20 Kasım 2017 Pazartesi
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 8°C
Kapalı
HABER DETAYI
Alpullu Şeker Trakya İnsanı İçin Çok Özeldir, Özelleştirilemez!
Lüleburgaz # 13 Kasım 2017 Pazartesi 07:30

Geçtiğimiz günlerde, bir arkadaşım, Maliye Bakanı Naci Ağbal’ın şeker fabrikalarındaki geçici işçilerle ilgili soru üzerine, “şeker fabrikaları benim gözümün bebeği ama özelleştirilecek” dediğini söyledi. Kendisine “evet, ben de okudum; insan kendi göz bebeğini bir başkasına verecek ya da kiralayacak değil ya” şeklinde karşılık verdim, “Ben yalnızca bir kişiyim, bir kişiyle ne olur demeyen birisiyim. Ben kişisel olarak mücadelenin sınırlarını zorluyorum. Tabii başka çıkarlar peşinde olanlar da sınırları kendileri açısından zorluyor. Ancak asıl olan halktır. Burada belirleyici olacak da yine halkın tavrıdır. Üstelik bu Alpullu Şeker bize Ata’dan emanet…”

Diğer taraftan şeker fabrikalarıyla ilgili şaka olmaz. Çünkü bu meşakkatli işi çiftçimiz hala yapmaya çalışıyorsa; geçmiş anılarından başlayarak, toprağının verimliliğini, bereketini, hayvanının ve daha da önemlisi ülkesinin geleceğini düşündüğü içindir. Mesela ülkemizde nişasta bazlı şeker (NBŞ) kotası %15 civarında. Ulus ötesi şirketlere kalsa bu kota daha da artırılır. İktidar ve muhalefet bu konuda uzlaşı içerisinde kotayı artırmadı. Bu önemli bir karar oldu insanımız için. Şimdi gelelim özelleştirme konusuna...

Sektörel olarak bakıldığında bazı branşlarda özelleştirmeler konuşulabilir, hatta değerlendirilebilir. Ancak şeker oldukça hassas bir konu, değişik bir içerik ve yapıya sahip. Sayın bakanın daha önceki açıklamasında söylediği gibi “40 kere“ düşünmek gerekir! Yaptım, oldu anlayışı ülke insanımızın geçmişinde olmadığı gibi, mevcut iktidarın geleceğinde de olmamalıdır.

Uzun süredir pancardaki kota sorununu aşmamız sonrası ve de NBŞ’ye dair net bir tavır ortaya çıkmışken tekrar özelleştirmeden bahsetmek doğru olmadı. 4 yıl aradan sonra gerek fabrika olanakları ve gerekse üretici köylümüzün pancar ekimi, sonrasındaki olumsuzlukları çözmüş olması ayrıca bu konuda mücadele vermesi ve kazanması sanıyorum bazı çevreleri rahatsız etti. Ancak NBŞ’nin kesinlikle bir seçenek olamayacağını Pankobirlik Dergi’nin son sayısına bu konuda açıklama yapan uzmanların görüşleri gösteriyor.

ABD’de sağlığa olumsuz etkileri nedeniyle nişasta bazlı şeker (NBŞ) üretimi durma noktasına geldi, birçok AB üyesi ülke tarafından yasaklandı. NBŞ’nin üretim kotası ABD’de yüzde 10’dan yüzde 2’ye düşürülürken Fransa, Hollanda, İngiltere’de tamamen durduruldu. Türkiye’de ise NBŞ’nin üretim kotası yüzde 10’un üzerinde. Uzmanlar ülkemizdeki NBŞ üretim ve tüketiminin toplum sağlığını olumsuz etkilediğini ayrıca Türk tarımına da çok büyük bir darbe vurduğunu söylüyorlar.

 

Mesela kalp cerrahı Prof. Dr. Bingür Sönmez nişasta bazlı şekerlerin bir musibet olduğunu belirterek, “şeker pancarından yapılan şekeri öpüp başımıza koymalıyız” diyor.

 

Prof. Dr. İlber Ortaylı da şöyle diyor: “Bence mısır şurubu kullananlar hiç hoş iş yapmıyorlar. Allah’tan korkmaları lazım. Bunu sırf kazanç için yapmaları çok kötü bir şey. Kesinlikle nişasta bazlı şekerlere karşı kampanya açılmalı.”

 

Prof. Dr. Canan Karatay ise nişastadan elde edilen şekerin en büyük zehir olduğunu vurgulayarak “bu zehri lütfen ülkemize sokmayalım” diyor ve nişasta bazlı şekerlerin, pancar şekerlerine göre kalp krizi, felç, kanser, Alzheimer ve şeker hastalığının oluşmasında 10 kat daha fazla etkili olduğunu belirtiyor.

 

Bakın Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yiğit Bulut ne diyor bu konuda: “NBŞ lobileri bütün dünya genelinde çok güçlü. Amerika’da FDA (Amerikan Gıda ve İlaç dairesi) dahil birçok kurumu baskı altına alıyorlar, Ülkelerde daha fazlasına kalkışabiliyorlar! Aileler, çocuklarınızın NBŞ’li ürünleri tüketmelerine mutlaka engel olmalı.”

 

Son ve çok önemli olarak, Şeker-İş Sendikası Genel Başkanı İsa Gök de ciddi bir noktaya dikkat çekiyor: “Ürünlere ‘sağlığa zararlıdır’ ibaresi konulmalı. Bu koşullar sadece ürünün ulaştığı son birim olan tüketiciye satılan gıda ürünleri için değil, restoran, hastane ve büyük yiyecek içecek tedarikçilerine satılan ürünler için de geçerlidir. Bu yönergeye göre ürünün içindeki malzemeler genetik yapısı değiştirilmiş gıda ürünleri, ambalaj gazları, tatlandırıcılar, aspardam, kinin, kafein, meyan kökü, phytosterol, için etikette özel bir ibare gerekmektedir.”

 

Tüm bu açıklamalar bir noktaya işaret ediyor. NBŞ’nin karşısında dimdik duran, hem sağlık hem de ekonomik açıdan çok kıymetli pancar şekerimize sahip çıkmaya devam etmeliyiz. 15 Eylül günü tekrar açılan fabrikamızın işçisinden memuruna kısa sürede ve her konuda gösterdiği adaptasyon sonrasındaki başarı sanıyorum birilerini rahatsız etti. Ancak doğrular karşısında hiçbir güç dayanamaz. Pancar şekeri doğrudur, çiftçimiz dürüsttür. Bundan ötesi teferruattır.

 

 

Geleceğine Sahip Çık!

 

 

 

Bu haber 837 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER HABERLER
3 ay önce kurduğu tesiste ilk ürünü aldı!
18.11.2017 09:25
Nazike Yörükoğlu vefat etti!
18.11.2017 09:20
Eski benzinlik tedirgin ediyor!
18.11.2017 09:19
CHP'de aday tanıtım toplantısı!
18.11.2017 09:27
Kepir hem kızlarda hem erkeklerde şampiyon!
18.11.2017 09:26
Sokollu alarm veriyor!
18.11.2017 09:23
Oflu Hoca’ya veda yemeği!
18.11.2017 07:29
Küçük yazarlardan 7 kitap!
Lüleburgaz’da Dünya Çocuk Kitapları Haftası’nda düzenlenen etkinlikle yaşları 7-10 arasında değişen 7 çocuk kendi kitaplarını yazdı
18.11.2017 07:34
Evrensekiz’in kamyonu geldi!
18.11.2017 09:25
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter