20 Temmuz 2019 Cumartesi
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
YAZAR DETAYI
Ali ÖZER
YAŞANANLAR
Yazı Tarihi: 13 Mayıs 2019 Pazartesi 07:50

Bu günlerde yaşananlar bir sürpriz değil.

Dünden bu günlere kalan kültürel mirasımız bu.

Kalan miras:

“Alman disipliniyle, Japon iş ahlakı” olmadı.

Kalan miras:

“Bizans oyunlarıyla, Saray entrikaları” oldu.

Buna bir de biat kültürüyle,  

“Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar”ı ekleyebiliriz. 

................

Yıl:1960. 

59 yıl önce Prof. Turhan Feyzioğlu bakın ne demiş:

“Bir imtihan masasının iki ayrı tarafında oturmak, bizlere aynı vazife yolunun yolcuları olduğumuzu unutturmamalıdır. Bu yol, durmadan çalışma, öğrenme, bildiği ve memleketin hayrına olduğuna inandığı şeyleri, menfaat hesabı yapmadan, açıkça söyleme yoludur.

Asla nabza göre şerbet sunan; kötüye, zararlıya fetva veren birer sözde Münevver olmayınız”

.................

Prof. Turhan Feyzioğlu bu sözlerinden dolayı Ankara Üniversitesi SBF Dekanlığından alınmış.

Anahtar sözcükler:

“Asla nabza göre şerbet sunan, kötüye, zararlıya fetva veren, birer sözde Münevver olmayınız” sözleri.

Gerçek Münevver, aydın insan olmak kolay mı?

Koltuk gider, makam gider, çıkarlar gider.

.....................

Bu bilgileri, 1990 yılında evine gönderilen bombalı paketle öldürülen Doç. Dr. Bahriye Üçok’un  hüzünlü yaşamını anlatan  kitapta okudum.

Bahriye Üçok, doğruları söylediği için, ailece büyük acılar yaşamış.

Senatör, Milletvekili olmanın konforunda yaşamamışlar.

Bilimin ahlakıyla, erdemli yaşamayı seçmişler. 

Aile olarak yaşadıklarını öğrendikçe göz yaşlarımı tutamadım.

..................

Annesinin katledilmesinden sonra, kültürlü bir ortamda büyümüş, piyano, sanat eğitimi almış dünya güzeli biricik kızları Kumru’nun tercihi, içimi daha da yaktı.

...............

“Bahriye Üçok’un en korktuğu şey olmuştu; kızı Kumru yalnız kalmıştı. Annesine bombalı paketi elleriyle uzattığı Ankara Köroğlu’ndaki evlerinde 28 yıldır yalnız yaşıyordu...

Hiç evlenmedi. Sağlık sorunlarından dolayı avukatlık hayatına 2003 yılında  ara verdi.

O günlere dair duygularını tek kelimeyle açıklıyordu Kumru:

“Nefret”

“Bu insanlar ne için öldürüldü? İrticaya karşı çıktıkları için öldürüldü. Laik Türkiye dedikleri için öldürüldü…

Kumru Üçok halen hatıralarıyla baş başa yaşıyor.”

..........

Lütfen bu kitabı okuyalım.

Dünü iyi tanıyalım,

Bu günleri değerlendirelim.

Toplumumuzu, siyasetimizi, etik değerlerimizi değerlendirelim.

Ülkemiz için, dünyamız için.

Acılar yaşanmasın...

Her şey çok güzel olsun.

 

Bu yazı 2405 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» “DÜĞÜN, TEŞEKKÜR VE ÖZÜR…”
» YAŞANANLAR
» ORTAK VİCDAN NEREDESİN?
» SEÇİMLER
» GEZEN PARTİ ARABALARI...
» DOKTORLAR VE ELİ NASIRLI İNSANLAR
» BAYRAMLAR…
» SICAK YAZ GÜNLERİNDE…
» BİLGİNİN HIZI VE DEĞİŞİMİ…
» SİZİ KİM YÖNETİYOR?
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter