|
|
|
 |
|
Kırklareli İl Sağlık Müdürlüğü’nce “Ağızdan Sıvı Tedavisi Haftası” dolayısıyla yapılan açıklamada ishallerin gelişmemiş ülkelerde en sık ölüm nedenleri arasında bulunduğu belirtilerek, 24 saatten fazla süren ishallerde en yakın sağlık merkezine başvurulması gerektiği bildirildi |
Haber Yayın Tarihi : 7 Jul 2008
HABER MERKEZİ Kırklareli İl Sağlık Müdürlüğü’nce “Ağızdan Sıvı Tedavisi Haftası” dolayısıyla yapılan açıklamada ishallerin gelişmemiş ülkelerde en sık ölüm nedenleri arasında bulunduğu belirtilerek, 24 saatten fazla süren ishallerde en yakın sağlık merkezine başvurulması gerektiği bildirildi. Kırklareli İl Sağlık Müdürlüğü AÇSAP Şube Müdürü Dr. Demet Aydoğdu’nun hafta dolayısıyla hazırladığı bildiri şöyle: “Klinik olarak; 24 saat içinde normal şeklini kaybetmiş 3 veya daha fazla sayıda dışkılama ishal olarak tanımlanır. Tıbbi anlamda ishal, dışkı miktarının günde 200 gramın üstünde ve içeriğindeki su oranının % 80’den fazla olmasıdır. Süresine göre tanımlama yapmak gerekirse iki haftayı aşmayan ishaller akut, daha fazla sürenler ise kronik ishaldir. İshal ile bağlantılı olarak farklı klinik tablolar ayırt edilebilir: Bunlardan bir tanesi gastroenterit olup bulantı, kusma, ishal ve karın ağrısı gibi yakınmalarla seyreden mide ve ince barsağın birlikte tutulduğu klinik tablodur. Diğeri ise genellikle bulantı ve kusmanın eşlik etmediği, ateş, karın ağrısı ve ishal gibi yakınmalarla seyreden ince ve kalın barsakların birlikte tutulduğu klinik tablo olan enterekolittir. Dizanteri sendromu; kramp biçiminde karın ağrısı, kanlı-mukuslu-tenezmli sık ve az miktarda dışkalamayla seyreden klinik tablodur. Tüm dünyada ölüm nedenlerine bakıldığında ishaller ikinci sırada yer alırken gelişmemiş ülkelerde en sık ölüm nedenleri arasındadır. Asya, Afrika ve Latin Amerika’da her yıl 4.600.000-6.000.000 çocuğun ölümüne yol açmaktadır. İshal en ağır biçimde çocuk ve yaşlıları etkiler ve ülkemizde 1-5 yaş arasındaki çocuk ölüm nedenleri arasında ikinci sıradadır. Bunda yeterli sıvı desteğinin yapılmaması ve araya giren, ishal tablosunun ağırlaşmasına neden olan diğer enfeksiyonlar etkendir. Hijyen kurallarına dikkat edilmeyen ve zaten dengeli-yeterli beslenme eksikliği mevcut bireylerde ishalin ortaya çıkması klinik durumun ağır seyretmesine, hastanın güçten düşmesine ve dolayısı ile beslenme yetersizliğinin belirginleşmesine yol açar. Bu döngüyü kırmak için beslenmeye özen gösterilmeli, temiz içme ve kullanma suyu sağlanmalı, ağızdan yeterli miktarda sıvı alımına dikkat edilmelidir. Sayılan önlemler ile birçok vaka evde tedavi edilip izlenebilir, ancak sıvı kaybının belirgin olduğu ve ağızdan yeterli sıvı desteği alamayan hastaların hastaneye yatırılması gerekebilir. Yoksulluk, kalabalık ve sağlıksız evlerde yaşama, kanalizasyon sorununun çözülememiş olması, temiz suya ulaşmada yaşanan güçlükler, gıda yetersizliği ve gıdaların sağlıksız olması v.b. olumsuzluklar ishalin nedenlerinden sayılabilir. Kişinin yaşına bağlı olarak ishale neden olan parazit ya da bakterinin etkinliği değişir. Bazı etmenler çocuklarda bazıları da yetişkinlerde etkili olmaktadır. Kişisel hijyenin yeterli olmaması da ishal oluşumunu etkiler. Barsak enfeksiyonu etkenlerinin hemen hemen tamamı ağız yolu ile alınır ve etkenlerin sayısına orantılı olarak enfeksiyon olup olmayacağı ve şiddeti belirlenir. Bulaşma çoğunlukla dışkı- ağız yolu iledir. Suların temiz olması ve şebeke dağıtım sisteminin yeterli olması yayılımı büyük oranda azaltır. İshal etkenleri genellikle midenin asitli ortamında yok olur ve barsaklara ulaşamadıkları için ishale neden olamazlar. Ancak mide asit ortamını azaltan anti-asitlerin kullanımı bu etmenlere duyarlılığı arttırır. Barsak hareketliliği ishal oluşumunu etkileyen bir faktördür; normal hareketlilik barsakta bakterilerin birikmesini engelleyerek ishal oluşumunu engeller. Barsaklarda normal şartlarda bulunan ve “Barsak florası” olarak adlandırılan bakteriler insan vücudunda herhangi bir hastalığa neden olmamaktadır. Ancak antibiyotik kullanımı sonucu barsak florasında azalma olması diğer patojen yani ishal yapıcı bakterilerin çoğalmasına neden olur ve hastalık ortaya çıkar. Barsağın kendine ait savunma sistemlerini bozan hastalıklarda ishal oluşumu kaçınılmazdır. Deri yolu ile bulaşan parazitler hariç çoğu enfeksiyoz ishaller etkenlerin ağız yoluyla alınması sonucu edinilir. Dışkı-ağız yoluyla bulaşma su, gıda veya kişiden kişiye dokunma yoluyla olmaktadır. Yayılım şekli her etmende farklılıklar göstermektedir. Akut ishale yol açan bir çok enfeksiyöz ve enfeksiyöz olmayan etmenler vardır. Bununla birlikte akut ishal olgularının çoğundan enfeksiyöz etkenler sorumludurlar. Bakteriler, virüsler, mantar ve parazitler ishale neden olabilmektedir. Besinlerde bulunan bakteri toksinlerinin alınmasıyla oluşan gastroenteritlerde kuluçka süresi kısa (1-6 saat, 6-24 saat), dışkı ile bulaşık suların içilmesi veya bu sular ile yıkanmış gıdaların iyi pişirilmeden yenilmesi ile dışkı-ağız yoluyla bulaşan gastroenteritlerde ise ortalama 3 gündür. Dışkı sayısının çok sayıda (günde 10dan fazla) olması akla kalın bağırsak tutulumunu getirmelidir. İshale eşlik eden karın ağrısının özellikleri klinik olarak önemli ipuçları verebilir. Karın ağrısı tutulumu mideden aşağı inildikçe ve barsak yayılımı varlığında artmaktadır. Bazı ishal tiplerinde bu ağrı göbek çevresinde veya sağ alt tarafta ve aralıklı olarak gelip kramp tarzında olurken, bazı tiplerde yine karın alt tarafında devamlı tenezmle birlikte olabilir. Bol sulu ishallerde ateş sık görülmezken bakterilerin oluşturduğu çoğu ishallerde ateş görülebilir. İshalle birlikte vücut su kaybına uğramaktadır. Özellikle bu durum çocuklarda çok tehlikeli sonuçlara varabilmektedir. Tedavide ilk yapılması gereken bu kaybın yerine konmasıdır. Yaygın olan “ishalde su-sıvı almayarak ishalin azalacağı kanısı”nın aksine yaşamsal fonksiyonların devamını sağlamak için kişiye kaybettiği sıvı ve kaybedilen sıvı ile birlikte atılan çeşitli minerallerin de verilmesi gereklidir. Bu amaçla ORS (Oral Rehidratasyon Sıvıları) kullanılmakta ve sağlık ocakları, AÇSAP Merkezlerinden ücretsiz olarak temin edilebilmektedir. Antibiyotik kullanımı hastaların %10’unda işe yarar iken çoğu vakada gereksiz, hatta florayı bozacağı için kontrendikedir. En iyi tedavi doktor tarafından hastanın durumunun değerlendirilmesi ile tespit edilen ihtiyaçlarına yönelik planlanacaktır. Ülkemizde enfeksiyonlar ishallere yol açan nedenlerin başında gelir. Evlerin akarsu, uygun tuvalet drenajı gibi hijyenik koşullardan yoksun olması, yemeklerin hazırlanışında temizlik kurallarına dikkat edilmemesi, çocuğa bakan kişilerin kişisel hijyen bilgisinden yoksun oluşu enfeksiyöz ishallerin oluşmasını kolaylaştıran risk faktörleridir. Diğer bir risk faktörü, dengesiz beslenmedir. Dengesiz beslenmeye en sık diyette karbonhidrat fazlalığı olarak rastlanır. Genellikle ilk yaşta unlular veya fazla sulandırılmış, nişasta ve şeker ilave edilmiş sütten oluşan beslenme şekli, protein-enerji azlığına yol açtığı gibi barsaklarda fermantasyonu ve sulu dışkılara eğilimi de arttırır. Yanlış beslenme uygulanan çocukların anneleri, genellikle yeterli bilgi alamadıkları için, verilen besinin temizliğine de dikkat etmezler ve bu çocuklarda barsak enfeksiyonları çok görülür. Unutmayınız tuvalete çıkma sayısı her çocukta farklılık gösterebilir. Ancak çocuğunuz her zamankinden daha sık ve sulu kaka yapıyorsa ishal olmuş demektir. 24 saatten fazla süren ishallerde en yakın sağlık merkezine başvurulması gerekmektedir. |
|
Bu haberde yorum bulunmamaktadır. Yorum yazmak için tıklayınız.
|
|
|