22 Eylül 2019 Pazar
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
HABER DETAYI
Kurbanların yakınları Lüleburgaz’daydı!
Çorlu’da 2018 yılında meydana gelen ve 25 kişinin hayatını kaybettiği, 340 kişinin de yaralandığı tren kazası faciası kurbanlarının aileleri Lüleburgaz’da Adalet Nöbeti tuttu. Kazada anne ve babasını kaybeden İsmail Kartal; “Sesimizi gerçekten duyabilecek, güçlü, korkmayan, cesur savcılar, hâkimler hiç mi yok bu ülkede?” dedi.
Lüleburgaz # 11 Haziran 2019 Salı 07:34

Uğurcan KARAOĞLU

Çorlu’da 8 Temmuz 2018 yılında 25 kişinin hayatını kaybettiği, 340 kişinin yaralandığı tren kazası kurbanlarının aileleri, Lüleburgaz’da adalet aradılar.

Pazar günü saat 12.00’da Lüleburgaz Kongre Meydanı’nda toplanan, sosyal medyada Çorlu Tren Katliamı Aileleri’ adı altında örgütlenen aileler, basın açıklamasında bulunup yetkililerden facianın asıl sorumlularının ortaya çıkartılmasını ve yargılanmasını istediler.

Adalet Nöbeti’ne CHP Lüleburgaz İlçe Başkanı Bülent Metin ve partililer, DİSK Emekli-Sen Başkanı Kemal Andoğlu ve üyeler, Vatan Partisi Lüleburgaz İlçe Başkanı Şaban Kızıltan katılım gösterdi.

“SORUŞTURMALAR GERÇEKLERİ İÇERMİYOR”

Basın açıklamasına katılan avukatlar; “Bu kaza ile ilgili soruşturmaların gerçekleri içermemesi ve gerçek sorumluların yargılanmadığı için vefat eden ailelerin yakınları ile adalet nöbetine başladık. Yaklaşık 11 gün Adliye önünde yaptığımız nöbetten sonra bugün Lüleburgaz’dayız. Sesimizi, yaşadıklarımızı halkımıza duyurmaya çalışıyoruz ve bunun için adalet nöbeti tutuyoruz. Çünkü ülkemizde maalesef sorumluların devlet kadrolarından olduğunu düşünüyoruz. Bugün buradayız, ailelerimiz burada, avukatlar burada, parti temsilcilerimiz burada, sendikalar burada, hepsine geldikleri için teşekkür ediyorum” dedi.

“BİZLERİ BİRKEZ DAHA TOPRAĞIN ALTINA GÖMDÜ”

Anne ve babasını tren kazasında kaybeden İsmail Kartal da facianın ardından yaşadıkları süreci anlattı.

Kartal; “Maalesef ne Ulaştırma Bakanı, ne de Devlet Demiryolları’nın o dönem Genel Müdürü olan İsa Apaydın hiç bizlere dönüp bakmadılar bile. Bizleri çok yaralayan belki de buydu. Akabinde bir araya gelmiş olan bilirkişiler, savcılar, hâkimlerin almış olduğu kararlar bizleri bir kez daha toprağın altına gömdü. Yakınlarımızın acısını dahi yaşayamadan bu şekilde vermiş oldukları kararlar bizi o kadar yaralıyor ki artık adalet saraylarında ya da bu binaların içlerinden düzgün kararlar çıkmayacağını anladığımızda iş işten çoktan geçmişti maalesef. Çünkü savcının vermiş olduğu takipsizlik kararı, konuşmaya gerek yoktur deyişi ne demek, siyasiler, bürokratlar ve TCDD’nin hiçbir sorumluluğu yokmuş gibi, bunlar tamamen dava dışına çıkarılmaya çalışılıyor” ifadelerini kullandı.

“MÜTHİŞ VAZİYETTE ORGANİZE OLMUŞLAR”

Kartal, konuşmasının devamında; “Dosyada şu an ismi geçen 4 kişi var. 25 tane can gitmiş, 340 kişi yaralı ve bunların çoğu bakıma muhtaç, uzuvları kopmuş, sakat kalmış, organlarının diğerleri yok ama savcılık, Ulaştırma Bakanımızın, devletimizin ve TCDD’nin bu işle bir ilgisi yoktur diyor. Sonuç, işte yağmur yağdı ve kaza oldu. Peki, yağmur yağdı, kaza oldu diyerek bu kadar işin aciziyeti sadece TCDD’den 4 kişiye mi yıkmak amacınız? Burada müthiş vaziyette organize olduklarını görüyoruz.” dedi.

“HALA O EVE GİREMİYORUM”

Kartal, kazada kaybettiği anne ve babasını bulmak için yaşadıklarını da şöyle anlattı; “Ben İsmail Kartal olarak bu tren katliamında anne ve babamı kaybettim. Kız kardeşim burada, psikolojik tedavi görüyor ama artık bunu teşhir edeceğim başka alternatifimiz kalmadı. Annemin bacağı kopuktu, acaba onun bacağı mıdır diyerek sağda solda bacak arıyoruz. Babamı zaten sabaha karşı trenin altından çıkardıklarında anca morga girebildi. Bizi ‘Yaşlı bir adam geldi bir bakın babanız mı?’ diyerek çağırdılar. Yaklaşık 10 dakika orada yatan cesede baktım ben. Neden? O benim babam mı? diye. Tanınmayacak halde. O trenin altından tanınmayacak halde insanlar çıkartıldı. Döndüm arkamı, bu benim babam değil deyip gittim. Sonradan dediler ki başka kimse kalmadı lütfen bir daha bakın. Değil diyorum hala. ‘O zaman kıyafetlerinden tanıyabilir misiniz?’ diye sordu yetkili arkadaşın bir tanesi. Onlardan çıkartabilirim dediğimde o çok severek aldığımız masmavi ayakkabısı vardı, onlardan tanıyabildim. Bizler böyle acılar yaşadık, tarifi imkânsız, hala o eve giremiyorum, bayramlarda aklıma geliyorlar, doğru düzgün bayram yapamıyoruz. Bunlar benim yaşadıklarım, ya evlatlarını kaybedenler!”.

“GERÇEK SORUMLULAR ARAMIZDA”

Kartal, konuşmasının devamında; “Bu kadar duyarsız, bu kadar ilgisiz bir toplum haline geldik. Artık canımıza tak etti. Çorlu Tren Katliamının sadece 25 candan ve 350 tane yaralıdan ibaret olmadığını, kendi kişisel çabalarımızla, avukatlarımızla, gazeteci arkadaşlarımızla ve yazmış oldukları makalelerle aslında organize bir suç haline geldiğini görüyoruz. Buraya Avrupa Birliği’nden hibe edilen paralar, yolun yenilenmesi ve bakımı yapılması için şirketlere açılan ihaleler, bunların hepsinin birer sorumlusu var ve bu sorumlular şu anda sokaklarda rahatlıkla ellerini kollarını sallaya sallaya geziyorlar. Aileleri ile birlikte, çocukları ile birlikte gönül rahatlığı ile evlerinde keyiflerini sürüyorlar. Biz yakınlarını kaybetmiş canlarını toprağın altına gömmüş aileler de adalet arıyoruz. Soruyorum buradan, sesimizi gerçekten duyabilecek, güçlü, korkmayan, cesur savcılar, hâkimler hiç mi yok bu ülkede? Bir daha böyle aileler üzülmesin, yas tutmasın, böyle insanların kolları bacakları vücutları kopmasın. Bizler artık bundan dolayı meydanlara çıkıyoruz sizler için. Bizleri yapmış olduğumuz Adalet Nöbetinde yalnız bırakmayın. Bu adaletsizliği teşhir etmeliyiz ki asıl suçlular yargılansın, bu kişiler cezalarını çeksin”  

Konuşmaların ardından Adalet Nöbeti saat 14:00’te son buldu.

 

Bu haber 739 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER HABERLER
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter