20 Eylül 2017 Çarşamba
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 26°C
Açık
YAZAR DETAYI
Hakan Dedeoğlu
Sağlıklı Bir Gelecek ve Bağcılık 
Yazı Tarihi: 05 Ağustos 2017 Cumartesi 07:14

Geçtiğimiz günlerde bölgemizde gerçekleştirdiğimiz bir gezide, Bağcı şaraplarının sahibi, Acar Bağcı ile bir araya geldik. Acar Bey 82 yaşında oldukça dinamik biri; “oğlum, torunumla beraber Tekirdağ Şarköy’de işimizi 1936’dan bu yana sürdürüyoruz, üzümü uzun süredir Diyarbakır, Elazığ, İzmir, Denizli ve Tekirdağ’dan temin ediyoruz” diyor ve şöyle devam ediyor: “Toplamda bakıldığında %40’ı Trakya, yani bölgemizden, diğer %60’nı da dışarıdan temin ediyoruz. Şarköy bölgesindeki üzüm ekimi geçmişe göre biraz azalırken zeytine yöneliş arttı. Diğer taraftan buğday, ayçiçek ekimi millete daha kolay geliyor. Ortalama 15 yıl önce 3000 ton dökme şarap üretilirken, bugün Trakya bölgemizde 19.000 ton şarap üretiliyor. Bölgede şarap üretim noktaları arttı. Dolayısıyla, üzüm üretimi yetmiyor, bizler de bölge dışından üzüm alıyoruz. Ayrıca, bölgemizin üzüm türlerinin geliştirilmesi ve üretimin hızla arttırılması gerekiyor.”

Avrupa’nın tercih ettiği türlerin bölgede ekilmesi konusunda ise Acar Bey, bunun sorun olmadığını, bölgeye olumsuzluk getirmeyeceğini, hatta bunu doğru bulduğunu ifade etti. Diğer taraftan da il ve ilçe tarım yetkililerinin konuya daha fazla ilgi göstermeleri dilediğini ifade etti.

Kendisine, Tekirdağ’da “Bağcılık Araştırma Enstitüsü” konusunu sorduğumda “bağ çubuğu” dağıtımı yaptıklarını; diğer taraftan, Şarköy’de yüksekokul olduğunu bölüm olarak da “bağcılık ve şarapçılık” bölümlerinin olduğunu ancak yeterli olmadığını ve daha profesyonel ilişkilerin geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Bir de ilişkilerin daha yol gösterici olması ve özellikle de Namık Kemal Üniversitesi’nin bağcılık ve türevleri konusunda öne çıkarak bölge halkının ve tarım topraklarının çıkarları adına bilimsel adımların atılması gerektiğini dile getirdi. Bu açıdan, örneğin, “asmayı bekleyen” şarap tanrısı Dionysos’un Trakyalı olduğunu biliriz. Bu konuda daha bilimsel araştırmalar yapılarak dünya pazarlarında daha fazla öne çıkan çalışmalar yapılmalıdır. Kısaca bağcılık bu toprakların temelinde var. Biz sadece bu gerçeği öğrenmeli ve daha iyiye taşımalıyız.  

Şarapçılık konusunda ortalama 15 yıl önce bir dernek kurduklarını ifade ediyor Acar Bey, ancak bundan 5 yıl önce dernek yönetiminden istifa ettiğini ekliyor: “Hoşuma gitmeyen bazı durumlar yüzünden devam edemezdim.”

Bölgemizde yoğun şekilde hemen her yerde şarap üretimi yapılıyor. Bandrol konusuna dikkat çeken Acar Bağcı devletin bu konuda daha dikkatli davranması gerektiğini de dile getirdi. Şarap üretiminde, ÖTV’nin büyük engel olduğunu belirtti.

Diğer taraftan, karşılaştıkları sorunlarla ilgili olarak örneğin; ilaçlama dönemlerinde üreticiler zamanında gereğini yapmadıkları için maliyetlerin arttığını, 150-200 TL ödemekten kaçan üreticinin  sonuçta 500 kg üründen olduğunu ifade etti ki bu konu da oldukça önemli! Diğer kayıplar da cabası... Sonuç olarak koordineli ve birlikte çalışmak zorunda olduğumuz aşikar.

Acar Bey, söyleşinin sonuna doğru konuyla ilgili olarak şöyle bir söz söyledi: “Güzel kızdan, güzel gelin olur. Güzel üzümden de güzel şarap olur.” Kadın veya erkek nasıl ki güzel insanlarla güzel işler yapılıyorsa üzümün de her anlamda bilinçle ele alınması gerekiyor.

 

Üzüm Diyarbakır’dan ya da benzer uzaklıktaki bölgelerimizden getirildikçe maliyet artarken, daha da önemlisi kaliteli şarap açısından kayıplar yaşanırken bölgemizdeki üretimin kesinlikle artması gerekiyor. Yetkililerin konuya özgü adımlarını üreticiden yana atabilmesi için samimiyetle, planlı ve birlik içinde mücadele edilmelidir.

Gezimiz esnasında gözlemlediğimiz bir diğer konu da bölgemizdeki küçük bağları büyütmemiz gerektiği gerçeğiydi. Bunu söylerken kastım sahiplilik yanıyla değil, toprağın fiziksel büyüklüğünün sağlanması noktasıyla ilgilidir.

Acar Bey, bölgede en uzak köy yani üretim noktasının 3 km mesafede olduğunu söyleyerek ilişkilerin daha sağlıklı olması gerektiğine tekrar dikkat çekti. Bu arada herkesin “ayağını yorganına göre uzatması gerektiğini” vurgulayarak daha akılcı ve tutumlu olunması gerektiğine de dikkat çekti. Ayrıca, sabırlı olunduğunda bölgemizde bağcılık konusunun daha da gelişeceğini ifade etti:

“Bağcı şarapçılık olarak, yıllık ortalama 3000 ton şarap üretiyoruz. Üzüm bağbozumu itibarıyla ortalama 4 ay sonra içilebilir hale gelmiş oluyor. Ürettiğimiz şarabı biz ne yazık ki bekletemiyoruz. Bekletenler yok değil, ancak çok da değil. Bunların yapılabilmesi şarapçılığın ekonominin geleceği açısından çok önemli! Malum Arapların petrolü neyse bizim de şarabımız o. Yeter ki kıymetini bilelim ekonomiye doğru şekilde kazandıralım. Bir diğer konuda ‘üzüm sirkesi.’ Sirke, özellikle de doğal sirke insan vücudu için biliyorsunuz çok önemli. Özellikle de kanser illetine karşı mayalı olması açısından yararlı bir ürün...”

Acar Bey, “son 25 yılda giderek artan şekilde Trakya’yı kirlettiler” derken bu topraklarla ilgili üzüntüsünü de dile getirdi.  Kendisi, Şarköy ve çevresinde yaşanan diğer bir sorunun “arıtma sistemi” olduğunu, bu sorunun kısa sürede çözülmesi gerektiğini ve bu konuya önem verdiklerini ifade etti. Taşıma yönteminin kesin çözüm olamayacağını belirten Acar Bağcı yetkililerden arıtmanın mümkünse daha kısa sürede tamamlanmasının şarap üreticileri adına da rica etti. Şarköy-Mürefte Bölgesi’nde 26 üretici olduğunu dolayısıyla arıtma konusunun kısa sürede çözümlenmesinin önemine dikkat çekti. Bu arada söylemek gerekir ki şarap üreticilerinin tümünün zararı, yani bütün şarap üreticilerinin toplam da yarattıkları zarar Trakya’daki çarpık sanayi tesislerinin birinden bile daha azdır.

Sonuç olarak şarap üreticilerinin Mürefte’de kurdukları birlik arıtma için yer temini yapıp TESKİ‘ye verdiğinde ortak çözüm bulunacaktır, kanaatindeyim. Kısacası TESKİ şarap üreticilerine nefes aldıracaktır. Aslında tabiat, yani doğal yaşam nefes alacaktır. Bunun için de birliğin ilk adımı atması gerekiyor. Bu topraklarda çoğunlukla kirletici sanayi öne çıkarılsa da bağcılık konusuna gönül verenler çaba göstermeye devam ediyor. Bağcılığa  sahip çıkmak topraklarımızı daha verimli kılmak için onlar kadar bizim de sorumluluğumuzda.

 

 

Bu yazı 773 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» Sağlıklı Bir Gelecek ve Bağcılık 
» ‘10 KİŞİDEN 7’Sİ KANSERDEN ÖLÜRKEN BUNUN HESABINI KİM VERECEK?’
» ‘Avrupa’da tarımın anavatanı Kırklareli’
» ŞEKER PANCARI, TRAKYA’NIN EN KARLI TARIM ÜRÜNÜ
» Trakya'nın verimli topraklarında "atık" değil, "pancar" yetişmelidir!
» Toprak Bayramı ve Toprak Haftası
» Pancar, Alpullu Şeker ve Geleceğimiz
» Siyaset kurumu ve sorunlarımız
» Özde sahip çıkmalıyız
» Kurban vermemek için sahip çıkmalıyız
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter