20 Nisan 2019 Cumartesi
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
HABER DETAYI
49 yıllık ‘Ömür’
“Ustamın kırdığı yumurta kabuklarını saydım”
Lüleburgaz # 11 Şubat 2019 Pazartesi 09:04

Lüleburgaz’ın uzun ömürlü işletmelerinden biri olan tulumbasıyla ünlü Ömür Pastanesi’nin sahibi 71 yaşındaki Ali Aktürk, ustalarının bile sır gibi sakladığı tulumba tarifini nasıl öğrendiğini anlattı. Aktürk, bulaşıkçılıktan garsonluğa, oradan da ustalığa uzanan hikayesini Görünüm okurlarıyla paylaştı.

Uğurcan KARAOĞLU

Lüleburgaz’da tulumba deyince akla ilk gelen mekanlardan biri olan Ömür Pastanesi’nin sahibi Ali Aktürk, kendisi ve mesleği hakkında bilgiler verdi.

Ömür Pastanesi’ni 1970’lerin başında kuran Aktürk, askerden geldikten sonra dükkânının ‘uzun ömürlü’ olmasını istediği için adını Ömür koyduğunu belirtti.

“ 2 YAŞIMDA LÜLEBURGAZA GELDİM”

Aktürk, Lüleburgaz’a 2 yaşında geldiğini söyleyerek; “Ben 1948 yılının Mart ayında Emirali Köyünde dünyaya gelmişim. Ailem de ben 2 yaşımdayken Lüleburgaz’a gelmişler. İlkokulu Emrullah Efendi ve Atatürk İlkokulu’nda okudum. 12 yaşıma geldiğimde de babam beni meslek öğreneyim diye bir pastacının yanına verdi. O zamanların en iyi ustaları Hacı Hüseyin, Hilmi Bahtiyar ve Sami Aydın idi. O zamanlar İş Bankası’nın önündeki adada idi dükkanımız, orda çalışırdım. Bulaşıkçıydım sonra garson oldum, oradan da imalathaneye verdiler beni. İmalathanede çalıştım usta oldum, 1968’de askere gittim.” dedi.

“DÜN BANA NE ÖĞRETTİLERSE ÜSTÜNE KOYUYORUM”

Aktürk, 1968 yılında askere gitmeden 2 ay önce evlendiğini ve askerliğini Tuzla Piyade Okulu’nda tamamladığını söyledi.

Askerden geldikten sonra 1 yıl Ankara Pastanesi’nde çalıştıktan sonra dükkân açma hayalini gerçekleştirerek 1970’lerin başında Ömür Pastanesi’ni açtığını söyleyen Aktürk; “Ustalarımın bana öğrettiği mesleği devam ettiriyorum. Onların hakkını ödeyemem, Allah gani gani rahmet eylesin. Dün bana ne öğrettilerse, ben de üstüne koyup bugüne kadar en güzelini ve iyisini yapmaya gayret ediyorum” dedi.

“USTAMIN KIRDIĞI YUMURTA KABUKLARINI SAYDIM”

Aktürk, tulumba yapmayı nasıl öğrendiğini ise şöyle anlattı; “Eskiden ustalarımız tulumba yaparken bize bile içine ne koyduklarını pek söylemezlerdi. Bir gün ustam bir yere gidince ben de hemen kırdığı yumurtaların kabuklarını saydım ve ne olduğunu anladım. 2. gün ustama dedim ki “Şimdiden sonra ben yapayım tulumbaları”. Ustam da “Yap bakalım” dedi.  İlk gün yaptığımda tulumbalar hafif yamuk olmuşlardı, beğenmedi ama şaşırdı da. 2. gün dedim ki “Bir daha yapayım” o da “Yap” dedi. Yaptıktan sonra bana; “Şimdiden sonra tulumba ustası sensin” dedi. Bizim yaptığımız tulumbaya Rumeli Tulumbası derler. Bulgaristan, Makedonya yani Balkanlarda yapılan tulumbadır bizimkiler. İçine asla katkı maddesi koymayız, zaten tadının sırrı budur” dedi.

ÜNİVERSİTE MEZUNU TULUMBA USTASI!

Aktürk, son yıllarda bu tarz eski mesleklerde çırak ve kalfa bulmakta zorlanıldığını söyleyerek; “Eski meslekler yavaş yavaş kayboluyor. Çırak ve kalfa bulmakta zorlanıyoruz. Oğlum Harun 1994 yılında İstanbul Üniversitesi’ni bitirdikten sonra benimle birlikte çalışmaya başladı. Artık tulumbaları Harun yapıyor. O işleri ona devrettim. Benden sonra bu mesleği o devam ettirecek. Zaten 25 yıldır yanımda, hemen hemen bu işin her şeyini öğrendi” dedi.

“SAAT 13.00’DAN ÖNCE TULUMBA YOK”

Aktürk, Lüleburgazlılara da kendilerine gösterdikleri ilgi nedeniyle teşekkür ederek; “Dükkânımızda vatandaşlarımız gelip kahvaltılarını da yapabilirler. Tereyağı, bal, peynir ve zeytinin yanına günlük süt de veriyoruz, çay da. Saat 13.00’dan öncede tulumbamız yok. Saat 13.00’da sıcak tulumbalarımız gelmiş oluyor. Halkımıza bize gösterdikleri ilgiden dolayı teşekkür ederiz. Amacımız daha sağlıklı ürünler çıkarmak. Allah bütün müşterilerimizden de razı olsun” diye konuştu.

Bu haber 4697 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER HABERLER
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter