09 Aralık 2019 Pazartesi
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
YAZAR DETAYI
Ahmet GÜDÜCÜOĞLU
İNTİKAM
Yazı Tarihi: 09 Kasım 2019 Cumartesi 09:20

 İntikam duygusu dendiğinde içimi değişik bir karamsarlık düşünceleri kaplar. Bize birileri kötülük yaptığında, nefret söylemleri sunduğunda içimizi o önlenemez bir gün mutlaka karşılık verme duyguları kaplar. Karşılık verme gününü bekleme, hırsla intikam duygularına sarılma bizleri birçok çözümsüzlüğe götürür. Beklediğimiz karşılığı vermek bizleri acaba ne kadar rahatlatır. Birincisi birine kayıp yaşatmak, bizim geçmişte yaşadığımız üzüntülü olayı geri getirmez. İkinci olarak erdemli bir davranış değildir, çünkü intikam alanı, geçmişte yaşadığı haksızlığı bu sefer yaşatan kişi konumuna düşürür. İntikam alan “ders verme” amacı güdüyor olsa da aslında haksızlık yapanı taklit ederek “ders alan” konumuna düşmüştür. Üçüncü olarak intikam her zaman kan davası türü sonu gelmez döngülere dönüşür. Çünkü intikam almak isteyen kişi, adaletin yerine gelmesi için her zaman kendisine yapılan kötülükten daha fazlasını yapmak ister. Bu da karşı tarafta yer alan kişiye yeniden intikam alma hırsı uyandırır. Sonuç olarak intikam bir güç gösterisi değil, tam tersine bir zayıflıktır. İnsanın kişiliğinde yer alması gereken ahlak anlayışına göre, yenilgiyi kabul etmenin bir göstergesidir.

 Nelson Mandela hapisten çıktığında artık yaşlanmıştı. Ömrünün tam yirmi sekiz yılını zindanlarda geçirmişti. Sadece haklı bir davanın savaşçısı olarak değil, bir tür erdemlik abidesi vasfına sahip olduğu için de yirminci yüzyılın en ünlü mahkûmu olmuştu. Tahliyesi, bütün dünya televizyonlarında canlı olarak yayımlanmıştı. Hapisten çıktığında, onu arayanlar arasında Bill Clinton da vardı. Biraz konuştuktan sonra, Clinton, bir şey sormak istiyorum demiş. Verdiğin demeçlerde, seni hapse atan ve cezaevinde zulmeden adamlara karşı kin ve öfke duymadığını, söylemişsin. Basına söylediğin bu sözler, gerçek duyguların olamaz, değil mi? Mandela, kesin bir ifadeyle karşılık vermiş: “Tabii ki gerçek duygularım bunlar. Düşmanlarımdan nefret edersem, onlar kazanmış olur. Çünkü onların güç aldığı siyaset, nefret üzerine kuruludur. Ben onca yılı hapiste, düşmanlarıma kin duymayarak ve onlara benzemeyerek geçirdim.’’
 Şair ne güzel söylemiş:” Düşmanlarımız; çünkü sevgiyi yok ettikleri için düşmanımız oldular”. Sevginin erdemi ise, kendi düşmanı olan nefretten daha güçlü olmasıdır. Yani nefret etmemeyi başarmasıdır. Ama bizim yaşamımızda affetmek, bir zayıflık, korkaklık, güçsüzlük olarak algılanır.  O yüzden kardeş, dost, arkadaş  kavgaları yaşamın her biriminde devam eder.
 “İntikam ne zalim bir adalettir”, diyen Bacon biz insanların vicdanına ders verir bir şekilde seslenir. Yiğitlik intikam almak değil, tahammül etmektir.

”Merhamet, her vakit intikamdan daha asildir”.W.Shakespeare’nin bu güzel sözleri bizlere bu konuda çok güzel fikir vermektedir.

 

Bu yazı 463 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» ÇOCUKLARIMIZ
» HAYALLERİMİZ      
» OKUMANIN GEREĞİ
» MUTLULUĞUN PEŞİNDEN
» BİZLER
» MEYDANLAR
» MÜZE
» SARILMAK
» OKUMAK
» İNTİKAM
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter