
Tahir Mayda Radar
E-mail gönder
Yazar Arşivi
Yazıyı Gönder
Yazdır
|
|
TOPLUMSAL SESSİZLİK KORKUTUYOR
Toplumda herkesin sessizlik içinde olduğunu görmeyen bilmeyen yok. Görülen bu sessizliğin hiç kimse iyiye alamet olduğunu söyleyemiyor.
|
5 Feb 2010
Toplumda herkesin sessizlik içinde olduğunu görmeyen bilmeyen yok. Görülen bu sessizliğin hiç kimse iyiye alamet olduğunu söyleyemiyor. Eskiden toplum yaşananlara, olaylara bu kadar kayıtsız, sessiz kalınmazdı. İnsanlar açta kalsa, susuz da kalsa, işsiz, parasız da olsa, geleceğini göremese de bu denli sus-pus olmazdı. Acaba bu insanlar gelecekten ümitlerini iyice mi kestiler? Yoksa ne yaparsan yap, ne kadar tepki koyarsan koy, hiçbir şeyin değişmeyeceğine mi inanıyorlar? Ya da olan biten her şeyden memnunlar da bu sessizlik ondan mı kaynaklanıyor? Yıllar önce insanlar belli olumsuzluklara karşı tepkilerini koyar, siyasi partiler meydanlara çıkar, yapmaları gereken politikaları yaparlar, demokratik kitle örgütleri hemen sokağa dökülürlerdi. Günümüz de; ekonomi adına, işsizlik adına bu kentte ne yapıldı? Hangi iş alanı yapılıp faaliyete sokuldu? Gerek ülke geneline yatırımlar yapılır iyi şeyler olur da insanlar da hayatlarından memnun oldukları için susar ve mevcut politikaya destek vermek adına seslerini çıkarmazlar. Şimdi ülkenin haline bir bakın Allah aşkına. İktidar olanlar yatırımları unutmuşlar. İşsizlik almış başını gidiyor. Çiftçi ürettiğini satamıyor. Köylü perişan, parasızlıktan şehrin yolun unutmuş. İlimizde nerdeyse her hafta birkaç esnaf, ülke genelinde binlercesi kepenk kapatıyor. Emekli zaten perişan. Ne yapacağını, nasıl ay sonunu getireceğini bilemez durumda. Bilemiyorum ama toplumun hangi kesimi hayatından memnun ki. Memnun olan kesimi ben göremiyorum, gören varsa söylesin. Söyler misiniz, yatırım adına, çiftçiyi - köylüyü kalkındırma adına, işsizliği giderme, sanayiyi geliştirme adına ne yapıldı? Bütün AKP yöneticilerinin ağzında bir laf var. Hem de slogan halinde: “Nerden nereye geldik”. Toplu konut. Hükümet politikası, ülke genelinde her yere yapılıyor, hatta ilçelere bile yapılmaya başladı, haliyle de yapıldı. Kentleri yönetenler işleri bırakıp fakir - fukara arıyor. Dayanışma vakfından kime ne yardım yapılacak, kim kömür verilecek, kime gıda, kime ilaç yardımı yapılacak, kime yeşil kart verilecek bunlarla uğraşılıyor. Dayanışma Vakıfları yeni saptamalar yapıp yelpazeyi genişletme cabası yapıyor. “Kaç kişiye iş verdiniz de muhtaçlıktan kurtardınız?” diye sorunca susuyorlardı. |
|