26 Haziran 2019 Çarşamba
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
YAZAR DETAYI
Murat TOPRAKKIRAN
KASAP HAVASI !
Yazı Tarihi: 06 Eylül 2016 Salı 07:49

Bu kasap havası dedikleri şey düğünlerin sonunda çalınırdı sanki.

Hafta sonu:

Sokak düğünü. Saat başı ve buçuklarda kasap havası!
Olasılıklar eşit: Davetlilerin ilgili havaya yoğun talebi / römork üstündeki dayının repertuar zayıflığı.

 

 

 

* * *

 

 

Yarım litresi otuzbeş lira olan organik zeytinyağını ve sekizyüz gramı yirmi altı lira olan çam balını raflarda... kangalı yirmibir lira olan ısıl işlem görmüş sucuğu açık dolapta kilit altına alma ihtiyacı duymadan satışa sunan kimi market / süpermarket işletmecilerinin fiyat aralığı bir lira ile dokuz lira doksanbeş kuruş arasında olan dondurmaları kilitli soğutucularda satışa sunma durumları müşteriye karşı biraz ayıp oluyor sanki!

 

 

* * *

 

 

- naber
- ben iyiyim... sende ne var ne yok
- iyi valla... dün orta avrupa seyahatinden döndük... o otobüsleydi... haftaya da kısmetse kuzey avrupa gemi turuna gitçez hatunla... dönünce didim... ekim gibi döncez inşallah
- maşallah... hayat bize güzel diyosun
- aynen
- ne güzel... annenle baban nasıllar
- iyidirler herhalde... yılbaşından bu yana görmedim onları
- aynı kasabada yaşayıp... anne babayı sekiz ay görmemek... nasıl oluyor bu
- valla oluyo... biliyosun biz pederle valideye sırayla bakıyoruz
- sırayla mı bakıyorsunuz... yoksa insanları eşya gibi oradan oraya atıp duruyor musunuz
- yaaaa... şimdi biliyosun bizimkilerin evi yok
- bilmez miyim... evlerini... arsayı ve köydeki tarlaları biz size bakarız diye sattırıp... paraları aranızda bölüşmüştünüz kardeşlerinle di mi
- erkek kız ayırmadık ama... hakkımızı teslim et... dört erkek kardeş ne aldıysak... kız kardeşe de aynısını verdik
- iyi bi de vermeseydiniz... paraları paylaşınca yaşlıların bakımı kardeşler ve onların eşleri arasında sorun olmaya başlamıştır... insan eti ağır tabi... anne baba beş çocuğa bakar da... beş çocuk ve onların eşleri... torunlar falan iki yaşlı insana bakmakta zorlanırlar
- bizimkiler somaklansalar... yaşlıların bize gelme tarihi yaklaşınca yatakları ayırıp ikili ilişkileri askıya alsalar... o dönemlerde yemek niyetine insanların önüne üç öğün kahvaltı çay çıkarsalar da... gene iyi kötü yapıyolar bişeyler... küçük yenge... en küçüğün hatun fena... hatta çok fena... geçende ananla baban yine gelecek olurlarsa boşarım seni diye tehdit etmiş biraderi... çaresiz kalan birader de bu yaştan sonra hatundan olmamak için iki gün boş bi dükkana yerleştirmiş anamla babamı... bereket o tarihler bahar ayları... ısınma sorunu falan yok
- tuvalet işi nasıl çözülmüş
- muamma
- yeme içme
- dükkan komşuları yardım etmişler... zaten onlar haber verdiler de öğrendik... sağolsunlar
- şimdi nerede yaşlılar
- teyzemin haberi olmuş... köye aldı o bakıyor her ikisine de.... gerçi o da seksenine yaklaştı ama... sağolsun... yaptığı büyük fedakarlık... büyük yük aldı omuzlarımızdan
- hazırlan… izninle çok hafifinden sövücem sana… size
- ayıp oluyo ama

 

 

* * *

 

 

Kasabanın eskilerinden tanıdık iki kasaba bi yerlerde aynı anda denk geldiğinde 'etin en lezzetli kısmı incik midir yoksa böbrek yatağı mı... en iyi siz bilirsiniz' sorusunu ortaya at ve kenara çekil!

 

İncik ya da böbrek yatağında mutabık kalana rastlayabilme çabalarımız sürüyor!

 

 

 

* * *

 

 

Yıllardır beyaz peynirde inek peynirini, koyun peynirini, keçi peynirini, paçal peyniri falan biliriz. Son dönemde bunlara bir de vakumlu peynir diye adlandırılan tür (!) eklendi!

Marketler, şarküteriler ve benzerleri çalışanlardan peynir... ama illa vakumlu peynir isteyenlerden geçilmiyor!

Sanırsın ki bi kalıp tam yağlı peynir alıp vakumlatan Ayşe Teyze bunu iki sokak ötedeki evine değil de Mönşıngladbah'daki kuzenine götürecek. Ya da Ahmet Abi yarım kalıp paçal peyniri iki akşam arka arkaya rakının yanında meze yapıp bitirmeyecek de kargoyla uzaklardaki  arkadaşına yollayıp jest yapacak!

Hem sektör çalışanlarına hem de sırada bekleyen müşterilere yazık!
Bitsin artık şu 'peynir istiyorum... ama mutlaka vakumlu olacak' çılgınlığı!

 

 

 

* * *

 

 

- kardeş... hesap alır mısın
- ne varmış abilerimin... dört çay... dört lira
- ben çayları şekersiz içtim... arkadaş da tek şekerli... al sana kağıtta altı kesme şeker... düş bakalım hesaptan
- hep bana mı denk gelceeniz siz be dayıcım... öyle şekerleri kullanmadık... hesabı ona göre al diyen bugünün üçüncü... muhtemelen son bi haftanın da yirminci müşterisisin... hayır mevzu nedir anlamıyom ki... zorunuz ne bi bilsem... hayret bi şey ya... madem çok seviyon... götür o kesme şekerleri eve yengem havanda kırıp ezsin... reçel yaparken kullansın... reçellik meyvelerin tam zamanı... gerçi o bilir ama ben yine de hatırlatayım... bi ölçü meyveye... bi ölçü şeker... tarçın... limon suyu da lazım... vardır senin ıhlamur zamanından kenarda köşede kalmış kahve park işi limon dilimlerin... dolaptan çıkarıp onları da katın reçele... oh mis... lahmacun yanı eşantiyon çeyrek limon dilimi koleksiyonun da vardır senin... bak ölümü gör doğruyu söyle... reçel olunca küçük bi kavanoz getirirsin kardeşine artık... hadi ben kaçtım

 

 

* * *

 

 

Geçen Pazar… Terminalden çıkmasının üzerinden taş çatlasın beş dakika geçen İstasyon minibüsünde şekerleme yaparken radara giren cam kenarı yolcusu sayın abim! Sen de haklısın: Yolun uzun!

 

Şaka bir yana toplu taşıma araçlarıyla yapılan uzun mesafeli seyahatlerde gözüne gram uyku girmeyen biri olarak seni acayip kıskandım. 

 

 

* * *

 

 

Doksanlardan bugünlere... Değişen tek şey, benim saha içi oyunculuktan kenardaki seyirci pozisyonuna geçmem. Yoksa... aradan yirmi küsur sene de geçse halı saha maçı sırasında kurulan cümleler falan hep aynı:

 

‘geri koşsanıza oolum’
‘vur gelişine… vur’
‘çenen çalışçaana… ayakların çalışsın Mehmet’
‘öyle mi vurulur o topa’
‘burun kakmak yok beyler’
‘kanatlardan orta… kanatlardan… ooo kime diyoz’
‘pas yap Sami pas… kabahat sende deyil… seni çaaranda’
‘ayaanın ayarına başlıycam senin’
‘sağlam… sağlam… bas bas bas’
‘ver topu faul… hiç tıraş yapma’
'kollektif oyun diye bişey duymadınız mı siz arkadaşlar... kollektif... hani şirketi de oluyo'
'seri oyna... seri'
'senin yapçaaan topu bilmem ne yapayım'
‘adam al… adam’
‘boş kaleye topu atamıyo… hıyar… seyirciler siz kusura bakmayın’
'üç korner bi penaltıya dönelim mi'
‘Ahmet abi… sen haftaya gelme istersen’
‘görüş alanımı kapatmayın ama’
'açılın be açılın... açııııl'
'hay maşallah... tespihe dizdin hepsini Ali'
‘hep ben mi kalede oynıycam’
‘Necooo… adam tutmıycaksan ne diye geliyon anlamadım ki’
‘ayaa pas’
‘arkadaşlar… yerden … yerden’
‘hasta mısın sen birader… halı sahada degaj mı olurmuş’
‘sıkor alayım… hayır ona göre oynıycaz’
‘kaçar mı o be’
'Nuri abi... biz de para veriyoz... pas atsana'
‘nası faul diil be… işiniz gücünüz çamura yatmak’
‘acık top çevirin… top’
‘terse kes… terse’
‘beyleeer… erkes şaasi oynaycaksa… bırakalım maçı… daa iyi’
‘başlaycam oynıycaanız topa… pas versenize be’
‘hani yorulan kaleye geççekti… ayıp ediyonuz… birazdan maç bitçek’
‘nası nizami şarj oluyo… anlamadım ki’
‘defansa gelin… çakılıp kaldınız ilerde’
‘herkez artiz olmuş… gelmiycem bi daha’
‘muz orta… muz orta… kime diyom’
‘çizgideyim… aloooo’

 

 

* * *

 

 

Akşam yemeği sonrası ellerinde yelek... hatta hırkayla gelip mahalle kahvesinin bahçe kısmına konuşlanan orta yaş ve üzeri.

 

Kış geliyor arkadaş!

 

 

 

* * *

 

 

“ Yaşadığımız bu topraklara borcumuz var... Peki, ben bu borcu ödedim mi? Elbetteki hayır. Bizi besleyen, büyüten, yetiştiren bu topraklara hep borçlu kalmaktan daha güzel ne var? “

 

Ali ARSLAN / KASABADAN KENTE BİR CUMHURİYET YÜRÜYÜŞÜ: LÜLEBURGAZ

( Birinci Kitap: Lüleburgaz Eğitim ve Kültür Tarihi Önsözünden )

 

İyi ki Lüleburgaz Tarihi’ni yazanlar var… İyi ki Ali ARSLAN’lar var.

 

 

 

* * *

 

 

20 Eylül Salı günü buluşabilmek umuduyla…  Mutlu Bayramlar…

Bu yazı 3024 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» ESNAFIMIZIN KIYMETİNİ BİLELİM.
» HAFTA SONU EVİ !
» BOŞ MEKANLARIN ANLAMSIZ SORUSU !
» KARAR SİZİN !
» LÜTFEN DİKKAT!.. YÖNLENDİRME YAPMAYALIM!
» YENİ ATA SPORUMUZ !
» KASAP HAVASI !
» GİYSİLERLE VEDALAŞAMAMAK !
» BIRAKIN BU İŞLERİ !
» KAYIT DIŞI EKONOMİNİN YORGUN AMA YILMAZ SAVAŞÇILARI !
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter