23 Ağustos 2019 Cuma
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
YAZAR DETAYI
Mesut SARIOĞLU
ADAYLARA BEDAVA KOPYALAR 12
Yazı Tarihi: 17 Ocak 2019 Perşembe 07:46

DERS: KÜTÜRDETMEYEN KÜLTÜR POLİTİKASI
KONU: KAYNAKLARI AKILLI KULLANMA BELEDİYECİLİĞİ
KOPYA: Sanat ve kültürün satın alınabilir ve dahi satılabilir bir şey olduğunu sananlar için gayet önemli bir ders bu.
Eski yönetim ota bota "Lüleburgaz Belediyesi Kültür Etkinliği" yazarak kültürel sıçrama yaptığını iddia etmişti. (Hala bu işin izleri devam ediyor)
Geldiğimiz nokta oyun iptalleri ve bedava verilen salon nedeniyle belediye etkinliğiymiş gibi yapılan uyduruk kaydırık çocuk oyunları. Bu uyduruk kaydırık bölümü gelecek için gayet ağır bir tehlike de taşıyor. Salon verdikleri peluş kafalıların oyunlarını bir kez izleseler o logoyu oraya koymaktan utanç duyarlar. Bu tuhaflıklara izin verip logo koyma karşılığı çocuklarımızın sanatla arasını açıp, ailelerin bütçelerine ağır zararlar veriyorlar.
Eskiden bu kasabaya Genco abi gelirdi, Ferhan usta gelirdi, yıldız hoca gelirdi, AST gelirdi, Ekin gelirdi. Eskiden bu kasabanın sahnelerinde yetişen çocuklar konservatuarlara giderdi. Şimdi kasaba sanatı yalayanın eline yapışıyor.
Konserler deseniz ona keza. Eskiden bu kasabada kış boyunca Türk Halk Müziği ve Türk Sanat Müziği konserleri olurdu. Şimdi bayramdan bayrama "Popçu Karşılaması" ile oyalanıp üstüne bir de cepten para ödüyoruz.
Bir ara "İlke Konserleri" adı altında gazlamışlardı bizi. O zaman yazmıştım, neyin ilkesi kimin ilkesi, bu işi yüzünüze gözünüze bulaştırırsınız, yapmayın diye. Nitekim Arif Sağ’ı getireceğiz ilkeli olarak demişlerdi. Arif Sağ geldi ama türkü söylemedi, Uluslararası Kukla Festivali'ne katıldı düşüncelerini söyledi. (Ben o sırada gayet kültürcülerin kestiği ceza makbuzunu imzalıyordum sahne arkasında)
Demem o ki sanat etkinliği konuk edilir ama satın alınamaz. Kültür bir laf değil yaşam biçimidir.
Durumun acıklı halini açıkladığımıza göre, yapılacağı anlatalım isterseniz artık.
Popçulara zırnık koklatılmayacak.
İnsanların televizyondan ya da internetten 50 cm uzaklıktan görebilecekleri yapma bebeklere ve karton erkeklere ihtiyacımız yok bizim.
Trockya Blues projesi benzeri yeni projeler ile, seyirci koroları ile, kasabada nefes alıp veren müzisyenler desteklenecek.
Metin hoca derhal uzaydaki kolonisinden uzay gemisi bilet ücreti ödenerek geri çağrılacak.
Kamil hoca için bir piyano dersliği oluşturulacak,
Balkan Türkülerini söyleyen ekip el üstünde tutulacak.
Ahmet Özden gibi uluslararası nitelikte kabul gören değerler birikimlerini halka aktarabilecekleri olanaklara kavuşturulacak. Ama öyle kurs dernekleri ile değil. Doğrudan hocanın hayatı yaşanılabilir kılınarak yapılacak bu iş.
Kültür etkinliği adı altında ailelerin haraca bağlandığı kurs derneği modelinden derhal vazgeçilecek. Eğer sanatsal alanda çocuklarımızın ufku açılacaksa bu iş için kültür müdürlüğü bünyesinde kullanılacak bir fonla hocalar desteklenecek.
Birileri kurslardan hayatını sürdürmek istiyorsa bu işi mevcut örneklerde olduğu gibi vergi vererek, mekan kiralayarak ve rekabete açık şekilde yapacak. 2000’li yılların başında fon kartoncu teyzesinin kuzusunun ortaya attığı bu model, teyzemiz yıllar önce emekli olduğundan cazibesini de yitirdi. Yeğenler de dalgalarına bakacaklar artık.
Alkışçılar ve yalakalar değil projeler desteklenecek ve halktan oluşan bir kurulca denetlenecek. Kurul denetiminden geçen, Lüleburgaz dışında da (Ahmetbey ve Sakızköy korusu dahil değil) izleyicilerle buluşan konser, oyun, gösteri, sergi projeleri yıl sonunda proje maliyetlerini yerel bütçeden alacaklar.
Yani “ben oyun şeyetcem, dansetçem, kurs vercem”, "sanattan yeni çıktım nolur bana bütçe" diyene ve bunu demeden sadece yalayarak para isteyene zırnık koklatılmayacak.
Yıl başında proje ve bütçesi gelecek, gerçekleşip gerçekleşmediği halk tarafından denetlenecek, kasabayı temsil gücü ölçülecek ve kaynak yıl sonunda düzenlenecek raporun halka açıklanması ile aktarılacak.
Sistemin ayrıntıları bu yazıyı aşar, isteyen başkan adayına bila bedel veririm.
GİRDİSİ: Sucuklu yumurta satıcısına ve efradına verilen konser bedellerinin yarısı bile değil.
ORANI: Yaşatılan salaklıkla karşılaştırılınca devede kulak tüyü bile olmaz.
ÇIKTISI: Yerel yönetimlerde aklın, salaklığı yenebileceği gösterilecek.
Sadece salonlarımız değil sokaklarımız da 1990’larda olduğu sanat kokacak, kasabanın değerleri yeni çocuklara emek verecek ve bir gün bu kasaba dünya kültür merkezlerinden biri olacak.
KASABAMIZA HAYIRLI OLSUN…
DİPNOT: Söz, biz Uçaneller olarak, bu sistem hayata geçtiğinde yerel yönetime hiçbir proje sunmayacağız ve bütçe talebinde bulunmayacağız. Uluslararası festival katılımlarımız bizim bütçemizi sağlamaya yetiyor. Zaten projenin hedefi de ekiplerin iyi işler yaparak kendi ayaklarının üzerinde durabilmelerini sağlamak ve bu salakça savurganlığa son vermek üzerine inşa edilmiştir.

Alta atılmış Üst not: Bu kopyalar dizini başkan adayları için bedavadan hazırlanıp kasaba için fena halde önem arz etmektedir. Adayların yazıları izleyip not almalarında faide görüyorum.
Giriş ücretsiz olup çıkarken teşekkür edene hayır demeyiz

 

Bu yazı 819 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» OCANINKİ KIYMETLİ DE, BİZİMKİLER BOSTAN KORKULUĞU MU.....
» ÇÜRÜDÜM ÇÜRÜDÜÜM MAKAMLA ÇÜRÜDÜM)
» DÖN BABA DÖNELİM
» SİNESİNE KURBAN SİNESİNE  SİNE SİNEEEEEEEEE :)
» SİZ İKTİDARA
» EYYYY AHALİ, ZAMANIDIR, HAK EDENLERİ KUCAKLAYIM!
» ORTAK AKIL ÖLDÜ YAŞASIN VASAT ZAMANLAR
» SİYAM DER Kİ, BEN A'LAYIM
» YEME BİZİ SİYAM BEY
» TEK UMUDUM SENDE ANLIYOR MUSUN?
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter