21 Eylül 2019 Cumartesi
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
HABER DETAYI
BU HAFTANIN BAŞUCU KİTAPLARI
Bu haftanın başucu kitapları serimizde okuyucularımız için birbirinden farklı 4 adet kitabı derledik.
Lüleburgaz # 09 Eylül 2019 Pazartesi 07:49

Uğurcan KARAOĞLU

Bu haftanın başucu kitapları serimizde, ‘Atatürk’ün Yasaklanan Kitabı’, ‘Darbeler Tarihi’, ‘Şizofren’ ve ‘Kalbin Temizse Hikayen Mutlu Biter’ kitapları yer aldı.

“ATATÜRK’ÜN YASAKLANAN KİTABI”

Yazar Hüseyin Hakkı Kahveci’ye ait olan bu kitabın arka kapağında şu ifadelere yer verilmiş;    “Suzy Liberman, aslında Ortadoğu coğrafyasının Türk milleti elinden çıkmasına sebep olan derin casusluk mesleğinin kitabını yazmış, Polonya doğumlu Yahudi kadın casus. Osmanlı’nın Filistin’i kaybetmesinde başrol oynamış isimlerden ve bu esnada yaptıklarının askeri strateji ve istihbari güvenlik açısından, Atatürk tarafından Türk milleti adına tekerrür etmesin diye 1935 yılında tüm subay ve astsubaylara kitap olarak dağıtılmıştır. Bu olaylar yaşanırken Mustafa Kemal Atatürk, Süveyş Kanal Muharebe’sinde Osmanlı ordusunu komuta ediyordu. İşte mağlubiyeti getiren sonuç belliydi. Nili Yahudi yerel istihbarat örgütü, İngiliz ordusuna Osmanlı ordusunun geri planı hakkında bilgi aktarıyordu. Kudüs bu yüzden kaybedilmişti. Bu tarihsel arka planın tanığı Mustafa Kemal Atatürk, bu kitabı tüm subaylara dağıtılmasıyla kalmamış, Siyonist İsrail devletinin kuruluş sürecinde, 1937 yılında şunları söylemek durumunda kalmıştı: “Şimdi kendimize kafi derecede güvenip ve kudretimizi bildiğimiz için, İslamiyetin mukaddes yerlerinin Musevilerin ve Hristiyanların nüfuzunun altına girmesine mani olacağız. Buraların Avrupa emperyalizminin oyun sahası olmasına müsaade etmeyeceğiz. Biz şimdiye kadar dinsiz ve İslamiyete lakayt olmakla ittiham edildik. Fakat bu ithamlara rağmen peygamberin son arzusunu yani, mukaddes toprakların daima İslam hakimiyetinde kalmasını temin için hemen bugün kanımızı dökmeye hazırız.” ATATÜRK tarafından basılma emri verilen bu kitap, hikaye tadında bir istihbarat kitabı olmasına rağmen, içerisinde stratejik ve saklanan bilgiler içermektedir. Bu kitap Atatürk tarafından kurulan devletin kurumları tarafından 1936 yılında talimatla toplatılarak yasaklanmıştır. “Atatürk’ün Yasaklanan Kitabı” Siyonizmin gelişim sürecine ve devletleşmesine farklı bir bakış getiren, günümüz olaylarıyla bağlantısını kuran, Mescid-i Aksa tatışmalarının güncel olduğu bir dönemde her bakımdan tartışma yaratacak bir kitap.” yazılı.

“DARBELER TARİHİ”

Prof. Dr. Cemil Koçak’a ait bu kitabın arka kapağında; “15 Temmuz darbesi, Türkiye'de darbeler târihini hatırlamamıza bir kez daha vesile oldu. Ülkemizde ordu-politika ilişkisinin ayrıntılı bir şekilde bilinmesi gerektiğini de ortaya çıkardı. Sanılanın aksine; ordunun politikaya müdahalesi, 27 Mayıs 1960 darbesiyle başlamadı. Aksine, Türkiye'de ilk cunta 1946 yılında kuruldu. Bu şu anlama geliyor: 15 Temmuz darbesinin yetmiş yıllık bir geleneği var bu ülkede... Ve bu gelenek yeterince bilinmezse; 15 Temmuz'un analizini yapmak da o denli güçleşir.
Bu kitapta; 1946 yılında kurulan ilk cuntalardan başlayarak; Demokrat Parti'nin iktidâra geldiği 1950 yılında ordunun müdahale ihtimâline; oradan 27 Mayıs 1960 darbesine; ardından Talât Aydemir'in başarısız iki darbe teşebbüsüne; 22 Şubat 1962 ve 21 Mayıs 1963'e; nihâyet 9 Mart ve 12 Mart 1971 darbesine yol alıyorum. Bu darbelerin birbirleriyle olan bağlantısını kurmaya gayret ediyorum. Darbecilerin zihniyet dünyâsını açığa çıkarmayı amaçlıyorum. Darbelerin kendisinden çok onların zihinsel hazırlığı ve ideolojisi önemlidir çünkü... Bu zihniyet dünyâsı ve ideoloji, yeni yeni darbelerin filizlenmesine neden oluyor. Okuyucular; kitabımda sâdece darbelerin târihini değil; aynı zamanda darbeci anlayışın kaynaklarını da bulabilecektir. Bugünü anlamanın yolu, dünden geçmektedir çünkü...” yazılı.

“ŞİZOFREN”

Yazar Wulf Dorn’a ait ‘Şizofren’ adlı kitabın arka kapağında; “Psikiyatr Jan Forstner başarısız bir evlilikten ve işini kaybettikten sonra doğduğu yer olan Kahlenberg'e geri döner. Yirmi üç yıl önce, küçük kardeşi iz bırakmadan ortadan yok olmuş, hemen ardından babası bir araba kazasında ölmüştür. Kardeşinin başına gelenlerle ilgili belirsizlik ve babasının korkunç kaybı Jan'ın ruhsal durumunu belirler ve onu rahat bırakmaz.
Kâbuslarını geride bırakmayı ve tekrar yaşamaya başlamayı istiyordur, ama klinikteki bir hasta intihar edince, Jan kendisini yirmi üç yıldır gizli kalmış korkunç sırrı açığa çıkaracak olan soruşturmanın içinde bulur...” yazılı.

“KALBİN TEMİZSE HİKAYEN MUTLU BİTER”

Yazar Hakan Mengüç’e ait bu kitabın arka kapağında; “Hiçbir karşılaşma tesadüf değildir. Senin şu anda bu satırları okuyor olmanın tesadüf olmaması gibi, benim Afrika’ya araştırma yapmak için gidip orada bir sufiyle karşılaşmam ve ondan öğrendiklerimi bu kitapta derlemiş olmamın da tesadüf olmaması gibi. “Dert insana daima yol gösterir” der sufiler. Önemli olan yolu yürümekten vazgeçmemek. Yolda olan için “umut var” demektir. Kader her an yeniden yazılır çünkü. Kiminle ne zaman karşılaşacağını, neyi ne zaman bulacağını bilemezsin. Bazen istediğin şeyi aramakla bulamazsın ama bulanlar hep arayanlar olmuştur. Mevlana’nın dediği gibi: “Sen yola çık, yol sana görünür.” Yoluma ortaklık eden hocalarımın ilhamıyla karşına çıktığım bu kitapta sıkıntılarından kurtulman, ilişki problemlerini çözmen ve hayata daha olumlu bakabilmen için sufilerin kullandığı pratik yöntemleri kendi deneyim süzgecimden geçirerek sunuyorum. Kitapta yer alan öğretiler bugüne kadar binlerce insana yardımcı oldu, sana da olacağına inanıyorum. Şunu sakın unutma yol arkadaşım, kaç yaşında olursan ol, başından ne geçmiş olursa olsun; kalbin temizse hikâyen mutlu biter.” yazılı.

Bu haber 211 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER HABERLER
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter