin sahibi ve ruhunun ilacı olan erkeğin gözlerine derin derin baktı. Kolunu kavrayıp ona iyice yakınlaştı.

“Hayır, bota binmeyeceğim. Yıllarımızı birlikte geçirdik. Artık yaşlandık. Seni bırakmayacağım, benim yerim senin yanın.”

Onları en son orada görmüşler. Güvertede el ele gemi batarken kendisini kocasına adayan kadın koruma duygusuyla kocasına sarılmış. Hiç ayrılmamacasına.

Şimdi size soruyorum;

1-Bu bayanın yerinde olsaydınız, aynı tercihi yapar mıydınız?

2-Okuduğunuz parçada kadınlar erkeklere göre aşklarına ve eşlerine daha derinden mi bağlı oluyorlar?

 

ÇORAPLAR

Çevresinde sevilen, sayılan bir adam çok hastalanmıştı. Ölümü yaklaştığını anlayınca çocuklarını yanına çağırdı.

“Size tek bir vasiyetim var” dedi. “Beni çoraplarımla gömeceksiniz” Sonra da büyük oğlunu yanına çağırdı ve kapalı bir zarf verdi.

“Bunun içinde bir mektup var. Ama zarfı çok zor durumda olduğunuzda, halledemediğiniz bir sorun olduğunda ya da ne yapacağınızı bilmediğiniz bir durumla karşılaşınca açacaksınız” diye vasiyet etti.

Çocukları ‘Çorap’ sorununu pek anlamadılar. Babalarının ne yapmak istediğini bir süre aralarında tartıştılar.

Ve büyük oğlu zarfı güzelce sakladı. Baba bir süre daha hasta yattı. Bu arada çorap vasiyeti de tabi oğullarının akıllarından çıktı.

Sonra bir gün adamcağız öldü. Tüm aile başında toplanmış son saygı görevlerini yaparken hepsinin kafasında çorap sorunu canlandı.

Oğulları ailenin öteki büyüklerine babalarının sorununu açtılar ama vasiyeti her duyan itiraz etti.

Sonunda bir din adamına gitmeye karar verirler. Din adamı bu çoraplarla gömülmenin dini geleneklere uygun olmadığını söyledi.

Babalarını çok seven çocukları onun son isteğini yerine getirebilmek için düşündüler, taşındılar ama bir çare bulamadılar. Kime danıştılarsa olumsuz yanıt aldılar.

Tüm çocuklar sıkıntıyla kara kara düşünürken adamın en büyük oğlunun aklına babasını bıraktığı zarf geldi.

Kardeşlerine söyledi, hepsi birden ‘Açalım, belki orada bir çare buluruz’ dediler. Büyük oğul zarfı gizlediği yerden aldı getirdi. Küçük sade bir zarftı. Açtılar, içinde küçük bir kağıt vardı. Üzerindeki yazıyı büyük oğlu okudu, sonra kardeşlerine verdi. Kağıtta şu yazıyordu;

Soru: Kağıtta ne yazıyor?

Bilene bir porsiyon et döner ve ayran.

 

 

 

Bu yazı 345 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» GİZLİ YÜZ (1)
» SEÇENEK
» VERGİ CEZASI
» KENTE ATILAN İMZA – SÜLEYMANİYE (5)
» KENTE ATILAN İMZA –SÜLEYMANİYE (4)
» KENTE ATILAN İMZA-SÜLEYMANİYE (3)
» KENTE ATILAN İMZA- SÜLEYMANİYE (2)
» KENTE ATILAN İMZA – SÜLEYMANİYE (1)
» Dikkat selam dur
» KİM OLABİLİR?
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter