20 Kasım 2008 Perşembe | Sık Kullanılanlara Ekle | Anasayfam Yap  
Anasayfa
Lüleburgaz
Kırklareli
Tekirdağ
Edirne
Spor
Haber Arşiv
İletişim
Künye
TRAKAB'ta geri sayım
Trakya'nın geleceğini belirleyecek TRAKAB planlama çalışmalarının artık son aşamasına gelindi
Çevre Düzeni Planı 29 Eylül’de kesin olarak Çevre ve Orman Bakanlığı’na teslim edilecek
TEMA Lüleburgaz Gönüllü Temsilcisi Hakan Dedeoğlu, “Ergene Eşgüdüm“ protokolüyle başlayan çalışmaların bugün İMP planı anlayışıyla sürdürülmek istenmesine karşı olduklarını yineledi
Haber Yayın Tarihi : 6 Sep 2008

Ercan BİTTİ
Trakya'nın geleceğini belirleyecek TRAKAB planlama çalışmalarının artık son aşamasına gelindi. Çevre Düzeni Planı 29 Eylül’de kesin olarak Çevre ve Orman Bakanlığı’na teslim edilecek. Bakanlık ve İMP yetkilileri, 3 il, 26 ilçe, 53 belde ve 705 köyü kapsayan çalışmaları ile Trakya'da bundan sonra her konuda her adımın planlı atılacağını savunurken, bölgedeki çevreciler ve çok sayıdaki sivil toplum örgütleri ise bunu bugüne kadar devamlı olarak eleştirdi.
Trakya Alt Bölgesi Ergene Havzası Çevre Düzeni Planı Kırklareli ve Tekirdağ'ın ardından Edirne'deki DSİ XI. Bölge Müdürlüğü Toplantı Salonu’nda tartışmaya açıldıktan sonra sıra artık son rötuş ve beklemeye kaldı. TEMA Lüleburgaz Gönüllü Temsilcisi Hakan Dedeoğlu, 1999 yılında Trakya Üniversitesi ile Çevre Bakanlığı arasında “Ergene Eşgüdüm“ protokolüyle başlayan çalışmaların 13 Temmuz 2004 günü Bakan Osman Pepe tarafından resmen imzalanmasına karşın bugün İMP planı anlayışıyla sürdürülmek istenmesine karşı olduklarını yineledi. Ancak, Bakanlık ve İMP yetkililerinin verdikleri bilgilere göre, Trakya'nın geleceğini belirleyecek planla bundan sonra Trakya’da her konuda, her adım planlı atılacak. Bu planlarda atık toplama noktalarından, Tarımsal Organize Sanayi noktalarına, yer altı sularından yeni yapılaşmanın nasıl olacağına, çevre kirliliğinden insanların iş ve eğitim alanlarına kadar her bilgi bu planlarda yer alacak. Böylece Trakya’daki olumsuzlukların önlenmesi dizginlenecek. Yolların ve tren hatlarının geçeceği alanlar bu projede işlenecek, insanların ne kadar yerleşeceği de bu planlarda yer alacak.
Özellikle Trakya’da nüfus sınırı bile 2 milyon 300 bin olarak bu planlarda öneri olarak yer alacak. Bu planlamayla, tarım alanları kesinlikle korunacak, yeni sanayi kurulmasına zorunlu olmadıkça izin verilmeyecek, çevrenin kirletilmesi önlenecek, gelişigüzel yapılaşmaya set çekilecek.
TEMA Lüleburgaz Gönüllü Temsilcisi Hakan Dedeoğlu ise Trakya Üniversitesi'nin hazırladığı Ergene Havzası Çevre Düzeni Planına mutlaka uyulması, yerel halkın menfaalerinin gözetilmesinin gerektiğini savundu. Bölgede görev yapan yöneticilerin 2-3 yılda bir değişmesinden dolayı yaşanan bilgi eksikliğinin önemli sorunlar yarattığını kaydeden Dedeoğlu, şöyle dedi:
"1999 yılında T.Ü. ile Çevre Bakanlığı arasında 'Ergene Eşgüdüm' protokolüyle başlayan çalışmalar 13 Temmuz 2004 günü Osman Pepe tarafından resmen imzalanmasına karşın bugün İMP planı anlayışıyla sürdürülmek istenmesine karşıyız. Trakya da Tekirdağ, Kırklareli ve Edirne illerimiz özellikle çevre konusunda içine düştükleri olumsuzluklardan yani kirliliklerden en kısa sürede proje üretip kurtulamazsa ilk önce doğasını sonucunda kendisini yok edecektir. Şu anda Çorlu -Çerkezköy-Muratlı-Lüleburgaz “şeytan” dörtgeni diye tanımladığımız alanda, 1500 civarında fabrika konuşlanmıştır ve her gün yeraltından çektikleri ortalama 5 milyon m3 suyu geri dönüşümü olmaksızın kullanmaktadırlar. Bu konuda proje üretilmelidir. Yıllardır İstanbul için deprem sorunu tartışılıyor. Ve en önemli yanı da sonucunda nüfus yoğunluğuyla ilgili olarak artacak olan can kaybıdır. İMP planlamasının sonunda Trakya yönünde öngörülen göç hareketi bölge insanımızı da olumsuz yönde etkileyecektir. Trakya'da yapılmak istenen planlama sonucunda nüfus, 2025 yılında 2 milyon dörtyüzbin olarak öngörülmekte, ancak bugün bu sayıya ulaşıldığını düşünüyoruz Sonuç olarak; sebebi ne olursa olsun İMP ifade ettiği tarihte bu planı bitirmek istemekte, dolayısıyla kimin ne dediği önemli değil? Onlara göre bölgede ortaya çıkan sorunların kağıt üzerinde çözülmesi yeterli."
Istrancalar'da talana son verilmeli
Dedeoğlu ayrıca Kuzeybatı Trakya ekosisteminin tüm zenginliği ile daha fazla zarar verilmeden korunması gerettiğini söyledi. Dedeoğlu, şöyle dedi:
"İstanbul’u yönetenlerin Istranca suları için daha önce yaptıkları büyük hataları tekrarlamamaları, müteahhitlere gereksiz iş çıkarmaktan öte bir faydası olmayacak Istranca Suları’nın -olmayan kalanını- İstanbul’a getirme boş hayalinden vazgeçmeleri gerekmektedir. Aksi halde bizi yönetenler ve İSKİ her gün haberlerde yer alan ve kötü sonucu insana kadar ulaşan doğa katliamlarına bir yenisini ekleyecektir.
Kuzeybatı Trakya ekosistemi tüm zenginliği ile, daha fazla zarar verilmeden korunmalıdır. "

Bu haberde yorum bulunmamaktadır.
Yorum yazmak için tıklayınız.
HABERE YORUM YAZ