23 Eylül 2018 Pazar
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 21°C
Açık
YAZAR DETAYI
Ahmet GÜDÜCÜOĞLU
Kendine Fazla Güvenmek
Yazı Tarihi: 26 Aralık 2017 Salı 07:38

Günümüzde gereğinden fazla kendisine güvenen, çok bildiğini düşünen insanlar oldukça fazladır.

Aldıkları hatalı kararları, gerçekleştiğinde bile yanlışa düştüklerini kabul etmezler. Çoğu zaman hatalı seçimlerinin yanlışlığını anlayabilecek bir görüşe sahip değildirler. Bu konuda yanlış olmadıklarını savunurlar. Böyle yetersiz kişiler ne ölçüde niteliksiz olduklarını fark edemezler, özelliklerini abartma eğilimindedirler. Gerçekten donanımlı insanların niteliklerini görüp anlamakta zorluk çekerler. Bu kişilerin yapıları eğitimle artırılırsa, yetersizliklerinin farkına varmaya başlarlar.

  Cornell Üniversitesi Psikoloji bölümü öğretmenlerinden Dr. David Dunning ve  Dr. Justin Kruger tarafından öğrenciler arasında bir test yapıldı ve klasik ‘Nasıl geçti?’ sorusuna öğrencilerden yanıtlar istendi. Soruların yüzde 10’una bile yanıt veremeyenlerin ‘kendilerine güvenleri’ müthişti. Onların ‘testin yüzde 60’ına doğru yanıt verdiklerini’ düşündükleri; hatta ‘iyi günlerinde olmaları halinde yüzde 70 başarıya bile ulaşabileceklerine inandıkları’ ortaya çıktı. Soruların yüzde 90’ından fazlasını doğru yanıtlayanlar ise ‘en alçakgönüllü’ deneklerdi; soruların yüzde 70’ine doğru yanıt verdiklerini düşünüyorlardı

  Hepimiz zaman zaman akıllı olduğumuzu ve çok şey bildiğimizi düşünürüz. Oysa gerçekte hiçbirimiz en azından düşündüğümüz kadar akıllı değiliz ve çok şey bilmiyoruz. Yaşayan en büyük bilim insanlarından birisi olan Stephen Hawking şöyle der: “Bilginin en büyük düşmanı cehalet değil, bildiğini zannetmektir.”

İşte biz insanların eksikliği bildiğini sanma yanılgısıdır. İkili ilişkilerimizde de karşıdaki insandan daha akıllı olduğumuzu, onun tüm davranışlarının nedenini bildiğimizi düşünür ve çoğu zaman empati yapmaktan kaçınırız. Bu nedenle ikili ilişkilerimiz karmaşık bir yün yumağına dönüşür ve başarısız oluruz. İlişkinin kişilerinden birisinin diğerini, ya da her ikisinin  birbirini küçümsediği bir ilişkinin başarılı olma olasılığı yoktur.

  Cahil insan, cahil olduğunu bilmeyen insandır ve işte bu nedenle her şeyi bildiğinden emindir. Ancak okuyan, araştıran, bilime inanan bir insan ise cahil olduğunu bilir ve bu yüzden öğrenmeye çalışır. Öğrenme sürecinin sonsuz olduğunun ve hiçbir zaman her şeyi bilemeyeceğinin farkındadır.

Bilgi öyle bir şey ki, öğrendikçe onunla ilişkili olan sınırsız sayıda diğer bilgileri de öğrenmeniz gerekiyor. Bilgi dünyası o kadar geniş ki insan sonsuz uzunluktaki bir kumsalda, tek bir kum tanesi kadar bilgiye sahip olacağını düşünür. Bunu bilerek okumak, araştırmak öğrenme dünyamızı daha da güzel ve anlamlı yapar. Hayatımızda en az kullandığımız kelime, ‘bilmiyorum’ kelimesidir. Bu kelimeyi daha sık kullanmaya başladığımızda artık bilgi dünyasının kapısını daha sık açmaya başladık demektir. Bizlere herhangi bir şey sorarsanız doğru yanıt  ‘bilmiyorum, ama öğrenmeye çalışıyorum.’ olacaktır.

 

Bu yazı 875 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» Bisiklet
» Yaprak Dökme Zamanı Geldi
» Kendine Güvenmek
» Her Ömrün Bir Eylül’ü Vardır
» Görev
» Biz İnsanlar
» Aşırı Tüketim
» Fareler ve İnsanlar
» Yaşamı Sevmek
» Pişmanlıklarımız
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter
xx