16 Eylül 2019 Pazartesi
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
YAZAR DETAYI
Necati KAYHAN
SAYGI DEĞER OKURLARIM
Yazı Tarihi: 28 Ağustos 2019 Çarşamba 07:10

Ben, hikâye yazarı değilim,

Fıkra yazarı da değilim,

Şair de değilim…

İlim – bilim adamı da değilim…

Ama çok kitap okurum; bilhassa güzel-anlamlı sözler ve insana değer veren kitapları ise ezberlerim, unutmamam için çok defa da kendi kendime anlatırım…

Mesela benim bugün yazacağım yazıya daha güzel bir anlam vermek için okuyupta aklımda kalan hikâye veya fıkra ile yazıyı okunacak hale getiririm…

Güzel son ile biten fıkra – hikâye-anlamlı sözleri esas hikâyenin veya konunun içine yerleştiririm…

20 yıldan beri gazetelere yazı yazıyorum… Beğenen de var, beğenmeyende… Hepinize saygı duyarım…

Ama şunu da belirteyim, bu yazıyı yazmak için önümde en az 12-15 kitapları karıştırarak 6-7 saatte bu yazıyı gazeteme iletiyorum…

Samimi olarak söylüyorum, en az 20 yıl içinde 10 bin hikâye ve 20 bin güzel-özlü sözleri kitapları karıştırarak yazmışımdır.

Sizlerle bundan 7-8 sene evvel çok güzel bir anımı paylaşmak istiyorum:

Bilmiyorum-hatırlamıyorum ama yaşadığım olayı gazetemde yazdım mı, yazmadım mı?

Ama bana gurur veren bu olayı sizlerle paylaşacağım :

***

 

Lüleburgaz İstanbul Caddesi’nde gezerken 30-35 yaşlarında biri geldi yanıma:

-Merhaba Necati Hocam,

-Merhaba Kardeşim, buyur dedim…

-Beni tanıdın mı? Diye sordu…

-Vallahi, seni daha evvelden tanıyorum gibi geldi ama söyle bakalım, kimsin sen?

-Ben Fransa’da çalışıyorum... İzine geldim… Ama seninle bir konuyu konuşacağım,

-Ben Fransa’da çalışırken bir ara ruhsal bunalım geçirdim… Beni akıl hastanesine yatırdılar. Orada tedavi olmaya başladım.

Bir ara bilgisayarı karıştırırken Lüleburgaz Görünüm Gazetesi’nin sitesine takıldı gözüm… Gazeteyi her gün bilgisayarda okumaya başladım… Tabii seni tanıdığım için yazılarını hem zevkle hem de ruhsal durumum bir şeyler kazansın diye okumaya başladım… Yazdığın yazıların-fıkraların-ilim-bilim adamlarının sözlerini tekrar tekrar okumaya başladım…

6-7 ay sonra doktorlar ruhsal durumumda yavaş yavaş düzelmeler olduğunu tespit etti. Zaten kendim de bunu hissetmeye başladım…

Daha sonra ne oldu biliyor musun? dedi ve ellerimi öpmeye başladı…

İyileştim abi… Sen bilirsin Lüleburgaz’ı… Bayram tatiline geldim ama çok fakir bir aileyi göster de fitremi vereyim… Aldım götürdüm… Ve fitresini verdi, hem de yüklüce…

Giderken Necati abi, Fransa’dan bir şey ister misin? Her şey için teşekkür ederim, dedi.

 

 

KARTPOSTALDAKİ GİBİ

Kadın, kartpostalda gördüğü çocuğun güzelliğine hayran olmuş, oturmuş, Allah’a dua etmişti:

-“Ya Rabbi! Bana tıpkı bunun gibi bir çocuk ver.”

İki yıl sonra, kadının çocuğu olmuştu. Çocuk biraz büyüyüp eli yüzü iyice belirdikçe, kadın bir de ne görsün: Çocuğu tıpkı kartpostaldaki gibiydi.

Sevinmişti kadın.

Aradan biraz daha zaman geçmiş, çocuğun konuşma çağı gelmişti. Âmâ çocuk konuşamıyordu dilsizdi. Tıpkı kartpostaldaki çocuk gibi!

“Keşke diyecekti kadın, Ya Rabbi, sağlıklı ve hayırlı bir evlat ver, diye dua etseydim. Şöylesine, böylesine karışmasaydım.”

 

Bu yazı 396 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» GAZİNİN KAĞNILARI
» BÜYÜKKARIŞTIRANSPOR LİGLERDEN ÇEKİLDİ
» BRİÇÇİLER BAŞINIZ SAĞOLSUN
» DÜĞÜN ALAYLARI
» VETERAN TAKIMIMIZ ROMANYA’DA
» İNSAN OL
» SAYGIDEĞER OKURLARIM (2)
» SAYGI DEĞER OKURLARIM
» ŞAPKA DEVRİMİ’NİN 94.YILI
»
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter