Haber Yayın Tarihi : 8 Feb 2010
Dünyanın ekonomik kriz içinde olduğu bugün herkes tarafından kabul ediliyor. Global dünyamızda bu krizden etkilenen ülkemizde fabrikalar kapanıyor, işçiler çıkarılıyor veya ayakta zor duran fabrikaların işçileri 12 saat çalışarak yaşam mücadelesi vermektedir… Geçen gün bir işçi kardeşimle tesadüfen bir yerde sohbet ettim: —Nerede çalışıyorsun? —Fabrikada çalışıyordum, geçen - gün benim ile birlikte 60 işçi kardeşimizin işine son verildi. Ağbi durumumuz hiç iyi değil… — Nerelisin? — Ağbi ben Kırklareli’nden geldim. Tekstil fabrikasında epeydir çalışıyordum. Ama kriz bizi çok zor durumda bıraktı. Çocuklarım okula gidiyor. Evimiz kira… Elektrik, su telefon, yiyecek, içecek, kışlık yakacak gibi ihtiyaçlarımızı bundan sonra nasıl karşılayacağımı kestiremiyorum. Her yere başvurdum… İş yok… İş yok! İnan ağbi çıldıracağım… Uyku uyuyamıyorum… Bu durumda olan yüzlerce işçi kardeşim var… Hepsi sefilleri oynuyor… 12 saat durmadan çalıştık. Bir saat işe giderken, bir saat işten gelirken zamanlarını toplarsak 14 saat günlük zaman harcamamız oldu… Geri kalan 10 saatimizi inanın uykuyla geçiriyoruz. Televizyon seyrederken yorgunluktan uyuya kalıyoruz. Çoluk çocuğumuzu doğru dürüst göremiyoruz. Hani sosyal hayatımız? Izdıraplar içerisindeydik… 12 saat çalışırken hani işçi hakları, hani kanunlar? Bizleri kimse insan yerine koymuyor… Köpek gibi çalıştırıyorlar, buna karşılık zorla para veriyorlar. Hey ülkeyi idare edenler! Hey kodamanlar! Hani verdiğiniz sözler? İktidara gelirken böyle mi söz verdiniz halkımıza? Herkes iyi geçinecekti… Zorluk, cefa olmayacaktı… Askeri ücreti kaldıracaktınız? İnsan gibi bizleri yaşatacaktınız? Hani nerede sigortacılar, müfettişler? Çalışma koşullarını sorgulasanız ya! ** ŞEHİR KULÜBÜMÜZ Geçen Pazar günü seçimleri yapıldı Şehir Kulübü’müzün… Yeni yönetimi tebrik ediyorum. Başkanlığa eski Lüleburgaz Lisesi Müdürlerinden Sayın Emin Özdilek getirilmiş. Zaten bu görevi yıllarca yapmış ve şehir kulübünün tekrar tarihi günlerine dönmesine vesile olmuş Lüleburgaz’ın ender insanlarından biridir… Hüsamettin Atbakan; Hüseyin Geyik; Orhan Esen; Necati Açıkgöz… Hepsi de Lüleburgazspor’da yıllarca yöneticilik yapmış, bu uğurda gerek zamanını, gerekse parasını harcamaktan esirgemeyen ağabeylerimizdir. Lüleburgaz’ın eğitiminde, imarında, şehircilik anlayışında belgelere imza atmış, sorumluluk almış güzide insanlarımızdır. Gerçek Lüleburgaz’lılardır. Sözüne, diline, özüne güvenilir ve uzun zamandır Şehir Kulübü’nün yükünü sırtlarında taşımışlardır… Sayın Ercan Doğanoğlu eski bankacı ve en önemlisi Lüleburgazspor kurulmadan önce Yeşilova’da beraber futbol oynamış gençlik arkadaşımdır. Kendinden emin, bu işi bilen, tecrübeli ve “Şehir Kulübü’nün nesi olması gerekir?” sorusuna en güzel bir cevaptır bu yönetim kurulu… Ben eski Şehir Kulübü’nü arıyorum… O kalabalık, seviyesi yüksek, içeri girdiğimde insanı ürperten, terbiye sınırları içinde insanı tutan, samimi, candan Lüleburgaz’ın tüm sorunlarının konuşulduğu, seviyeli tartışmaların olduğu şehir kulübünü arıyorum. Ama ben bu yönetim kurulunun eskiyi yakalayacağına eminim. Yönetim kurulundaki ağabeylerimi, kardeşlerimi, arkadaşlarımı ve içinde bulunan tüm üyeleri seviyorum. Hepsinin erişilmesi imkansız olan birer hayat hikayeleri var. Orada bir tarih oturuyor… O tarihin sahibi olduğu kişilere sahip çıkalım… En önemlisi ise; Onlara saygı duyalım… |