14 Aralık 2018 Cuma
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 5°C
Kapalı
HABER DETAYI
ALPULLU 1997 YILINDAN BERİ SİT ALANI!
Lüleburgaz # 10 Mart 2018 Cumartesi 07:41

Çınar TÜRKMEN

Şeker fabrikalarının özelleştirilmesi tartışmaları sürerken Alpullu Şeker Fabrikası'nın 1997 yılından beri Doğal Tarihi ve Kentsel SİT Alanı olduğu hiç gündeme gelmedi.

Alpullu Şeker Fabrikası sahasının SİT alanı olduğu göz önüne alındığında satışa çıkarılması planlanan diğer 13 şeker fabrikasından farkı gerçek anlamda ortaya çıkıyor.

Alpullu Şeker Fabrikası’nın yeniden faaliyete geçmesi için büyük uğraşlar verenlerden Hakan Dedeoğlu, konu ile ilgili değerlendirmede bulunarak şeker fabrikalarında gelinen son aşamaya üreticinin küstürülmesinin ön ayak olduğunu, hedeflenen 200 bin ton pancar üretiminin süreci çözeceğini söyledi.

Demokrasi Platformu olarak yıllardır süren çabanın temelinde pancarın ekilmesi, işlenmesi, yenmesi aşaması ve sonuç itibariyle fabrikanın kesinlikle satılmaması olduğunu belirten Dedeoğlu; “Bu satış ve özelleştirme öncesi çiftçinin pancar ekmekten bezdirilmesi ve kota süreci var. Bu aşamaya kota zorlaması ile gelindiğini de göz ardı etmemeliyiz.” ifadelerini kullandı.

“200 BİN TON PANCAR ÇÖZER”

Dedeoğlu şöyle konuştu; “Örneğin bu yıl hedeflenen 200 bin tonluk pancar üretimi zarar sürecini çözecektir. Bu tamamen üretimle-ekimle ilgili bir konudur. Geçenlerde genel müdürlük yetkililerinin bölgede bilgilendirme yaptıklarını öğrendim ve çok önemsedim. Keşke daha önceki yıllarda da bu ve benzeri toplantılar yapılsaydı”

“RAHATLATICI BİR AÇIKLAMA GEREKİR”

Yetkililerin bu noktada üreticiyi rahatlatacak açıklamalar yapmaları gerektiğini belirten Dedeoğlu; “Bu son aşamanın en önemli noktası, üreticinin gelişmelerle ilgili olumsuzluk içinde bırakılmasıdır etkileşimleridir. Bu noktada yetkililer üreticiyi rahatlatmak zorundadırlar. Başta AKP milletvekili, il başkanı ve ilçe başkanının rahatlatıcı bir açıklama yapmaları gerekmektedir. Bu konuda kimsenin sorumluluktan kaçmaması gerekiyor” dedi.

Dedeoğlu, fabrikalara uzun yıllardır yatırım yapılmadığını da hatırlatarak; “Bu fabrikalar kurulurken genel müdürlük nezdinde en baştan zarar eden-etmeyen hepsi birlikte değerlendirilmiştir. Bundan böyle de fabrikalara uzun yıllardır yatırım yapılmamıştır. Dolayısıyla uygun eksiklikler temelinde yatırımlar yapılmalı ve kaliteli, doğal şeker üretimi devam etmelidir” diye konuştu.

“EVİNİZE NBŞ’Lİ ÜRÜNLERİ SOKMAYIN”

Dedeoğlu, TEMA Temsilcisi olduğu dönemde Nişasta Bazlı Şeker üreten bir firmaya karşı davalar kazandıklarını hatırlatarak şöyle devam etti; “2004-2006 yıllarında, TEMA Temsilcisi olduğum dönemde ABD menşeli NBŞ üreten bir firmanın İznik gölünün yanında OSB alanı ile ilgili 3-4 dava kazanılmasına karşılık yasa iktidarca değiştirilmiştir. Ancak şuraya dikkat çekmek istiyorum; gerek Cumhurbaşkanımız, gerekse Trakyalı Yiğit Bulut’un 3-4 yıldır Nişasta Bazlı Şeker (NBŞ) konusundaki halka seslenişi bizi onaylar nitelikte olmuştur. ‘Anneler, babalar; çocuklarınızı seviyorsanız kesinlikle evlerinize Nişasta Bazlı Şeker içeren ürünleri sokmayın. Çocuklarınızın geleceklerini karartmayın.’ Buradaki mesele salt Nişasta karşıtlığı değil, modifiye edilmiş, bir takım kimyasal işlemlerden geçirilmiş Nişasta Bazlı Şeker’dir(mısır şurubu). Bu ikisi arasında tabi ki pancar şekeri diyoruz”

ALPULLU 1997 YILINDAN BERİ SİT ALANI!

Alpullu Şeker Fabrikası, 1997 yılında Belediye Başkanı Erdoğan Duygan döneminde Doğal Tarihi ve Kentsel SİT Alanı ilan edildi.

Cumhuriyet döneminin ilk yapılarından olması nedeniyle büyük önem taşıyan Alpullu Şeker Fabrikası’nda Alman ve Macar mimarisi ile inşa edilmiş yapıların günümüze kadar iyi korunduğu ancak fabrika alanı içerisindeki bazı binaların kullanılmamasından dolayı bozulmalar meydana geldiği belirtiliyor.

Kırklareli Kültür Varlıkları Envanteri sitesinde ‘Alpullu Şeker Fabrikası’nın eski işlevini kaybetmesi nedeniyle sahasının halen bakımsız durumda olduğu, gelecekte tescilli yapıların yok olma, alanın satılarak imara açılma riski bulunmakta’ diye belirtiliyor.

Dedeoğlu bu konuda ise; “Bu özelleştirmeyi ‘taşınmaz ve işletme bölümünü ayırıp talepleri görelim’ mantığına getirirsek işin asıl önemli olan boyutunun taşınmaz olduğunu görebiliriz” ifadelerini kullandı.

 

 

 

 

Bu haber 1382 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER HABERLER
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter