16 Kasım 2018 Cuma
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 2°C
Kapalı
YAZAR DETAYI
Ahmet GÜDÜCÜOĞLU
Yaşlılıklar
Yazı Tarihi: 15 Ekim 2018 Pazartesi 07:25

Çoğumuzun korkusu ve gelmesini istemediğimiz bir zamandır yaşlanmak.  Günümüzde sanayileşme, toplumun sosyal yapısında önemli değişikliklere neden olmuştur. Eskiden otorite olan yaşlı, toplumsal saygınlığını kaybetmeye başlamıştır. Ekonomik zorluklardan dolayı giderek küçülen aile topluluğu, bir çekirdek aile biçimine dönmüştür. Bundan dolayı yaşlılar son danışılan olmaktan çıkmıştır. Günümüzde erozyona uğrayan değerler arasında, büyüklere gösterilen saygıda nasibini almıştır. Toplum kişilerle, kendisine faydalı olduğu ölçüde ilgileniyor ve yaşlılarda bu özellik ortadan kalktığı zaman verilen değerde azalıyor. Hâlbuki geleceğimizi hazırlayan, sahip olduğumuz maddi, manevi değerleri elde etmemizi sağlayan büyüklerimizi her zaman aramalı, ilgi göstermeliyiz. Bireyselliğin hızla arttığı günümüzde, kaybettiğimiz bu güzel değerlerin farkına varamamaktayız. Bilmeliyiz ki biz yaşlılara nasıl davranırsak, yarında çocuklarımızdan ayni davranışı göreceğiz.

“Gülümseyen bir yaşlı, kışta açmış çiçek gibidir”. Bu güzel Çin Atasözü yaşlılarına önem veren bir topluma güzel bir örnektir. Yaşlılarla konuşmayı severim. Çünkü bence onlar, bir gün belki bizim de geçeceğimiz bir yolu bizden önce yürümüş yolculardır; o yolun nasıl olduğunu; çetin ve sarp mı, yoksa rahat ve düz mü olduğunu onlardan öğreniriz. Çocukluk ve yaşlılık birbirine benzer. Her iki durumda da, değişik nedenlerle, insan oldukça savunmasız olur. Bastırılmış bir hayat, dürtülerine gem vurulmuş bir çocukluk, anlatılmamış bir gençlik, hiç paylaşılmamış bir yaşlılık ne acıdır.

Ben her zaman yaşlılar gibi olgun düşünen gençlere, 
gençler gibi neşeli olan yaşlılara hayranımdır.

  Eskiden bizler için büyük bir nimet olan yaşlılarımızı artık yeterince sahiplenemiyoruz. Onlar bizim için çok değerliydi, birçok zorlukları, üzüntüleri onların varlıklarıyla atlatırdık. Şimdi onları kolaycılık bencilliğimizle, yeni büyük binalardan oluşan adına huzurevi denilen yerlere gönderiyoruz. Nasıl mı gönderiyoruz? Bizler den her zaman bekledikleri sevgiden yoksun olarak. Dışarıdan huzurlu gibi görünen, bu sessiz sakin binalarda yaşlılarımızın iç dünyalarında acaba ne fırtınalar kopuyor bilebilir miyiz? Onlar için çocukları gözünden bile sakındıkları en değerli varlıklarıydı. Çocukları ise onları hiç tanımadıkları bir ortama, elden çıkarmak istedikleri bir eşya gibi bıraktıklarını düşünebilirler. Çocuklarının her şeyi sığdırdıkları evlerine, kendilerinin sığamadığını düşünebilirler. Çocuklarından bekledikleri şefkati kaybettiklerini düşünebilirler. Hastalandıklarında ilacını getiren, başının altına yastık koyan, tırnaklarını kesen, her zaman hatırını soran evlatlara ait hayal ettikleri düşlerini kaybettiklerini düşünebilirler. Evlatlarının yanında, son yolculuğa çıkma hayallerinin sona erdiğini düşünebilirler.

  Ozan Hasan Hüseyin "İncecikti / gül dalıydı / dokunsan kırılacaktı / dokunmadım kurudu" der bir şiirinde. Hayat zaten kırılmamak ve kurumamak mücadelesine dayalı değil mi? Ancak evimizdeki ya da huzurevlerindeki yaşlıların kırılmasına da, kurumasına da izin vermemek gerekir. Büyüklerimiz bizim en değerlilerimizdir. Gül dalı inceliği ile onları sarıp sarmalamalıyız. Yaşlılarımıza en güzel hediye torunlarının sesiyle inleyen sıcak bir yuva olmalıdır. Bin bir mücadeleyle yetiştirdikleri çocuklarının en temel sorumluluğu bu olmalıdır. Yaşlısına önem veren toplumlar en saygın toplumlardır. Büyüklerimiz bizim en değerli yol göstericilerimizdir. Unutmayalım ana babamızın sevgi dolu şefkatle oluşan sıcaklığı ile hiç kimse bize sarılamaz.

 

 

Bu yazı 344 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» Müzeler
» Hayvan Hakları
» Güzelliğin Adı İğneada
» Karıncanın yükü
» Yaşamı Anlatabilmek
» Kendin için
» İyilik ve tebessüm
» Yaşlılıklar
» Eski Mutluluklar
» Görkemli Zeytin Ağacı 
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter