01 Ağustos 2010 Pazar | Sık Kullanılanlara Ekle | Anasayfam Yap  
Anasayfa
Lüleburgaz
Kırklareli
Tekirdağ
Edirne
Spor
Haber Arşiv
İletişim
Künye
‘Sağlığımı servet yaptım’
LÜSİAD tarafından düzenlenen ‘Bir Başarı Öyküsü’ konulu seminerde konuşan Bursa’nın en büyük kalıp sanayicilerinden iş adamı Fahrettin Gülener, meslekleri küçümsememek gerektiğini belirterek, kendisi için en kutsal mesleğin nalbantlık olduğunu söyledi…
Herkesin elindeki olanakların kıymetini bilmesini isteyen Gülener, “İş adamı olarak katma değeri yüksek işler yapmalıyız. Hayata ve işlere geniş bakmak zorundayız” diye konuştu.
Haber Yayın Tarihi : 11 Mar 2010

Ertan BAYER
Lüleburgaz Sanayici ve İşadamları Derneği (LÜSİAD) tarafından düzenlenen ‘Bir Başarı Öyküsü’ konulu seminerde konuşan Bursa’nın en büyük kalıp sanayicilerinden iş adamı Fahrettin Gülener, meslekleri küçümsememek gerektiğini belirterek, kendisi için en kutsal mesleğin nalbantlık olduğunu söyledi. Herkesin elindeki olanakların kıymetini bilmesini isteyen Gülener, “İş adamı olarak katma değeri yüksek işler yapmalıyız. Hayata ve işlere geniş bakmak zorundayız” diye konuştu.
LÜSİAD tarafından düzenlenen ‘Bir Başarı Öyküsü’ isimli eğitim semineri Lüleburgaz Ezgi Resort Otel Toplantı Salonu’nda yapıldı. Seminere İlçe Milli Eğitim Müdürü Hayrettin İnce, Lüleburgaz Endüstri Meslek Lisesi Müdürü Murat Celasun, LÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Armağan Ayyıldız ile birlikte Oda Başkanları ve LÜSİAD Üyeleri katıldı.
Toplantının açılış konuşmasını Dr. Armağan Ayyıldız yaptı. LÜİSAD’ın Ekim ayının sonlarında Bursa Sanayici ve İşadamları Derneği’ne bir gezi yaptığı belirten Ayyıldız, “LÜSİAD olarak üyelerimize üretimin yerini göstermek istedik. Bunun içinde Bursa’yı seçtik. Bursa’nın en büyük kalıp sanayicilerinden İşadamı Fahrettin Gülener ile tanıştık. Kendisi ile o zaman yaptığımız görüşmenin ardından diyaloglarımız bitmedi. Kendisini başarı öyküsünü dinlemek için Lüleburgaz’a davet ettik. Bugün de Endüstri Meslek Lisesi’nden 350 öğrenciye Prof. Dr. Necdet Tekin Gençlik Merkezi’nde güzel bir seminer düzenledik. Burada iş adamımız Fahrettin Gülener, başarı öyküsünü bu çocuklarla paylaştı” dedi.
Fahrettin Gülener, Kosova Gilan doğumlu olduğunu belirterek başladığı konuşmasında şöyle dedi:
“1955 yılında 5 yaşında iken Türkiye’ye geldik. Babam sobacı Fahri Usta. Hayatım böyle başladı. Yıllar geçti. Kalıp Sanayi’nin önde gelen kişilerinden biri oldum. Sizlerle tanıştım. Trakya’ya gelmem Lüleburgaz’a gelmem benim için çok önemli. Bu başarıyı yakalarken benim hayatımda itaat çok önemliydi. Ustama itaat ederdim. Ustaya itaat kişiler için, ülkeler için çok önemlidir. Beraberinde başarıyı getirir. Türk Ulusu’nun da gelenek ve göreneklerinde vardır. Ne var ki Türk Ulusu’na zarar vermek isteyenler her zaman bu itaat özelliği üzerine saldırmışlar. Bireysel özgürlük adı altında bunu yok etmek istemişler, son yıllarda da bu itaat konusunda ülkemizde ciddi bir aşınma görüyoruz.”
Kendisinin en büyük servetinin sağlığı olduğunu belirten Gülener, şöyle devam etti;
“Dostum gücümü, düşmanım önemimi gösterir. Hayatta en büyük sermaye çevre ve dostluklardır. Milattan 2 bin yıl önce Seneka denen bir adam yaşamış. Bu adamı kimse tanımaz. Ancak bir sözü var. ‘Kardeşimi tanrı yarattı. Dostlarımı ben buldum’. Bu sözle herkes onu tanıyor. Ben de bu söze uyarak 2 milyon 583 bin nüfuslu Bursa’da dostlarımı arttırarak bu başarıya ulaştım. Bugün Lüleburgaz’a geldim. Şimdi sizinle iletişim kurdum. İçime bir sancı düştü. Artık bundan sonra iletişimim devam edecek. Sizler Bursa’ya geldiniz. Öğrencilerimizin de gelip görmesi lazım. Üretimi hissetmesi lazım. Ben şimdi düşünüyorum. Bu Lüleburgaz’a neden yatırım yapılmıyor? Ben ne yapabilirim. Bizler iş adamları olarak katma değeri yüksek işler yapmalıyız. Hayata ve işlere geniş bakmak zorundayız. Ben hayatımı geliştirirken biraz da Alman atasözlerinden örnek aldım. ‘Az ümit et çok çalış’, ‘Kendine yardım etmeyene Allah’ta yardım etmez’ . Arkadaşlar biz işadamı olarak meslekleri küçümsememiz lazım. Benim için kutsal meslek nalbantlıktır. Şimdi diyeceksiniz ki Nalbantlık niye? Kutsal meslek olur mu? Nalbantlık içinde bir çok özelliği gerektiren meslektir. Mıh’ın doğru ateşte ve nalı doğru ateşte hazırlamak lazım. Nalı doğru yere çakmak için hayvanı doğru tanımak lazım. Bir de psikolog olmak lazım. Hem atın sahibini ikna etmek için hem de ata nalı çakmak için. Nitekim, Jokey Kulübü önemini arttırınca nalbantlık mesleği Türkiye’de çok önemli oldu. Türkiye’de aradılar bulamadılar. Çünkü nalbant kalmamıştı. Bunun üzerine okul açtılar. Şu an Nalbantlık Meslek Yüksek Okulu kuruldu. Nalbantlık mesleğinde diğer mesleklerin de olması gerektiği için kendileri devlet yöneticisi gibidir. Nalbantlar için bir mıh çok önemlidir. Böyle bir atasözü vardı. Bir mıh bir nal, bir nal bir at, bir at bir kumandan, bir kumandan bir ordu kurtarır. Ben kendimi bu ülke için bir mıh olarak görüyorum. Böyle görmemiz lazım. Kendi çocuğumuza iş bulduğumuz zaman, başka çocukların sorumluluğunu da üzerimizde hissetmemiz lazım. Korumacılık yaparken çocuklarımızın hayatını karartmamak onların hazırcı hale getirmemek lazım.”.
{no-comments}
HABERE YORUM YAZ