20 Kasım 2019 Çarşamba
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
YAZAR DETAYI
Ahmet GÜDÜCÜOĞLU
HAYALLERDEKİ SEVGİ
Yazı Tarihi: 06 Kasım 2019 Çarşamba 07:55

 Maksim Gorki 19 yüzyıl sonunda yazdığı “Boles” adlı öyküsünde Moskova’da, Tereza adlı, iri yarı, kaba-saba bir Polonyalı kadınla apartman komşusu olan bir üniversite öğrencisini anlatır. Okuma yazma bilmeyen kadın, ara­da gelip sevgilisi Boles’e mektup yazma­sını ister genç komşusundan. Varşova’daki Boles’ine sevgi dolu sımsıcak mesajlar yazdırır. Genç, biraz da için için gülerek kale­me alır Tereza’nın yazdırdığı bu satırları. Sonra bir gün Tereza bu kez “Boles”ten kendisine gelecek” bir mektup yazmasını ister üniversiteliden. O zaman genç anlar ki, Boles diye biri yoktur aslında. Polonyalı kadın itiraf eder: “Boles’e yazdığınız mektubu başkalarına okutup dinliyorum. O zaman Boles varmış gibi geli­yor bana… Ondan bana gele­cek bir mektup yazarsanız onun varlığına büsbütün ina­nacağım, yaşamak benim için daha kolaylaşacak.” Bu oyundan sıkılan genç Tereza’ya kızar ve komşuluğunu sonlandırır. Âmâ daha sonra buna pişman olan genç ondan özür dilemek için gittiğinde Tereza’yı perişan bir halde bulur. Mektuplaşacağı ne nişanlısı nede başka biri vardır. Sevgiye susamışlığından dolayı böyle bir oyuna başvurmuştur. Onun adına yazdırdığı satırları başkasına okutarak böyle bir sevginin varlığına kendisini inandırmıştır.

 Kendi geçmişimizde, şöyle geriye dönüp baktığımızda bizlerinde sevgiye özlemle yarattığımız kahramanlarımız yok mudur? Belki kaç defa gelip geçen insan selinde Boles’i aramış, bulamadığımızda sevgisizlik gölünde boğulmuşuzdur. Özelliklede günümüzde sevgi ile bazenmiş hayallerimizin çok yara aldığını görürüz. Gerçek sevgi kalesi ise hala fethedilmeyi bekliyor. Yaşadığımız çağı tek kelime ile tanımla deseler sadece sevgisizlik diye tanımlardım. Günlük yaşamımızda sevginin içeriğini incelediğimizde hoş olmayan sonuçlara ulaşıyoruz. Samimi gerçek sevgiyi bulmak çok zor. Sadece çok seviyorum demek yetmez. Sevmek için öncelikle hoşgörülü olmalı, güçlüklere katlanabilmeli, tebessümü eksik etmemelidir. Örneğin her defasında sevgimizi belirttiğimiz eşimiz yemeği geç yaptığında veya çocuğumuzun sevdiğimiz bir vazoyu kırdığımızda verdiğimiz olumsuz tepki, sevginin içeriğini irdelememiz gerektiğini anlatır. Her şeye rağmen insanın tek ilacı maskesiz bir sevgidir.

 Günümüzde ise sevgi kelimesinin iyice yıprandığını gözlemliyoruz. Zengin devletlerin emperyalist çıkarları için, yoksul halkları nasıl katlettiğini, kadın, çoluk çocuk demeden vahşice yok edildiklerini, yüreklerimizden parçaların koparıldığını hissederek çaresizce görüyoruz. İnsanın tüm canlılara duyduğu sevginin yerini, bedensel, parasal bencillik denilen canavar almış. Giderek artan kadın cinayetleri de sevgisizlik hastalığının en acı bir örneği. Sait Faik’in dediği gibi “Dünya’yı güzellikler kurtaracak ve bir insanı sevmekle başlayacak her şey”.

Bu yazı 374 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» MÜZE
» SARILMAK
» OKUMAK
» İNTİKAM
» HAYALLERDEKİ SEVGİ
» YALANSIZ YAŞAM  
» ÇOCUKLUĞUMUZ  
» PİŞMANLIKLARIMIZ
» UÇURTMALAR  
» ACILARIMIZ
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter